MEDYA KÖŞESİ

Sevilay Yılman 'Sinir oluyorum' deyip mesaj atanları uyardı

8 Mart'ın bir kutlama günü olmadığını bir anma ve yas günü olduğunu söyleyen Sevilay Yılman, kendisine mesaj atanları uyardı

Sevilay Yılman 'Sinir oluyorum' deyip mesaj atanları uyardı

"Kapitalizm öyle büyük ve akıllı bir canavar ki… Her önemli günün içini boşaltıp, anlamsızlaştırarak işi ticarete, alışverişe, tüketime devşirdiği gibi böylesi acı ve trajedi yüklü bir günün anlamını da, adını da diğerleri gibi altüst etmeyi başardı." diyen Sevilay Yılman,  8 Mart'ın kadınların sazlı sözlü şarkılı partiler düzenleyip, birbirlerine kocalarının kendilerine o gün hangi hediyeyi, hangi çiçeği aldıklarının şovlarını anlatma gününe dönüştüğünü söyledi.

O gün tanımadığı insanlardan bile sayısız mesaj aldığını söyleyen Yılman,"Aslında bir ara oturup tek tek; “Lütfen bana böyle bir günde bu saçma sapan, içi boş mesajları atmayın! Çünkü bugünün anlamı bildiğinizden bambaşka” deyip anlatayım 8 Mart’ın hakiki anlamını diye düşündüm.Fakat sonra yorucu olacağını görüp, vazgeçtim.En güzelinin bu konuda adam gibi bir yazı yazıp, köşemde yayınlayıp ve onun da linkini; “Kadınlar gününüz kutlu olsun… “ mesajlarıyla şahsımı iyice bunalıma sürükleyenlere göndermek olduğuna kanaat getirdim" dedi.

Lütfen bana 8 Mart’ta o absürt mesajları yollamayın!

1857 yılı Mart ayının ilk günleri… ABD’nin New York kentinde çalışma koşullarını protesto eden işçi kadınlar grev başlatıyor.

Ancak tek istedikleri "daha iyi çalışma koşulları" olan emekçi kadınların bu grev kararı Amerika’da i tüm patronları telaşlandırıyor ve öfkelendiriyor.

Ve 40 bin kadın tarafından başlatılan eylemin dalga dalga yayılıp tüm ülkeye sirayet edeceğinin korkusuyla da polisten grevi bir an evvel sonlandırmasını istiyorlar.

Polis de verilen talimatı yerine getirmek için çeşitli tedbirler almaya başlıyor.

Bunlardan biri de bir dokuma fabrikasında çalışan kadınları fabrikaya kilitlemek oluyor.

Sonradan tüm dünyada “Emekçi Kadınlar Günü” olarak anılmaya başlanan o gün, yani 8 Mart’ta korkunç bir felaket ve trajedi yaşanıyor.

Polisin eylemlerini sonlandırmaları için üzerlerine kapıları kilitlediği kadınlardan 129’u fabrikada hâlâ neden çıktığı bilinmeyen yangından kurtulamayarak can veriyor.

Dünyada büyük yankı uyandırıyor o ölümler…

Emekçi kadınların insanca yaşam ve insani çalışma koşulları mücadelesinde yakılan ateşin ilk kıvılcımı olan o günden tam 53 yıl sonra… 1910 tarihinde… Danimarka’nın Kopenhag kentinde düzenlenen bir kadınlar toplantısında Almanya Sosyal Demokrat Partisi lideri Clara Zetkin 8 Mart 1857 tarihinde çalıştıkları fabrikada çıkan yangında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak anılması önerisini getiriyor ve önerisi oybirliğiyle kabul ediliyor.

İşte böyle bir anlamı vardır 8 Mart’ın değerli okurlarım.

Yani bir kutlama günü değildir 8 Mart… Bir anma, bir yas günüdür esasında…

Ancak kapitalizm öyle büyük ve akıllı bir canavar ki… Her önemli günün içini boşaltıp, anlamsızlaştırarak işi ticarete, alışverişe, tüketime devşirdiği gibi böylesi acı ve trajedi yüklü bir günün anlamını da, adını da diğerleri gibi altüst etmeyi başardı.

Ve Demokrat/Devrimci kadın önder Clara Zetkin ve arkadaşlarının yanarak ölen 129 işçi kadının anısına, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” adını verdikleri o 8 Mart, “Dünyaya kadın olarak gelmişlerin günü!” olarak kutlanmaya başlandı.

Son yıllarda bu güne dair yozlaşma öyle bir düzeye vardı ki artık… 8 Mart kadınların sazlı sözlü şarkılı partiler düzenleyip, birbirlerine kocalarının kendilerine o gün hangi hediyeyi, hangi çiçeği aldıklarının şovlarını anlatma gününe dönüştü.

O yüzden sinir oluyorum ben her 8 Mart’ta.

Hele hele de sabahın köründe başlayan şu çiçekli, böcekli, kalpli emojiler eşliğinde gönderilen telefon mesajlarına…

Ay sonu seçim var diye mi nedir bilmiyorum… Bu sene geçen senelerin 10 katına falan çıktı o absürt mesajlar.

Hiç tanımadığım insanlardan bile kadınlar günü kutlaması mesajı aldım.

Aslında bir ara oturup tek tek; “Lütfen bana böyle bir günde bu saçma sapan, içi boş mesajları atmayın! Çünkü bugünün anlamı bildiğinizden bambaşka” deyip anlatayım 8 Mart’ın hakiki anlamını diye düşündüm.

Fakat sonra yorucu olacağını görüp, vazgeçtim.

En güzelinin bu konuda adam gibi bir yazı yazıp, köşemde yayınlayıp ve onun da linkini; “Kadınlar gününüz kutlu olsun… “ mesajlarıyla şahsımı iyice bunalıma sürükleyenlere göndermek olduğuna kanaat getirdim

Ha evet… Belki çok işe yaramayacak yapacağım bu iş… Tamamının, herkesin bir dahaki 8 Mart’ta en azından bu günün sıradan kutlanacak bir gün olmadığını anlamasını sağlayamayacağım…

Ama olsun.

Hiç kimse anlamasa da, 1857 8 Mart’ında… O yangında can veren 129 kadının hatırına, anısına yaşadıkları o korkunç trajediyi dilim döndüğünce anlatmış ve hiç değilse bir kadın yazar olarak bir doğruyu ifa etmiş olacağım.

 

Yorumlar