GÜNDEM

Kemal Öztürk: Mesele tarikat mı, liyakat mı?

Habertürk yazarı Kemal Öztürk, "tarikatlara mensub olan vatandaşların devlette çalışması" çerçevesinde devam eden tartışmalarda temel sorunun "liyakat" olduğunun görülmesi gerektiğini söyledi.

Kemal Öztürk: Mesele tarikat mı, liyakat mı?

Üniversitedeki bir kadroyu eşini alacak kriterlerle düzenleyen ve sonunda eşini bu kadroya atayan Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ; sarf ettiği sözler "FETÖ’cü katilleri bile affetmek gibi" anlaşılan Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Yaramış ve sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda erkeklerin ikinci eş almasını önererek büyük tpeki çeken GATA Başhekim Yardımcısı Ali Edizer.

Söz konusu üç ismi bugünkü köşesine taşıyan Habertürk gazetesi yazarı Kemal Öztürk, "Sorun tarikat mı, liyakat mı?" diye sordu. Öztürk şunları kaydetti:

BU İSİMLERİN HEPSİ TARİKAT MENSUBU DEĞİL

Bu üç örnekteki isimlerin hepsi tarikat mensubu insanlar değil. Meseleyi tarikat üyeliği açısında tartışırsak başka bir yere çıkarız ama liyakat ve ehliyet açısından tartışırsak daha farklı bir yere çıkarız.

SUÇ UNSURU TAŞIMAYAN TARİKATLARA KATILMASI BİR KİŞİNİN KENDİ ÖZEL YAŞAMINI İLGİLENDİRİR

Bir insanın suç unsuru taşımayan tarikatlara katılması onun özel yaşamını ilgilendirir. Devlet kadrosunda bürokratik hiyerarşiyi bozmadığı sürece, bu insana ‘neden tarikat ehlisin?’ demek inanç özgürlüğüne aykırıdır.

AĞZIMIZ FETÖ'DEN YANDI DOĞRU AMA BURADA MESELE LİYAKAT MESELESİ

Lakin bu konuda ağzımız FETÖ’den fena halde yanmış durumda. Bu yüzden de tarikat ehli bir bürokratın varlığı ister istemez herkesi korkutuyor. Haklılar da.

Ancak kanımca konuyu liyakat ve ehliyet açısından tartışmamalıyız. Bir insan atanacağı makama uygun liyakat ve ehliyete sahipse, bu kişinin inancı, manevi yönü bizi ilgilendirmez. O kısmını sorgulayamayız.

Yazının tammaı için tıklayınız

Yorumlar