POLEMİK

Mevzu: Korona virüsü! Akif Beki'den Canan Karatay'a roman tavsiyesi

Karar yazarı Akif Beki, korona virüsünün abartıldığı kadar olmadığını savunanlardan biri olan ve "Bol bol kelle paça çorbası için, sabah akşam lahana turşusu yiyin, hiçbir şey bulaşmaz" diyen Canan Karatay'a tavsiyede bulundu.

Mevzu: Korona virüsü! Akif Beki'den Canan Karatay'a roman tavsiyesi

Korona virüsünün abartıldığı kadar olmadığını savunan isimlerden biri de Canan Karatay...

Karar yazarı Akif Beki, Canan Karatay'ın korona virüsünün Çin'i çökertecek kadar tehlikeli silah gibi gösterenlere basit bir reçete sunduğunu söyledi ve Karatay'a Hüseyin Rahmi'nin Hakka Sığındık romanını tavsiye etti.

Beki, "Koronavirüs salgını giderek ciddiyet kazanırken gayet bilimsel bir yaklaşım sergileyen Canan Karatay’a belki yardımı olur. Aldatanlara karşı halkı bilinçlendirmesine katkı yapması dileğiyle." dedi.

Canan Karatay’a roman tavsiyesi

Koronavirüsü, Çin’den yayılan ikinci küresel salgın. 

Açıklanandan daha fazla can aldığı tahmin ediliyor. Yani aynı zamanda iç yüzü ve etkileri halklardan gizlenen ikinci grip tufanı.

İlki dünya savaşını bitirmişti. Bunun ise biyolojik bir saldırı silahı olduğu ve yayıldığı ülkelere savaş açıldığına delalet ettiği komploları üretiliyor.

Buna karşılık, abartıldığı kadar olmadığını savunanlar da mevcut. Canan Karatay onlardan biri. 

Çin’i çökertecek kadar tehlikeli bir silah gibi gösterenlere inat, basit bir reçete sunuyor Karatay. ‘Bol bol kelle paça çorbası için, sabah akşam lahana turşusu yiyin, hiçbir şey bulaşmaz size Allah’ın izniyle, korkmayın’ şeklinde özetlenebilecek bir reçete.

Cumhurbaşkanı’nın önlem olarak dut pekmezi, bilhassa Erzurum’dan gelenini önermesiyle de aynı bilimsel yaklaşıma dayanıyor. Amaç, bünyeyi takviye ve bağışıklığı güçlendirerek koronavirüsün sızacağı zayıf nokta bırakmamak.

Hüseyin Rahmi, 1919’da Hakka Sığındık’ı yayınladığında bilim bu kadar ilerlememişti henüz.

Gerçi, mikrobun daha keşfedilmediği veba ile nasıl mücadele edilebileceğinin bugünkü ölçüde bilinmediği kolera çağlarındaki kadar geri de değil insanlık.

Fakat Hüseyin Rahmi’den öyle anlaşılıyor ki...Üç harflilerin işi sanıp taun illetine karşı cin muskası yazdırılan, korunmak için yatsıdan önce minarelerden Ahkaf suresi okutulan devirler, İspanyol nezlesi zamanında tam aşılmamıştı daha.

Bütün dünyayı kırıp geçiren İspanyol nezlesini “İşitilmedik Bir Vaka” başlığıyla romanına taşıyor: “İspanyol nezlesi de yoksul tabakayı kasıp kavuruyor..”

Yoksulların dünyasında ölüm kol gezerken, Sultan Hamid devri zenginleri, İttihat ve Terakki düzeninde de servetlerine servet katmakla meşgul.

Şehri sarmış olan İspanyol nezlesi, tam bu sıraya rastlıyor. Abdal Veli Hazretleri adlı yarı meczup bir kişinin okuyup üflemesiyle İspanyol nezlesinin geçip gittiği söylentileri de yayılıyor peşi sıra.

Fırsatçı bir yazar da bu üfürükçü söylentilerini kullanarak punduna getirip, salgından gözü korkmuş vurgunculardan para sızdırmaya başlamasın mı! Topladıklarını fakir fukaraya dağıtan yazarın entrikaları, Hüseyin Rahmi’nin muzip kaleminden sürükleyici bir polisiye tadında akıp gidiyor.

Koronavirüs salgını giderek ciddiyet kazanırken gayet bilimsel bir yaklaşım sergileyen Canan Karatay’a belki yardımı olur. Aldatanlara karşı halkı bilinçlendirmesine katkı yapması dileğiyle.

Yorumlar 1 yorum