MEDYA KÖŞESİ

Süleyman Özışık'tan Yılmaz Özdil'e: Yıllardır yalan yazdığını tek yazıda itiraf ettin brovo!

Türkiye yazarı Süleyman Özışık, Sözcü yazarı Yılmaz Özdil'i topa tuttu. Özışık, "Bir yazar oturup geçmişte yazdığı tüm yazıları bir kalemde nasıl tekzip eder diye merak ediyorsanız, alıp bu yazıyı okuyun derim" dedi ve o satırları köşesinde paylaştı.

Süleyman Özışık'tan Yılmaz Özdil'e: Yıllardır yalan yazdığını tek yazıda itiraf ettin brovo!

Yılmaz Özdil'in  kaleme aldığı yazısında kriz örneklerini 1974 yılından itibaren verdiğine dikkat çeken yazar, bu yazı ile kendisini rezil ettiğini söyledi ve şu ifadeleri kullandı:

Yıllardır yalan yazdığını tek yazıda itiraf ettin, kendi kendini tekzip ederek “asrın yazarı"mız oldun bir çırpıda…
Bravo sana yani!

İTİRAF

Sözcü isimli gazetenin memnun edilemez yazarlarından Yılmaz Özdil'i bilirsiniz. Hani börtü böceği bile eleştiri konusu yapan ama mesele İzmir ve Kordon olunca şiirsel yazılar yazan yazar var ya...
Ondan bahsediyorum işte...
Önceki gün oturmuş, bir yazı yazmış ki inanamazsanız. Yani bir yazar oturup geçmişte yazdığı tüm yazıları bir kalemde nasıl tekzip eder diye merak ediyorsanız, alıp bu yazıyı okuyun derim. Ya da siz hiç zahmet etmeyin, ben buraya taşıyayım o gülünç satırları.
Başlayalım:
"1974'te kriz oldu. Kıbrıs'a çıktık, ambargo yedik, bütçe açığı rekor kırdı, dışarıdan yüksek faizli borçlar alındı" diye başlıyor yazısına...
Devam ediyor:
"1978'de kriz oldu. Refahı arttırıyoruz ayaklarıyla ithalat patlatıldı, k.ç.nda don olmayan sayın köylümüze yedek parçası bile olmayan yabancı marka traktörler aldırıldı. Devletin borcu 1.8 milyar dolardan 10 milyar dolara çıktı, har vurup harman savruldu, dışarıdan alınan borçları ödemek için dışarıdan borç alınmaya başlandı."
Durmuyor, devam ediyor:
"1980'de kriz oldu. Enflasyon yüzde 65'e fırladı, işsizlik yüzde 20'ye yükseldi, geçmiş krizlerden hiç ders alınmadığı için, üretmeden tüketmeye devam edildiği için temel tüketim maddelerinde karaborsa başladı, Türk lirası yüzde 49 devalüe edildi, yetmedi, bi yüzde 33 daha devalüe edildi, yabancı sermayeye kapılar açıldı, bırakınız geçsinler bırakınız yapsınlar politikası benimsendi, dış borç ikiye katlandı, IMF'nin kucağına oturuldu."
Bitmedi, bir örnek daha veriyor:
"1986'da kriz oldu. Milletin parasını harcadılar, millet 'müthiş zenginleşiyoruz' diye sevindi, bütçe açığı yüzde 150 arttı, tarıma ilk darbe vuruldu, dışarıdan daha ucuza alırız denildi, dış borç gene ikiye katlandı."
Sonra bir örnek daha:
"1988'de kriz oldu. 'Bırakınız geçsinler'in neticesinde, sanayiciler bile kendi fabrikalarını kapatıp ithalatçı oldu, dolar 375 liradan 2.150 liraya fırladı, dış borç 49 milyar dolara çıktı, enflasyon yüzde 70'i geçti, stagflasyona girildi, sayın ahalimiz sürüm sürüm sürünürken papatyalar has bahçe partileri düzenliyordu, sayın ahalimiz papatyaları eleştirenlere 'vatan haini' diyordu."
Dur durak bilmiyor, anlatmaya devam ediyor:
"1991'de kriz oldu. Körfez Savaşı patladı, zaten pamuk ipliği durumunda olan Türkiye ekonomisi inceldiği yerden koptu, enflasyon yüzde 70'lerde dolaştı, büyüme hızı yüzde bir'in altına düştü, cari açık yedi misli arttı, dolar ikiye katlandı, 5.000 lirayı geçti."
Ve gelelim en can alıcı kısımlara. Bakın burada ne diyor:
"1994'te kriz oldu. Enflasyon yüzde 120'ye ulaştı, faiz yüzde 400'ü aştı, yarım milyon kişi işinden oldu, dolar 18 bin lira oldu, bankalar battı.
1998‑99'da kriz oldu. Gümrük Birliği'ne girdik uçuyoruz denildi, paramız pul oldu, 10 milyon liralık banknot çıktı, gecelik faiz yüzde 1700 oldu!
2001'de kriz oldu. Cari açık rekor kırdı, dış borç 115 milyar dolara çıktı, bir dolar bir milyon lirayı aştı, gecelik faiz yüzde 7.500 oldu, piyasa allak bullak oldu, batan batana oldu."
Dikkat ederseniz kriz örnekleri verirken 1974 yılını baz alıyor muhteşem yazarımız.
Niye?
Çünkü, hazzetmediği Adnan Menderes döneminde yaşanan bolluk ve bereketi anlatmak işine gelmiyor.
Dürüst ya!
O dönemlere söz söyletmeyecek ya!
El mahkûm 1974 yılından itibaren verecek örnekleri. Yalnız bunları yazarken kendini rezil rüsva ettiğinin farkında değil.
Yahu mübarek!
AK Parti'yi eleştirirken geçmiş yıllardan, geçmişin güzelliğinden örnekler veriyordun hani! "Biz var ya biz. Geçmişte şöyle mükemmeldik, böyle güzeldik, şöyle harikaydık" diyordun?
Bu mu senin ballandıra ballandıra anlattığın harika yıllar?
Bak sen söylüyorsun, "Milletin k.ç.ndaki donu bile aldılar" diye. Bu mu senin şahane Türkiye anlayışın?
Bu ülkenin geçmişte 15 kez battığını örnekler vererek sen anlatıyorsun. AK Parti’nin küle ve köze dönmüş bir ülke teslim aldığını bizzat sen söylüyorsun.
Yıllardır “Ona muhalefet edeyim, buna muhalefet olayım” diye diye kendine bile muhalefet eder oldun bak!
Yıllardır yalan yazdığını tek yazıda itiraf ettin, kendi kendini tekzip ederek “asrın yazarı"mız oldun bir çırpıda…
Bravo sana yani!

ÇOK OKUNANLAR
Yorumlar