RÖPORTAJ

'Türkçeyi Unutturmamak En Önemli Görevimiz!'

Frankfurt Başkonsolosu Ufuk Ekici Frankfurt'ta kültürün sanatın izlerini yakından takip ediyor, Türkçeyi, Türkiye'yi unutturmamak için girişimlerde bulunuyor.

'Türkçeyi Unutturmamak En Önemli Görevimiz!'
GAZETECİLER.COM - ÖZEL RÖPORTAJ
SAYIM ÇINAR sayimc@superonline.com

Frankfurt Başkonsolosu Ufuk Ekici ile Sayım Çınar tempolu, detaylı ve eğlenceli bir söyleşi gerçekleştirdi. Ekici Frankfurt'ta kültürün sanatın izlerini yakından takip ediyor, Türkçeyi, Türkiye'yi unutturmamak için girişimlerde bulunuyor. Uzaklardaki yakınlardan bu sese kulak verelim.

Genç bir konsolossunuz. Türkiye adına sevindirici böyle genç isimlerin bizleri temsil ediyor olması. Daha önce Viyana, şimdi de Frankfurt'ta beraberiz. Frankfurt'taki Türkleri konuşalım.

50 – 60 yıldır burada Türkler. Dördüncü nesil yetişmekte. Çeşitli alanlarda istekleri beklentileri var. Her neslin birbirinden farkı ihtiyaçları var, vatandaşlık bağıyla ülkemize bağlı oldukları için devletimizden beklentilerini gerçekleştiriyoruz. Mali anlamda sıkıntıda olanlar var, desteklemeye çalışıyoruz onları. Vatandaşlığını değiştirenler de kültürel sosyal olarak bağlarını devam ettiriyorlar bizlerle. Konsolosluk işlerinden, eğitime, kültüre çok kapsamlı işlerimiz.

Son seçimlerde buradaydınız. Huzurlu bir seçim olmuş. Sıralama nasıldı?

AKP birinci, CHP ikinci, HDP üçüncü, MHP de aynı şekilde benzer oy oranına sahipti.

Buradaki Türklerle görüştüğümde Türkiye'yi unutmadıklarını, hala vatanları olarak gördüklerini görüyorum. Bu yakınlaşmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bağları hiç kopmamış haklısınız. Burada olduğu gibi Türkiye'deki siyaseti, kültür hayatını takip ediyorlar, sık sık gidip geliyorlar, tatillerini geçiriyorlar. Son nesiller Türkiye'den daha kopuk, anne babaları burada doğmuş, bağ da zayıflıyor. Bu üzücü bir gelişme ama bir yandan da bağlarını korumaya çalışanların varlığı çok önemli. Türkçelerini düzeltmelerini istiyorlar çocuklarının. Biz de destekliyoruz bu durumu, eğitim veriyoruz, okullarda yabancı dil olarak okutulmasını istiyoruz. Genç nesillerin bağlarını güçlendirmeye çalışıyoruz.

Kültürel faaliyetler de yapıyorsunuz. 15 yıldır devam Türk filmleri festivali var. bu etkinliğin devam etmesi çok önemli.

Film festivali bir ana etkinlik haline gelmiş Frankfurt'ta. Biz de başkonsolosluk olarak destekliyoruz. Frankfurt tiyatro festivali de var, Türkçe konuşan tiyatro. Düzenleyen tiyatro Frankfurt isimli Türklerden oluşan bir ekipti. Geçen yıl birincisi gerçekleşti, bu yıl da ikincisi olacak Mayıs ayında. Türkçe konuşuluyor, hem yetişkin hem çocuk oyunları oynanıyor.

Temel sorunlar nelerdir?

Askerlik, askerlik erteleme işlemleri, pasaport işlemleri, evlenme boşanma işlemleri. Alman mahkemesinde boşanma kararı alınca Türkiye'de tanıtmaları gerekiyor. Çocukların durumları var.

"TÜRK KÖKENLİ YAZARLARIN TERCİHİ ALMANCA"

Almanya'da yaşayan Türklerin edebiyata, yazmaya ilgisi çok değil. Hala Türkçe yazan bir Türkümüz yok Almanya'dan.

Küçüklüğümden hatırlıyorum, acı konulu gurbet konulu kitapları vardı. Burada Türk kökenli yazarların tercihi Almanca oluyor. Kendi dillerinde yazmıyorlar.

Yaşayan Türkler bir yandan da çok şanslı. Rahat hareket edebiliyorlar. bir yandan da uçurum var, bazıları çok entegre kültüre, bazılarıysa çok uzakta.

Kendi mesleğinde ilerlemek isteyen irade varsa, imkanları zorluyor, okula gidiyor, Almanca öğreniyor, kurslara katılıyor. Bazıları da aldığım para bana yeter diyor, herhangi bir çabaya girmiyor. Yine de yıllar içinde ister istemez günlük dili öğreniyorlar. Yine de doktora da gitseniz, bakkala da gitseniz Türkçe bilen birilerini görebiliyorlar.

"BURADA CELEBRITY DÜŞKÜNLÜĞÜ ÇOK YOK"

Türkiye'nin ünlüleri buraya geliyor, konserler veriyorlar, imzalar veriyorlar. Türkiye'deki ilgiyi görmüyorlar doğal olarak. Celebrity anlayışı daha farklı.

Burada daha farklı bir durum var tabii. Celebrity düşkünlüğü çok yok burada. Tanınmış sanatçılar geldiğinde ilgi görüyorlar, saygı gösteriyorlar tabii.

Rafet El Roman burada yaşıyor.

Evet.

Türkiye gazetelerinin bazıları da burada var.

Sabah, Hürriyet, Zaman, Türkiye artık yok zannediyorum, Sözcü. Giderek azalıyor okuyucu sayısı. İnternet çok etkiledi. Vatandaşımız okuyor, belki istediğimiz ölçüde değil, ama okuyor.

Frankfurt'ta camilerin durumu nasıl?

Diyanete bağlı, Milli Görüş'e bağlı, derneklere bağlı çeşitli camiler var. Yalnızca dini anlamda hizmet vermiyorlar, çocuklara yönelik kurslar, takviye dersler de var.

Haftasonları nasıl geçiyor, gezgin mi Türkler?

Almanya dışına çıkanlar var, seyahati seviyoruz. Akraba ziyaretleri yapılıyor sık sık.

Söyleşi ve imzalar yapıyor musunuz?

Kitap fuarı bağlamında yapıyoruz. Geçen yıl Ahmet Ümit buradaydı. Türkiye edebiyatı büyük ilgi çekiyor.

Sizin favori isimleriniz kimlerdir?

Doğrusu daha çok Almanca okuyorum. Ahmet Ümit'in kitabını okudum son. Almanya tarihi ile ilgili araştırmalar yapıyorum, okumalar yapıyorum.

Polisiye kültürü çok gelişmiş bölgede. Türün çok iyi örnekleri çıkıyor.

Evet gelişkin bir kültür var polisiye konusunda. Mario Levi seviliyor burada bu arada, çevirileri beğeniliyor.

Türkiye'deki siyasetçiler Frankfurt'a geldiklerinde sizleri de ziyaret ediyor. Neler konuşuluyor genelde?

Etkin bir konsolosluğuz. Sorunlarımızı iletiyoruz, genel bilgilendirme yapıyoruz. Belli aralıklarla başkonsolos toplantıları yapıyoruz.

Görev dönemizden geriye nasıl hatıralar kalacak?

Genç neslin Türkiye'yle Türkçeyle bağını çok önemsiyorum, bu konuda önemli işler yaptık. Etkinlikleri çoğalttık. 14 Eylül'de Türkçe Almanca çift dilli anaokul açıyoruz. Bu konsept başarılı olursa sayısı artacak, komşu illerde de örneklerini göreceğiz. Türklerle kaynaşıp Türkçe öğrenecekler okuldakiler. Başvurular da iyi gidiyor. Karma evlilikler var sonuçta.

Yabancı düşmanlığı ne noktada?

Azaldı ama ırkçılık devam ediyor. Belki binanın yakılmasıyla görmüyoruz bu durumu ama camilere derneklere yazı yazmalar, saldırılar yaşanıyor.

Önyargıları kırmak için edebiyattan, sanattan beslenmek gerektiğini düşünüyorum.

Almanlar ve Türkler çok iç içe geçmiş durumda. Başka bir örnek olduğunu da düşünmüyorum. Her alanda bir etkileşim var.

Doğan Hızlan geçen gün köşesinde bir gurbet hikayesini anlatıyordu. Türkiyeli yazarların Almanya'ya bakması, gelmesi, imza vermesi çok önemli.

Çok haklısınız. Doğan Bey kitap fuarına sık sık gelip gider, gözlemlerini de aktarır. Söylediğiniz gibi Almanya'yla, soydaşlarımızın olduğu ülkelerle daha içli dışlı olması gerektiğini düşünüyorum sanatçılarımızın.