MEDYA KÖŞESİ

Köşe yazarlığı değil "bilgi" ve "fikir" hırsızlığı

Sabah gazetesi ombudsmanı İbrahim Altay, başka bir yazarın, muhabirin ya da sosyal medya kullanıcısının elde ettiği bir bilgiyi/haberi kaynak göstermeden kullanan köşe yazarlarını "bilgi hırsızı" ilan etti.

Köşe yazarlığı değil "bilgi" ve "fikir" hırsızlığı

Sabah gazetesi yazarı İbrahim Altay, köşe yazarlığı için patrondan para alan ancak başkalarının yazı, haber ya da sosyal medya paylaşımlarını tırtıklayarak köşesine taşıyanları "bilgi hırsızı" ilan etti...

Bir köşe yazarının başka birisine ait o konuyu işlerken sergilediği üslubu ya da tarzı aynen kopyalayanları da "üslup hırsızı" ilan eden Sabah Ombudsmanı, başka birinin fikrini kaynak göstermeden kendi fikriymiş gibi yazanları da "fikir hırsızı" olarak niteledi.

 Sabah Ombudsmanı'nın bu yazıyı kimler için yazdığını bilmiyoruz...

Ancak Sabah yazarı Mevlüt Tezel, geçtiğimiz günlerde sosyal medyada trend olmuş bir paylaşımı hem de o paylaşımdaki fotoğrafı da aynen alıntılayarak hem de kaynak göstermeden köşesinde aynen kullanmıştı...

İşte İbrahim Altay'ın bugünkü yazısı:

NE KOYSAM GİDER!

Gazeteler yazarlarına neden para ödüyor? Özgün haber ve yorumlar üretmeleri için.
Okurların yazarlardan beklentisi nedir? Kendilerine ait değerli bilgi ve fikirleri paylaşmaları.
Peki, o halde şu sorulara yanıt arayalım:
Bir köşe yazarı, başka bir yazarın, muhabirin ya da sosyal medya kullanıcısının elde ettiği bir bilgiyi ya da yaptığı bir haberi kaynak göstermeden kullanabilir mi?
Cevap: Hayır! Buna 'bilgi hırsızlığı' denir. Etik değildir.
Bir köşe yazarı, bir başka yazarın ya da muhabirin bir konuyu ele alırken geliştirdiği yöntemi ya da yazım tarzını aynen kopyalayabilir mi?
Cevap: Hayır! Buna 'üslup hırsızlığı' denir. Etik değildir.
Bir köşe yazarı başkaları tarafından ortaya atılan teori ve analizleri nereden duyduğunu ya da okuduğunu açıklamadan, esas kaynağa atıf yapmadan, kendisi bulmuş ya da düşünmüş gibi yazabilir mi?
Cevap: Hayır! Buna 'fikir hırsızlığı' denir. Etik değildir.

***

Dikkat edin, ajans haberlerine imza atılmasından ya da cümleleri, pasajları olduğu gibi kesip yapıştırmaktan filan bahsetmiyorum.
Bunlar da intihaldir ama intihal bundan daha ciddi bir meseledir.
Türk medyasının kanayan yaralarından biridir.
İntihalle alakalı ilkeler sadece yazarlar için değil bütün medya çalışanları için geçerlidir.
Başkalarına ait bilgi, fikir ve üslupları çalıp kendinize mal edemezsiniz. Bu açık birsahtekârlıktır. Mutlaka kaynağını belirtmeniz gerekir.

***

Hatta bazen kaynak göstermek dahi yeterli değildir. Atıf yapmış olmanız köşenizi başkalarının yazdıklarıyla doldurmanızı mazur göstermez.
Filanca şöyle demiş, ne kadar da güzel söylemiş diyerek size ait olmayan yazıları olduğu gibi aktaramazsınız.
Sizden beklenen köşe yazılarınızı bizzat yazmanızdır. Bu yüzden, alıntı yaptığınız kısımların toplamı, köşe yazınızın yarısından fazlasını geçmemelidir.
Geçerse ne mi olur?
Bir: Özgün içerik üretmemiş olursunuz.
İki: Yayıncıya karşı olan sorumluluğunuzu ihlal edersiniz.
Üç: Okurun beklentisini karşılayamazsınız.

Yorumlar