GÜNCEL

Nedim Şener FETÖ ile mücadelede 'sabit hat' yönteminin önemine vurgu yaptı!

Hürriyet Gazetesi Yazarı Nedim Şener, FETÖ ile mücadele kapsamında 'sabit hat' yönteminin önemine vurgu yaparak, normal şartlarda ortaya çıkarılması mümkün olmayacak FETÖ üyelerinin yakalanabilmesine dikkat çekti.

Nedim Şener FETÖ ile mücadelede 'sabit hat' yönteminin önemine vurgu yaptı!

Hürriyet gazetesi yazarlarından Nedim Şener, FETÖ ile mücadelenin önemini bugünkü köşe yazısına taşıdı. FETÖ ile mücadelede özellikle 'fetömetre' ve  'sabit hat' gibi yöntemlerin önemine vurgu yapan Şener, gelecekte bir felaketle kaşılaşılmak istenmiyorsa, tek bir FETÖ'cü kalmayıncaya kadar her yöntemin etkili olarak kulanılması gerektiğini vurguladı. 

Nedim Şener yazısında, FETÖ ile mücadelede yarar sağlayan yöntemlerden biri olan 'sabit hat' yöntemi ile normal şartlarda ortaya çıkarılması neredeyse imkansız olan  FETÖ'cülerin belirlenmesinde başarılar sağlandığını ve bu başarılara örnek olarak 2020 yılı Yüksek Askeri Şurâ’sında tuğgeneralliğe terfi ettirilerek Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı’na atanan Serdar Atasoy'u gösterdi. 

İşte o yazı... 

Yeni Şafak gazetesinin dünkü manşetinde son derece önemli bir soru vardı:

BU ADAMI KİM KORUDU?

Bahsettiği kişi, 1988 yılında FETÖ yapılanmasına giren, “Servet” kod adını kullanan ve 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçtikten sonra, 2017’de 2. Ordu Komutanlığı Harekât Başkanlığı’na, dört yıl sonra da 2020 yılı Yüksek Askeri Şurâ’sında tuğgeneralliğe terfi ettirilerek Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı’na atanan Serdar Atasoy’du.

ÇALINTI SORUYLA SUBAY OLMUŞ

Atasoy “itirafçı” olarak verdiği 1 Şubat 2021 tarihli ifadesinde, 1988 yılında, lise birinci sınıftayken FETÖ’ye katıldığını, 1991 yılında Harp Okulu’na çalıntı sorularla girdiğini söyle anlattı:

“Askeri liselere hazırlık döneminde yurtta Yavuz Kod adlı şahsa ait odada ders çalışırdık. Burada Yavuz bize sorulabilecek soruların bulunduğu testleri getirdi. Bu dönemde ayrıca mülakatta sorulabilecek soruları sorardı. Yavuz bu dönemde, bizi cemaatle bağlantısı olmayan bir dershaneye kayıt yaptırdı. 1991 yılında ben, İskender (Girgin), Erdal Kara Harp okulunu kazandık. Mezun olup 1995-1996 yıllarında Tuzla Piyade Okulu’nda eğitim aldım. Bu dönemde Yavuz beni Altunizade’de bulunan FEM dershanesinin üst katına Fetullah Gülen’in yanına götürdü. İlk başta büyük bir salonda namaz kılındı ve akabinde beni küçük bir odaya götürdüler. Daha sonra Fetullah Gülen bana o dönem rütbem olan teğmen yani tek yıldızı taktı ve elini öpüp ayrıldım.”

Yazının devamı için tıklayın... 

ÇOK OKUNANLAR
Yorumlar