ANALİZ

Sana ne be Ahmet sana ne?

Ahmet Hakan her geçen gün Hıncal Uluç'laşıyor, herkesin ak dediğine o kara diyor!

Sana ne be Ahmet sana ne?

Sevgili Ahmet (Hakan) giderek Hıncal Uluç’laştığının farkında mısın bilmem…

Nasıl mı?..

Medya genelinin görüşlerinin karşısında durarak…

*

Meselâ…

Medyanın geneli bir şeyden yana mıdır?..

Hıncal Usta hemen karşı çıkar…

Bir süre geçtikten sonra o gün neye karşı çıktığını unutur…

Bu defa cansiparane savunur o gün yerden yere vurduğunu…

Neden?..

O gün de belli ki genel o şeye karşı durmuştur…

*

Sen ise bu huyunu genele değil birkaç kişiye karşı kullanıyorsun sadece…

Nasıl mı?..

Anlatayım Ahmet…

GICIK VE İFRİT OLDUĞU KİŞİLER…

Enes Batur isimli genç adam başardı ya…

Hatta YouTube’daki abone sayısı senin Twitter’daki abone sayından bile fazla ya…

Ve…

Senin “gıcık” ya da “ifrit” olduğun o birkaç kişi o genç adamdan yana duruyor ya…

Sen hemen harekete geçtin...

Ve bugün, Enes Batur’a çakanlardan yana tavır aldın…

*

Bugünkü yazılarından birinde diyorsun ki:

“Gencecik çocuk başarı sağladı diye...

Yaptığı işleri saçma bulamayacak mıyız?

“Bu çocuğun nesini takip ediyorlar, anlamıyorum” diyemeyecek miyiz?

Kıl olma, gıcık kapma, sinir bulma hakkımız olmayacak mı?

Hatta ve hatta... Kıskanıp laf da sokamayacak mıyız?”

KIL OL, GICIK KAP BANA NE?..

Tabii ki yaptığı işleri saçma bulabilirsin Ahmetçiğim; kime ne?..

Elbette:
“Bu çocuğun nesini takip ediyorlar, anlamıyorum” diyeceksin…

Bana ne?..

*

Hatta hatta…

Enes’e Kıl olacak, gıcık kapacak, onu sinir de bulacaksın?..

Bu senin en tabii hakkın…

Ama Ahmet

Bir şeyi yapmayacaksın…

ONLARIN SIRTINI SIVAZLAMA AHMET…

O “çocuğa” (Sen “çocuk” diyorsun ya…) hakaret etmeyeceksin…

O “çocuğu” aşağılamayacaksın

O “çocuğun” emeğini küçümsemeyeceksin

Ve…

O “çocuğa” hakaret edenlerin...

O “çocuğu” aşağılayanların

O “çocuğun” emeğini küçümseyenlerin sırtlarını okşamayacaksın…

*

Ve Ahmet…

Senin:
“Bu çocuğun nesini takip ediyorlar, anlamıyorum” demeye…

Hatta hatta…

Enes’e Kıl olmaya, ondan gıcık kapmaya, onu sinir bulmaya ne kadar hakkın varsa…

Başkalarının da…
O genç adamı takdir etmeye…

O delikanlıya olan hayranlıklarını abartmaya…

O çocuğun yaptığı işleri alkışlamaya hakları var.

*

Bilmem anlatabildim mi Ahmet’çiğim?..

SEVGİLİ AHMET (HAKAN)

Nusret’i övenler, onun pahalı etlerini yiyebilecek kadar ekonomik güç ve yüksek yaşam gustosu olduklarına inananlar olabilir…

*

Bırak kim kimi överse övsün be Ahmet

Sana ne…

*

Sen de her zamanki yaptığını yapmışsın işte…

Karşılarına geçip, kendi gustonu ön plâna çıkararak dönercileri övmüşsün…

ADNAN OKTAR MÜSLÜMANLIĞI VE…

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş nihayet Adnan Oktar’a haddini bildirdi…

İyi de sevgili Başkan; geç kalmadınız mı?..

*

Sevgili Hocam,

Mutlaka siz de tahmin ediyorsunuzdur ancak ben gazeteciler.com okurlarıyla da paylaşmak amacıyla hatırlatayım…

*

Dünya kamuoyuna “hangi tür Müslümanı tercih edersiniz?.. IŞİD Müslümanlığını mı yoksa Adnan Oktar Müslümanlığını mı?” diye sorsanız…

Alacağınız cevap şudur:
“Adnan Oktar Müslümanlığı” cevabını alırsınız…

*

Aynı soruyu Türk Müslümanlarına sorarsanız, cevapların yarısı “IŞİD” diğer yarısı ise “Adnan Oktar” olacaktır…

*

Yani sevgili Hocam…

İslam ulemasının İslamiyet'i getirdiği nokta burasıdır…
Yani…

Ya İŞİD Müslümanlığı…
Ya da Adnan Oktar Müslümanlığı...

NEYMİŞ EFENDİM?..

Eski bir Rus subayı olan Dimitri Trenin, Afrin’de PYD’yi neden desteklemediklerini şöyle açıkladı:

*
Bundan Kürtlerin çıkarması gereken ders şu:Rusların desteğine ihtiyacımız var ve bu sadece Moskova’nın çıkarlarına saygı duymakla olur.”. Bence bu dersi alacaklar, ABD’nin desteğiyle ilgili illüzyonlarından kurtulacaklar.”

*

Umarım Türkiye’yi yönetenler Trenin’in bu açıklamasını başuçlarına asarlar…
Umarım bu açıklamayı her sabah güne başlamadan önce üç kez okurlar…

*

Çünkü…

Trenin demek istiyor ki:

“Rusya’nın dostu olmakta kararlıysanız, bizim her istediğimize ‘evet’ demek zorunda olduğunuzu da kabul edeceksiniz…”



CHP’NİN DUASI BÖYLE Mİ ACABA?..

Muhalefet partilerinin sözcüleri (Tabii ki MHP’yi artık iktidar partisi olarak kabul ediyorum.) diyorlar ki:

“İktidar partisi Afrin’de kazanılacak bir askeri zaferi iç politika kullanacak”…

*

Ya arkadaş…

Zafer kazanılsa ve bundan iktidar partisi yararlansa mı daha iyi?..

Yoksa terör örgütü dirense ve Mehmetçiklerimizi geri püskürtse de iktidar partisi kaybetse mi daha iyi?..

*

Sakın içinizden “İnşallah TSK kaybeder” diye dua ediyor olmayasınız?..


OYSA BİZ ONLARI HAPSE TIKTIK…

Sedat Ergin'in yazısını okuyunca öğrendim.

Üyeleri, Büyükada toplantısı nedeniyle yargılanan Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) hazırladıkları raporda (Üyeleri Türkiye’de tutuklanmadan çok önce) PYD/YPG’nin savaş suçu işlediklerini tespit etmiş.

Yani…

Türkiye’nin PYD/YPG için söylediklerini rapor etmiş…

*

Biz ise bu örgütün işte bu yüce vicdanlı üyelerini hapse attık iyi mi?..

Yorumlar