YAZARLAR

Öldükten Sonra Dijital Hesaplarımıza Ne Olacak?

Hiç düşündünüz mü, öldükten sonra sosyal medya ve e-posta hesaplarımıza ne olacağını?

Hiç düşündünüz mü, öldükten sonra sosyal medya ve e-posta hesaplarımıza ne olacağını?

İnsanlar ölünce sosyal medya hesapları, ağlama duvarına çevriliyor, yorumlara bakıp üzülen aileleri görüyoruz…

Arkadaşlarınız, fotoğraflarınız ve gelecekle ilgili yazılarınızın altına duygu yüklü yorumlar yapar. Hesabınızın şifresini kimseye vermediyseniz o yorumları yazan kişiden başka silecek kimse yoktur. Aileniz için acılarla dolu bir anı olur…

Gerçekten de çok acı bir durum!

Paylaşımlarınız herkese açıksa ve ölümünüzün bir haber değeri varsa, hesaplarınız haber siteleri tarafından didik didik edilir, ölmeden önce duygusal bir şeyler paylaştıysanız, haber siteleri iki tık fazla almak uğruna, geride kalanları düşünmeden bunları rahatlıkla kullanır.

Keşke öldüğümüzde sosyal medya hesaplarımız da otomatik olarak kapansa diyenler de olabilir.

Doğanın kanunudur: insanlar doğar, büyür ve ölür. Kimisi de doğarken ölür. Bu kural hiç değişmez, dijital uygarlıkların, dijital mezarlıklara dönüşmesi hayal değil!

Son zamanlarda popülaritesini kaybetse de internet geçmişi olan herkesin bir kez bile olsa kullandığını düşündüğüm Facebook ile başlayalım.

Facebook:

Facebook’un ilk çıktığı çağlarda abone olan herkesin e-posta listesindeki kişilere davet gidiyordu, birçok kişi bu şekilde üye oldu. Kimisi şehir efsanesi haline gelen, herkes oraya üye çocukluk arkadaşını bile bulabiliyormuşsun diyerekten üye oldu. (Üye değilse nasıl bulacaksan, o da bunu düşünerek üye oldu zaten.)

Ülkemizde yaşayanların birçoğu da “Recep İvedik” filmindeki “Facebook hep amele kaynıyor” sözünden sonra merak edip üye olmuş olabilir. :)

Kullanıcı hesap varisi tanımladıysa, varis sayesinde hesap kapatılabilir ya da sizin adınıza cenaze etkinliği düzenleyebilir ve hesabınızı anıt hesabına çevirebilir. Tanımlanan hesap varisi, mesajları okuyamaz, yeni kişilere arkadaşlık isteği gönderemez ve mevcut arkadaşlarınızı silemez.

Nedir Bu Anıt Hesap?

Anıtlaştırılmış hesaplar, bir kişi vefat ettikten sonra kişinin arkadaşlarının ve ailesinin bir araya gelip anılarını paylaşmalarını sağlayan bir yerdir.

Anıtlaştırılmış profillerde kişi adının yanında “anısına” ifadesi yer alır.

Örnek: “Kağan Kaya Anısına”

Hesabın gizlilik ayarlarına bağlı olarak, anıtlaştırılmış hesaplarda, vefat eden kişinin arkadaşları, zaman tünelinde anılarını paylaşabilir.

Kişinin ölmeden önce paylaştığı her şey Facebook’ta kalır ve paylaşım hedef kitleniz (Arkadaşlar, Herkese Açık) içerikleri görmeye devam eder.

Anıtlaştırılmış hesaplar önerilen kişiler, tanıyor olabileceğin kişiler, doğum günü hatırlatmaları vs. alanlar da yer almaz. Bu hesaplara hiç kimse giriş yapamaz.

Twitter:

Amerikan kuşu Twitter’ı, Türkçe olarak kısaca özetlemek gerekirse;

Kullanıcıların düşüncelerini 280 karakter ile anlatmaya çalıştığı gönderilere “tweet” denir. Türkçe “cıvıldama” olarak adlandırabiliriz. 2013 yılından bu yana en çok ziyaret edilen ilk 10 web sitesi arasında yer aldı. Birçok kişi tarafından “internetin SMS’i” olarak tanımlanıyor.

Kiminin aşkını ilan ettiği, kiminin yardım talep ettiği, kiminin sesini duyurmak için hashtag açtığı sevimli olduğu kadar da üzücü durumların da yaşanabildiği bir sosyal medya uygulaması. Doğru ya da yanlış bilgilerin hızla yayılmasıyla ünlendi ve vazgeçilmez bir hal aldı.

Bir Twitter kullanıcısının vefatı durumunda, vefat eden kişinin hesabının devre dışı bırakılması için kişinin yasal mirasçısı veya onaylanmış birinci derece aile üyesi ile birlikte hesabın kaldırılmasını talep edebilirsiniz.

“Vefat eden veya aciz bir kişinin hesabının devre dışı bırakılmasını talep etmek istiyorum.” Formu aracılığı ile iletişime geçtikten sonra; vefat eden kişi hakkında bilgiler, kimliğinizin kopyası ve vefat eden kişinin ölüm sertifikası gibi ek ayrıntıları sunmanız için gereken talimatları e-posta ile Twitter yönetimi size gönderiyor. Bilgilerin doğruluğu denetledikten sonra hesabı kalıcı olarak siliyorlar.

Twitter, vefat eden kişinin hesap bilgilerini, yakınlık derecesi ne olursa olsun kimseyle paylaşmıyor. Bu durumu kullanım koşullarında da açıkça belirtiyor…

Google:

Merak ettiğimiz her şeyi çekinmeden sorduğumuz, kötü gün dostu Google’ın ne işe yaradığını bilmeyen yoktur… (Şu an bu kitabı okuyorsanız siz de bir Google kullanıcısısınız.)

Google farklılığını burada da sergiliyor, ilginç olduğu kadar da iyi çalışan bir sistem geliştirmişler.

Inactive Account Manager (Etkin Olmayan Hesap Yöneticisi) diye adlandırılan bir sistem sayesinde hesabınızda oturum açıp açmadığınızı, Google servislerini kullanıp kullanmadığınızı vs. otomatik olarak kontrol ediyor ve hesabınıza belirli bir süre erişim sağlanmazsa, daha önce belirlediğiniz e-posta adreslerine sizin adınıza e-posta gönderiliyor. Böylelikle süreç başlıyor.

Zaten Gmail’e kayıt olurken yedek e-posta adresi istiyor, hesabın çalınmasına vs. karşı durumlar da kullanmak için. Burada girilen e-posta adresi size aitse hesabın erişimine rahatlıkla sahip olabilir ve isterseniz hesabı kalıcı olarak silebilirsiniz.

Apple:

Isırılmış elma her şeyde olduğu gibi burada da farklı bir yol izliyor.

Apple, kullanıcılarının ölmesi durumunda dahi gizliliğe önem verdiğini iddia ediyor ve bilgileri kimseyle paylaşmıyor. Herhangi bir Apple kullanıcısı öldüğünde, hesabı da onunla birlikte ölüyor. Bu durum belgeleriniz, müzikleriniz, videolarınız, fotoğraflarınız, filmleriniz ve daha birçok şeyin yok olması anlamına geliyor. Mahkeme kararı ile Apple’dan kullanıcı hesabını talep etmek mümkün fakat Apple’ın ne gibi isteklerde bulunacağı bilinmiyor…

Çevrimiçi bazı kaynaklarda “itunesstoresupport@apple.com” e-posta adresine başvuru yaparak alınabildiği iddia edilmekte.

Apple bilgileri paylaşmasa dahi, ben silindiğine kesinlikle inanmıyorum. Veri madenciliğinde kullanıldığını düşünmekteyim.

Microsoft:

Windows işletim sistemi ve Hotmail e-posta sistemlerinin sahibi…

Microsoft da tıpkı Google gibi kapsamlı bir erişim ve aktarım politikası oluşturmuş.

“Microsoft Next of Kin Process” süreci kapsamında sizden: ölüm sertifikası, başvuru yapan kişinin pasaportu, yakınlık derecesinin kanıtı vs. belgeler istiyor. Daha sonra sizden ek belgeler de istiyorlar. Kişi listesi, en son e-posta gönderdiği adresler vs.

Bu belgeleri gönderseniz bile talebinizi reddedebiliyorlar. Hayal kırıklığına uğrayan birçok kişi var. Ölen kişi, Windows da oturum açmayı Hotmail’e bağladıysa bilgisayarı da kilitlenebiliyor…

___

twitter.com/trkagankaya

instagram.com/kagankayatr

facebook.com/trkagankaya

 

Yorumlar