GÜNDEM

Mehmet Akif Ersoy: Hilafet için ilk gereklilik İslam birliği

Habertürk yazarı Mehmet Akif Ersoy, Hilafet çağrılarını İslam dünyasının mevcut resmini çekerek değerlendirdi. Ersoy, İslam ülkelerinin mutabık olduğu tek konunun Filistin olduğunu söyleyerek "Onun da hali ortada" dedi.

Pınar Hilal Balta
Pınar Hilal Baltapinarhilalb@gmail.com
Mehmet Akif Ersoy: Hilafet için ilk gereklilik İslam birliği

Habertürk yazarı Mehmet Akif Ersoy, bugünkü köşesinde Gerçek Hayat dergisinin Hilafet çağrısını değerlendirdi. Ersoy, Hilafet ve Halife kavramlarıın tanımladıktan sonra İslam dünyasındaki mevcut durumu değerlendirdi. Ersoy "Yahu 57 İslam ülkesinin halifeyi bir kenara bırakın, bugüne kadar İslam İşbirliği Teşkilatı zirvelerinde üzerinde mutabık olduğu tek konu; Filistin meselesi ve Kudüs’ün statüsüydü. Filistin’in hali 1948’den beri zaten ortada. Bugün Kudüs’ün statüsüne de dönüp bir bakınız lütfen" dedi:

HİLAFET İÇİN GEREKLİ OLAN "İSLAM BİRLİĞİ"

Terim olarak İslâm devletlerinde Hz. Peygamber'den sonraki devlet başkanlığı kurumunu ifade ediyor. Halife de "bir kimsenin yerine geçen, onu temsil eden kimse" demek. Ve bu tanım aynı zamanda devlet başkanı için kullanılıyor. Ama “Nasıl bir devlet başkanlığı?” Ayrı ayrı sınırları, ekonomileri, politikaları, eğitim sistemleri, anayasaları, mezhepleri, meşrepleri olan ülkelerin devlet başkanlıklarını değil, tüm Müslümanları ve onların önderliğini temsil eden bir devlet başkanlığı. Yani halife, diğer adıyla Emir El-Mü’minin (müminlerin emiri) İslam devletinin ve İslam toplumunun lideri. “O” İstanbul’da cihat ilan ettiğinde, Hindistan’daki Müslüman'a da Yemen’dekine de cihat farz oluyor. Onun bir sözü bütün dünyadaki İslam topluluklarını maddi ve manevi yönden harekete geçiriyor. Mesele kitaplar dolusu anlatılabilir. Özetle hilafet için ilk gereklilik “İslam birliği”. Biz şimdi gelelim bugün Türkiye’de Hilafet’i konuşan arkadaşlarımıza.

HİLAFET KONUŞANLAR KİM?

Bunların ciddi bir kısmı gördüğüm kadarıyla, Ortadoğu ve İslam coğrafyasını takip eden kimseler. E Hilafetten söz ettiklerine göre az buçuk İslam tarihi, siyaset, uluslararası ilişkiler hatta İslam hukuku falan da biliyor olmalılar. Mesela bugünün Suudi Arabistan’ının yerini haritada gösterebilir, Muhammed Bin Selman hakkında iki cümle kurabilirler. Oradan Suriye’ye, Libya’ya, Yemen’e, Katar’a, Birleşik Arap Emirlikleri ve Sudan’a gidip, Mısır, Tunus ve Irak’a dair üç beş kelam edebilirler. İran’ı zaten mezhepsel farklılık sebebiyle zikretmiyorum. Müslüman nüfusun aslında üçte ikisinin yaşadığı Asya Pasifik’i de işin içine hiç katmıyorum...

Yazının tamamı için tıklayınız

Yorumlar