Mehmet Altan da severek ayrılmış.......
Mehmet Altan da “severek ayrıldı”… Maaşını az buldu(!)…
ADNAN BERK OKAN
Meğer ne kadar berbat bir medya analistiymişim de bunu göremiyormuşum…Tertemiz…
Pırıl pırıl…
Demokrat…
Bütün fikirlere karşı saygılı…
Tarafsız…
Amigoluk yapmayan…
Muhterem dünya lideri Başbakanımızın Allah’la paralellik taşıyan değerlerini gören o güzel insanları eleştirmeye utanmamışım…
Meğer ben ne yüzsüz, arsız bir medya analistiymişim…
Bakın işte gördünüz…
Hidayet Şefkati Tuksal kovulmamış…
Peki ben ne demişim?..
Mealen, “o yazdıkları intihar gibi bir şey… Kovulur” demişim…
Erdoğan’ı eleştiren makalesinin yayımlanmasından birkaç gün sonra gazeteyle ilişiği kesilmiş Tuksal’ın…
Ama zekâm eksik olduğu için midir yoksa kötü niyetli olduğum için midir nedir; Hidayet Hanımefendi’nin Orhan Gencebay’ın şarkısındaki gibi Star’dan “severek ayrıldığını” yazacağıma; “kovuldu” diye yazmışım…
Aradan 3 yıl geçtikten sonra Başbakan’ın ağzından, Star CEO’su Karaalioğlu’na “kov şu başörtülü kadını” emrini duymuşuz…
Ama hayır…
Hidayet Hanım; “yalancı” diyor…
Karaalioğlu, “montaj” diyor…
Tamam be arkadaş…
Başbakan kimseyi kovdurmadı…
Hatta…
Mehmet Altan da “severek ayrıldı”…
Maaşını az buldu(!)…
Ben mi?..
Yok canım…
Beni de Başbakan kovdurmadı(!) 10 yıl önce…
Ben kendi kendimi kovdum…
Salağım ya…
Canım sıkıldı; “kovdum kendimi”…
Ey güzel insanlar!..
Söyleyecek söz bulamıyorum…
Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde…
En ileri teknolojiye sahip ülkelerinde…
Ne Wikileaks için “montaj” diyen çıktı…
Ne de Snowden’in yayımladıkları için…
Oysa onlar için “Montaj” demek en kolayıydı çünkü el ürünüydü…
El ürününü inkâr etmeyecek kadar hukuka saygılı olanların olduğu bir dünyada yaşamak varken; ağız ürünü olanları bile inkâr edenlerin ülkesinde yaşamak zorunda olmak…
Şansıma tüküreyim…
Yoksa; o tertemiz meslektaşlarıma “çamur” attığım için kendi yüzüme mi tükürmeliyim?..
İzninizle…
Tüküreyim bari…
[email protected]