GÜNDEM

Rasim Ozan Kütahyalı'dan “Bir Başkadır" değerlendirmesi

Yıllarca sinema sektöründe çalışan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı, Adem Metan'ın popüler dizi Bir Başkadır'a ilişkin sorularını yanıtladı: "Dizizye yönelik tüm eleştirilerim bir yana Berkun Oya Türk dizi sektöründe devrim yapmıştır. Dönüm noktasıdır. Taklitleri de gelecektir. Bu da aslını yaratır."

Rasim Ozan Kütahyalı'dan “Bir Başkadır" değerlendirmesi

Gazeteci Adem Metan, Youtube hesabında "Rasim Ozan Kütahyalı Cevaplıyor | Bir Başkadır, Ali Babacan, Siyasetin Gündemi" başlıklı bir video yayınladı.

Daha önce uzun süre boyunca Sinan Çetin ile birlikte film sektöründe çalışan Kütahyalı, videonun ilk bölümünde Netflix'te yayınlanan ve sosyal medyayı kasıp kavuran Berkun Oya imzalı "Bir Başkadır" dizisini değerlendirdi. Berkun Oya'nın Tük televizyon dizileri ve sineması tarihinde bir devrim yaptığını söyleyen Kütahyalı, daha önce de içerisinde toplumun birçok katmanından karakterlerin bulunduğu filmler yapıldığını söyleyerek bunlara örnek verdi. Fakat Bir Başkadır dizisinin, bugüne kadar yapılan ilgili yapımlardan "ilk mainstream (ana akım) popüler yapım" olmasıyla sıyrıldığını ve bu nedenle her yerde konuşulduğunu söyledi. Berkun Oya için "Orhan Pamuk'un Türk edebiyatında yaptığını,
Türk televizyon ve sinemasında yapabilecek bir yola girmiş" diyen Kütahyalı, Oya'nın "kişisel patlamasını" yaptığını söyledi:

"BERKUN OYA DEVRİM YAPMIŞTIR"

"Çıkar çıkmaz patladı. Hemen izledim. Bir Başkadır Türk televizyon dizileri tarihinde bir dönüm noktasıdır, bir devrimdir. Berkun Oya bir devrim yapmıştır. Daha önce olmayan benzersiz ve rakipsiz bir iş yapmıştır.

Eleştirimiz va rmıdır? Vardır. Sorunlar, eksikler vardır. Konuşacağız tek tek. Ama daha önce böyle analiz edilebilecek bir dizi daha önce yoktu.

Türk televizyonlar dizizi ve sinema tarihinde dindar karakter yoktu. Dindar tip vardı. Fakat karakter, dramlarıyla, trajedileriyle, yücelikleriyle, cücelikleriyle, kompleksleriyle, iyilikleriyle, kötülükleriyle o gerilimi yansıtmaya gayret eden ilk yapım."

"LAİK KESİMDEN GELEN KARAKTERLERDE EKSİK VAR"

Dizide "laik" tipleriyle ön plana çıkan karakterde eksiklik olduğunu söyleyen Kütahyalı, mekan seçimlerinin, oyunculukların çok iyi olduğunu söyledi. 

"BİR BAŞKADIR HEM POPÜLER KÜLTÜRÜN BİR ÜRÜNÜ OLDU HEM DE KENDİNİ ENTELEKTÜEL BİR TARTIŞMANIN İÇİNDE BULDU"

Esas başarının teknik konular ve oyunculuklarla ilgili olduğunu söyleyen Kütahyalı, şunları söyledi: "Zaten mainstream olmasının, ana akım olmasının sebebi orada. Bu çok önemli. Hem popüler kültürün bir ürünü oldu. Hem de ne olursa olsun bir entelektüel tartışmanın içinde buldu kendini."

ORHAN PAMUK ÖRNEĞİ

"Orhan Pamuk, 'Kara Kitap' romanıyla Türk edebiyatında post-modern romanı ana akıma getirmiştir. O yol, Orhan Pamuk'a nobelin önünü açmıştır... Berkun Oya bu süreci iyi götürebilirse çok büyük işler yapabilir. En iyi yabancı film oscarına gidebileceğini ben Berkun Oya'da gördüm. Orhan Pamuk'un Türk edebiyatında yaptığını, Türk televizyon ve sinemasında yapabilecek bir yola girmiş durumda."

"LAİK KESİME HAKSIZLIK YAPTIĞI YERLER VAR"

"Dün Ertuğrul Özkök ile de konuştuk. Yayınlanması gereken yıl 2007-2008. O dönemin Türkiye'sini mükemmel anlatıyor... Berkun Oya, benim öğrendiğim kadarıyla daha önce yapmak istemiş bunu. Meryem karakterini geliştirmiş, tiyatro eserlerinde varmış. Ama yapamamış. Bunun ilk bölümünü de kendi parasıyla, kendi imkanıyla yapmış ve Netflix'e göstermiş."

"DİZİDE ESKİ TÜRKİYE PARADİGMASI GÖRÜNÜYOR FAKAT LAİK-DİNDAR KESİMLER ARASINDA DURUMLAR EŞİTLENDİ"

"Türkiye'nin alegorisi olan bu eserde... Ak Parti'nin 18 yıllık iktidarıyla Müslüman burjuva kesim var. Kentleşmiş... O kesim, dizide yok. Burada o eski Türkiye paradigmasıyla dindar Müslümanlar, İslami kesim daha köylü, varoş, fakir fukara görünüyor. Laik kesimse normalin ötesinde ileride gösteriliyor. Halbuki durumlar eşitlendi.

Eskiden Türkiye laik yaşam tarzına sahip Sünni-Türk kimliğin egemen olduğu bir Türkiye vardı... Bu o dönem çıksa ortalığı daha da yıkardı. Şimdi bak! Tartışılıyor ama o dönem çok daha büyük bir tepki alabilirdi laik kesimden. Şimdi o döneme göre Kemalistler daha olgunlaştı. O zaman başörtüsü yasağını savunan bir sürü insan vardı. Şimdi öyle bir şey de kalmadı. CHP'de şimdi böyle bir şey diyen insanlar kovuluyor. Şükür aştı Türkiye bunları. O manada laik kesim biraz buruldu. Tam da bir şey diyemiyorlar. Ama Peri karakterinde bir haksızlık var."

"BERKUN OYA, LAİK KESİM KARAKTERDE BİRAZ KLİŞELERE TESLİM OLMUŞ"

"Orada Berkun Oya, İslami kesimden gelen karakterlere, dah aiyi çalışmış. Yasin, hoca, hocanın kızı. Daha özenli. Ama laik kesimde biraz klişelere teslim olmuş... Bu sosyal sınıfı ben iyi tanıyan bir insanım ve o kesimden böyle bir kadın tipi çok çıkmaz. Yanılgıdır.

Anne baba mühendis-öğretmen vs olacak. Onlar çocuklarını Kadıköy, Beşiktaş Anadolu Liseleri, İzmir Bornova Anadolu, 60. Aadolu... Oradan çıkan çocuk Çapa Tıp, Cerrahpaşa Tıp... O kesimde başörtüsüne yönelik düşmanlık daha çok olabiliyor. Ama Robert Kolej, Amerika'da iyi eğitim alanlarda çok olmuyor...

Türkiye'de 500 üniversitede Sosyal Bilimlerde doktora eğitimi alan insanlarda Yılmaz Özdil kafası göremezsin. Sabancı, Koç, Bilkent, Boğaziçi, hatta ÖDTÜ burada sosyal bilimler doktora almışsa yine Ak Parti muhalifi olur, yine sert olur ama Sözcü çizgisini ırkçı bulur, şık bulmaz. Dizide geçiyor, Peri, 'Çok izlediniz Özdil'i diyor'. Kız da da zaten tam bir içinde var, kafayı takmış ama kendiyle de hesaplaşmaya çalışıyor. Ama öyle bir karakter milyonda bir. Bu abartı ve doğru değil. Mesela Gayrettepe'den bir aile daha gerçekçi olabilirdi. Bir de bizim yalılarda oturanları CHP'li sanıyorlar. Doğru değil. Yalılarda oturanlar eskiden hep sağ partilere oy verirdi. Milliyetçi Cephe hükümetinin en büyük destekçisi bizim yüksek burjuvaziydi. Hepsi Erbakan, Türkeş, Demirel hükümetleri. Soldan korkuyorlardı. Sol gelecek servetimize el koyacak vs... Sola karşı sağı, MHP'yi de desteklemişlerdir."

Kütahyalı, Yılmaz Özdil'i de anarak diziye yönelik eleştirilerini şöyle sürdürdü:

Kütahyalı, dizideki seküler karakterlerden biri olan Sinan ve Kürt karakterler Gülbin ile ablası konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Seküler Gülbin'in çok Türkleşmiş olduğunu, ablası başörtülü Kürt karkaterinse çok zalim resmedildiğini kaydetti:

"KÜRT KARAKTERLERDE ÇATIŞMA ARTIRILMIŞ ve DAHA ÇEKİNGEN DAVRANILMIŞ"

"İkisi de eski Türkiye'nin öteki gördüğü kimliklerdi: Başörtüsü ve Kürtlük. İki ötekiye, çifte kavrulmuş bir karaktere bu kadar zalimlik giydirdiğinde ben bunu problemli görüyorum... Seküler ve muhafazakar Sünni-Türk karakterlerdeki yumuşak geçişler görülüyor. Konu empati kurarak işleniyor. Ama Kürt karakterlerde çatışmayı sertleştirmiş. Türk kamuoyundan, hem Kemalistlerden hem İslamcılardan çekinmiş. Orada dikkatli gitmeye çalışmış. Kürtlerdeki çatışmayı derinleştirmiş..."

Yorumlar