GÜNDEM

Nihal Bengisu Karaca: İmam Hatip’ler 'sahte şeyh' ve 'sapkın din tüccarlarına' karşı panzehirdir

Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca, Erol Mütercimler'in İmam Hatip'lilere karşı hakaret dolu sözleri için ‘sahte şeyh’ ‘sapkın din tüccarı’ ‘Mürşid kılıklı soytarı’ gibi konularda İmam Hatip’lerin panzehir görevi gördüğünü söyledi.

Nihal Bengisu Karaca: İmam Hatip’ler 'sahte şeyh' ve 'sapkın din tüccarlarına' karşı panzehirdir

Haliç Üniversitesi Öğretim Üyesi Erol Mütercimler, katıldığı TV programında gündemdeki çocuk istismarı konusu tartışılırken İmam Hatip liselerine yönelik çirkin ithamlarda bulunuş, "İmam hatiplerden mezun olanlar karşımıza sahtekar, cinsi sapık olarak çıkıyor" ifadelerini kullanmıştı. Habertürk gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca, dünkü köşesinde Mütercimler'i eleştirirken, İmam Hatip’ler 'sahte şeyh' ve 'sapkın din tüccarlarına' karşı panzehir olduğunu söyledi:

Çünkü bu okullarda yetişenler ‘Allah korkusu’ mefhumundan ‘kul hakkı’ kavramından bihaber olmaz. Çünkü bu okullarda okuyanlar itikatta Maturidi olduğumuzu bilen öğrenciler yetiştirir. Maturidilik demek ‘özgür irade’ demektir.

Çünkü bu okullarda yetişen insanlar İslam’ın en ayırıcı konu başlıklarından biri olan ‘şirk’ konusunda az çok bilgi sahibidir. İslam’dan önce ‘şirk’ kavramını bu kadar mesele eden başka bir din yoktur ve Kur’an, putperestlik üzerinden aslında Allah’a varmak için aracı olduğu iddiasıyla ortaya çıkan ‘elimi öpün, ayağımın suyunu için, cennete girin’ci zevata savaş açar. İmam Hatip’li bu serencamı bilir, dolayısıyla şeyh kılıklı soytarılara elinde tuzlukla koşturmaz. Çünkü bu okullarda yetişen insanlar ‘bakın ben hadisleri ezberden okuyorum, demek ki mübarek biriyim, o yüzden dediklerimi yapın” diyene aklını / kalbini kaptırmaz,. ‘Sahih mi o hadis?’ diye sorar, ‘râvi zinciri’ nedir, ‘sîka ravi’ kimdir bilir.

Çünkü bu okullarda yetişenler Allah’ın adını anarak edindiği meşruiyeti Allah’ın hükümlerini geçersiz kılmak için kullananları ayırt edebilir. Çünkü en başta o hükümler nelerdir, dinin şeriatı hangi kalemlerden oluşmaktadır, onu bilir.

Çünkü bu okullarda yetişenler herkesin ‘dindar’ olabileceğini kabul eder, ama herkesin ‘din’ hakkında ahkam kesemeyeceğini bilir. Dini ‘inanılan şey’ olarak kabul eden ortalama ilkokul çocuğu aklının ötesinde bir perspektife sahiptir, din üzerine konuşup yazmanın aynı zamanda bir sistematik, bir disiplin gerektirdiğinin farkındadır.

Yazının tamamı için tıklayınız

Yorumlar