TELEVİZYON

Nuran Yıldız'dan Arka Sokaklar dizisindeki akılalmaz sahneye haklı tepki!

Süperhabertv yazarı Nuran Yıldız, Arka Sokaklar dizisindeki bir sahnede yaşananlara tepki gösterdi ve "Geri kalmış ülkelerde bile çekilmeyen bu zekâ seviyesinde bir dizi, bizim reytinglerde ilk üçte!" ifadelerini kullandı.

Nuran Yıldız'dan Arka Sokaklar dizisindeki akılalmaz sahneye haklı tepki!

Arka Sokaklar dizisi uzun yıllardır ekranlarda yer alan önemli polisiye dizilerden birisi. Reytinglerde belli dönemler zirveye oynayan dizideki bazı sahneler "yok artık" dedirtecek cinsten. 

Bu tür sahnelerin son örneğini yazısına taşıyan Nuran Yıldız, haklı olarak şu tepkiyi gösterdi: Ülkemizi “Arka Sokaklar” seti sanıyor, emniyetimizi “Müge Anlı”ya teslim ediyoruz.

Konuyu Ceren Özdemir'in katilinin polisleri yaralaması ile ilişkilendiren Yıldız'ın yerinde tespitlerini sizlerle paylaşıyoruz.

15 yıldır Türkiye “Arka Sokaklar”ı izliyor.

Geçenlerde ilk defa, kendimi zorlayarak, meraktan 7-8 dakikasına baktım:

Polisler bir zanlıyı, bir mekânda yakalıyorlar.

O sırada dışarıdan ateş açılıyor. Zanlıyı yakaladıkları yerde bırakıp, ateş açanları kovalıyorlar!

Adam da kaçıyor. Onun kaçtığını gören polisler şaşırıyorlar.

Neyse ki başka bir ekip yakalıyor da elindeki silahı alıyorlar!

Dikkatinizi çekerim, daha önce yakalayanlar üst araması bile yapmadan zanlıyı silahıyla bırakıp ötekilerin peşine düşmüşler.

Geri kalmış ülkelerde bile çekilmeyen bu zekâ seviyesinde bir dizi, bizim reytinglerde ilk üçte!

Konumuz zekâ düzeyi tartışmalı bir dizi değil elbette.

Ceren Özdemir’i katleden cani yakalanıp polis aracına alınınca cebindeki bıçağı çıkarıp iki polisi yaralamış!

Bir kısım haberlerde bu ayrıntı yer aldı.

Bir suç makinesini yakalayan polisimiz üst araması yapmamış!

Ülkemizi “Arka Sokaklar” seti sanıyor, emniyetimizi “Müge Anlı”ya teslim ediyoruz.

Ve de…

Ceren öldürülünce, medyamız kadınlara “öldürülmemeleri için” akıllar verdi.

Sığlık, “7 günde kilo nasıl verilir” düzeyinde.

“Kalabalık yerde yürüyün”den, “bağırın”, “sprey sıkın”, “dövüş dersi alın”a kadar.

Bunun bir adım ötesi bireysel silahlanmaya teşviktir.

İnsanlara öldürülmemeleri için tedbir tembihinde bulunmak, öldürülene suçu yüklemek değilse nedir?

Cinayetlere, tecavüzlere kişisel tedbir düzeyinden bakmak, cinayete ortak olmaktır.

Cinayeti Ceren’e, Şule’ye, Ayşe Tuba’ya, Özgecan’a, unuttuk Münevver’e yani kişilere indirirsek, meselenin sistemden kaynaklandığını ertelemiş oluruz.

Ceren’in katilinin suç profiline baktığımız kadar, sosyolojik profiline de bakmamız gerekiyor zira.

Katil bir babanın, yetimhanede işkence görmüş ve intikam hissiyle bir vahşiye dönüşmüş oğlundan tek tek bireyleri kimse koruyamaz.

Yazının tamamı için tıklayın...

Yorumlar