GÜNDEM

İstanbul Sözleşmesinde Feminizm ve LGBT sorunu

Star yazarı Sibel Eraslan, İstanbul Sözleşmesi’nin Feminizm ve LGBT sorunu içerdiğini, ’cinsiyetsizliğin’’ ikame edilmesini dayattığını kaydetti.

İstanbul Sözleşmesinde Feminizm ve LGBT sorunu

Star gazetesi yazarı Sibel Eraslan, İstanbul Sözleşmesi’nin ideolojik bir metin olduğunu söyleyerek, sözleşmede kullanılan cinsiyet/toplumsal cinsiyet kavramlarını ele aldı.

Sözleşmenin "ilk insandan bu yana aşina olduğumuz ‘’insan’’ kavramını yok edip, insanı yeniden inşa etme girişimi olarak" değerlendiren Eraslan, şunları kaydetti:

TOPLUMSAL CİNSİYET MESELESİ

İstanbul Sözleşmesinin tekrarlar halinde ortaya koyduğu sekans kavram, hatta metnin ana fikri; ‘’toplumsal cinsiyet’’tir (gender) ve sosyolojik bir kurgu olduğu kadar ideolojik bir tanımlamadır. Yani insanlar aslında kadın ya da erkek değildir; toplum, kültür, gelenek ve din insanları kadın ya da erkek olarak ayırmıştır ve şiddet işte bundan kaynaklanmaktadır. Bu yüzden bu inançların hepsinin ‘’kökü kazınmalıdır’’...

SÖZLEŞME KADIN ve ERKEK OLUŞU ELEŞTİRİYOR

Sözleşme boyunca ‘’toplumsal cinsiyet’’in (gender) bilinçli olarak, fıtri olanın, yani ‘’cinsiyet’’ (sex) kavramının yerine ikame edildiğini görürüz. Sözleşme, toplumun cinslere yüklediği farklı görev yüklerinin yol açtığı eşitsizliği eleştirir gibi yaparken, feminizme has yapı-bozum tekniğini kullanarak, aslında fitri olanı yani kadın veya erkek oluşu eleştirmektedir.

CİNSEL TERCİH KONUSU

Cinsel kimliğin doğuştan gelen bir özellik olmayıp, içinde yaşanılan kültürün ve sosyal çevrenin dayatmalarıyla şekillendiği varsayımına dayanarak, her çocuğun ve gencin cinsel tercihini yapabilme özgürlüğünü savunan Sözleşme, “toplumsal cinsiyet eşitliği” hedefiyle bu amaca ulaşmayı öngörmektedir.

***

Sözleşme hakkında tartışmaların serin kanlı bir şekilde sürmesini beklerken, tartışmaya katılan büyük sermaye grupları ve uzantıları, meselenin küresel kısmı hakkında bize fikir verebilir. Koro halinde bir ezber var: ‘’Bu sözleşme kalkarsa şiddeti önleyecek bir şey kalmaz elimizde’’ diyorlar. 2014’ten beri yani Sözleşme yasalaştığından beri azalıyor mu şiddet?

Yazının tamamı için tıklayınız

Yorumlar