GÜNCEL

Muhsin Kızılkaya, Orhan Pamuk'a sıhhatine özen göstermesi konusunda tavsiyede bulundu

Habertürk Gazetesi yazarı Muhsin Kızılkaya, , Orhan Pamuk'a sıhhatine özen göstermesi konusunda tavsiyede bulundu. Kızılkaya, bunun yanı sıra Pamuk'a ancak uzun yaşarsa küfürbaz ve linççi güruhtan intikamını alabileceğini de söyledi.

Muhsin Kızılkaya, Orhan Pamuk'a sıhhatine özen göstermesi konusunda  tavsiyede bulundu

Habertürk Gazetesi yazarı Muhsin Kızılkaya bugünkü köşesinde rahmetli yazar Çetin Altan'ı kaleme aldı. Kızılkaya, Altan ile Güneş gazetesinde birlikte çalışırken kendisine anlattığı etkileyici hikayeden bahsetti. Bunun yanı sıra Orhan Pamuk'a da tavsiyede bulunan yazar, Pamuk'un ancak sıhhatine dikkat edip, uzun yaşarsa küfürbaz ve linççi güruhtan intikamını alabileceğini  söyledi. 

İşte o yazı...

Hem devletin hem sağcıların hem de solcuların gadrine uğramış rahmetli Çetin Altan çok uzun sürmüş yazı hayatında, zaman zaman “kalem bahçesine” dalar, yazı denilen çileli işin yazarların başına ne belalar açtığından dem vurur, yazarların hem gerçek hayatlarında hem da yazı hayatlarında karşılaştıkları engelleri anlatır, hayatta başarısız ama yazıda başarılı veya hem yazıda hem hayatta başarılı olmuş örnekler bulup çıkarır, yazının sonunda da tavrını mutlaka esaslı yazıdan yana alırdı. Bir de bürokrasinin -ki o bunlara “atanmışlar” derdi- yazara yön vermek, ona eser ısmarlamak, ona istediğini yazdırmak için ona parmak sallamasına “ifrit olur”, atanmışların seçilmişler üzerindeki tahakkümünü hemen hemen bütün köşe yazılarının ana teması yapardı.

1980’lerin sonuna doğru Güneş gazetesinde birlikte çalışırken anlatmıştı bir gün bana. Bir davette uzun boylu bir adam yaklaşmış ona. Boyu pek uzun olmayan yazara şöyle yukarıdan küçük bir şeye bakar gibi bakmış, sonra;

“Siz Çetin Altan mısınız?” diye sormuş büyük bir kibirle. “Evet, ben yazar Çetin Altan… Siz kimsiniz acaba?” diye bu kez o sorunca, yanaklarından protein fışkıran adam da “Ben de general filankes” diye cevap vermiş ve devam etmiş, “Tam yirmi seneden beri sizi okuyorum ama tek bir gün bile fikrinize saygı duymadım Çetin Bey,” demiş gülerek.

Bunun üzerine Çetin Altan, “Madem generalsiniz size bir soru sorabilir miyim,” demiş. General, “buyurun” deyince o da “Silahlar neye göre ayrılır sayın general” diye sormuş. Sayın general de, “Tabi ki ateşli ve ateşsiz olmalarına göre” cevabını vermiş hiç düşünmeden. Bunun üzerine, “Hayır bilemediniz sayın general, silahlar menzillerine göre ayrılır. Amik Ovası ile Ağrı dağında aynı silahı kullanamazsınız,” deyince Çetin Altan, general omzuna sertçe vurarak yanından uzaklaşmış.

Yazının tamamı için tıklayın...

Yorumlar