POLEMİK

Oray Eğin: Merkez medyanın Emine Erdoğan'la imtihanı

Oray Eğin, Türkiye'de kadın sorununu çözecek tek ismin Emine Erdoğan olduğunu ancak merkez medyanın kendisine destek vermediğini iddia etti.

Oray Eğin: Merkez medyanın Emine Erdoğan'la imtihanı

Habertürk yazarı Oray Eğin, çok konuşulacak bir yazının altına imza koydu. Türkiye'de ciddi bir kadın sorunu olduğunu ve bu sorunu çözmeye en yakın ismin de Emine Erdoğan olduğunu belirten Oray Eğin "Ancak merkez medya hâlâ başörtülü bir Cumhurbaşkanı eşine alışamadı" dedi.

Oray Eğin "Kadınlar sisteme güvenmiyorsa, sistemin onları koruyup kollayacağının garantisini vermesi gerek. Doğrusu, bu davayı Türkiye’ye sahiplenecek ve kadınlara destek olacak kim olabilir diye düşündüğümde akıma sadece“Birinci Hanımefendi” Emine Erdoğan geliyor. Sadece Emine Erdoğankadınların sahipsiz kalmayacağını garanti ederse belki erkeklerin yıllardır kendi aralarında gizlediği bu karanlık dünyada bir delik oluşur." dedi.

İşte Oray Eğin'in bugünkü yazısından bir bölüm:

Sessizliği delenler
 

HOLLYWOOD’u, yazılı basını, televizyonu, radyoyu, şimdi de siyaseti sarsan taciz skandalları, kelebek etkisi misali ne zaman Türkiye’ye yansıyacak? Harvey Weinstein’la başlayan dalganın bize de sıçrayacağını, dünyadaki örneklerden güç alan birkaç kuvvetli kadının seslerini çıkararak erkek egemen dünyayı yıkacaklarını tahmin ediyordum. Ne de olsa yılın insanı “Sessizliği delenler” değil mi?

Bilginin anında dolaştığı dünyada birkaç hafta çok uzun bir süre. Gün geçtikçe de bizde henüz kimsenin sessizliği delmeye niyeti olmadığından endişe ediyorum.

ABD’de taciz skandalının patlamasının nedeni ifşaatı kuvvetli kadınların yapmasıydı. Hiç kimse onlara “Rol çalmak istiyorlar, gündeme gelmek istiyorlar” gibi laflar edemedi. Dahası, iddialar ciddiye alındı ve önemli sonuçları oldu. Kevin Spacey’i filmden sildiler, Harvey Weinstein tam da Oscar sezonunda tarihe karıştı, NBC’den Matt Lauer anında görevden alındı.

İtiraflarının üzerinin örtülmediğini gören kadınlar da birbirlerine güç verdiler. Burada önemli olan sistemin kadının lehine işlemesiydi. Hukuki sürece ve kurumların kendi içindeki adalet mekanizmasına inandı kadınlar, erkek egemen dünyayı sarsarken.

GÜVEN SORUNU

Bizdeki sessizliğin kaynağı her alanda erkeklerin egemen olduğu, feminizmin yıllardır karikatürize edildiği, feministlerin “çirkin, terli, lezbiyen” olarak hakarete uğradığı ve filmin sonunda hep erkeğin kazandığı Türkiye’de kadınların sisteme güven sorunu gibi geliyor.

Bir cesur kadın çıksa devamı gelecek mi? Medya arkasında duracak mı? İddialar araştırılacak, sorumluları cezalandırılacak mı? Yoksa bir zamanlar Ahmedinejad’ın “İran’da eşcinsel yok” demesi gibi Türkiye’de erkeklerin cinsel tacizde bulunmadığı yalanı mı söylenecek?

Hiç değilse gazino veya Yeşilçam tarihine bakın, taciz ansiklopedisi çıkar.

Kadınlar sisteme güvenmiyorsa, sistemin onları koruyup kollayacağının garantisini vermesi gerek. Doğrusu, bu davayı Türkiye’ye sahiplenecek ve kadınlara destek olacak kim olabilir diye düşündüğümde akıma sadece“Birinci Hanımefendi” Emine Erdoğan geliyor. Sadece Emine Erdoğankadınların sahipsiz kalmayacağını garanti ederse belki erkeklerin yıllardır kendi aralarında gizlediği bu karanlık dünyada bir delik oluşur.

Ancak medyanın kendi bilinçaltında Emine Erdoğan’ı sadece bir Cumhurbaşkanı eşi olarak kategorize etme alışkanlığı bitmiyor.

KADINLARIN SAVAŞI

Emine Erdoğan israf edilen gıdalara karşı mücadele ediyor, Anadolu’da kendi kendilerine varolan küçük girişimci kadınları ödüllendirerek cesaret veriyor, kadına şiddetin önlenmesi için girişimde bulunuyor. Bulunduğu makamı “moda haberleri”ne hapsetmemek için uğraşıyor. Ancak bu haberler merkez medyada da iktidar medyasında da sadece başladığı anda duyuruluyor; adeta ayıp olmasın diye. Devamı gelmiyor, takip edilmiyor, yeteri kadar ses getirmiyor.

Merkez medya muhafazakâr bir Cumhurbaşkanı fikrine mecburen alışmış gibi gözükse de, bilinçaltında sosyal sorumluluk projelerinde başörtülü bir kadının lider olmasını kabul edemiyor. İktidar medyasında ise muhafazakâr mahallenin kendilerini çok iyi yetiştirmiş, potansiyel olarak birçok alanda erkeklerin önüne geçebilecek kadınların ilerlemesine karşı yıllardır yıkılamayan bir direnç var.

Kadınları arkasına alan bir Emine Erdoğan ister istemez birkaç cephede birden savaşmak ve yol almak zorunda kalacak. Ama bu zorlu yolun sonunda önemli sonuçlar alınıp dönüştürücü bir etkisinin olacağı da tartışmasız. Kadınların Türkiye’de sessizliğini delecek bir lidere ihtiyaçları var.

Oray Eğin'in yazısının tamamı için tıklayın

Yorumlar