GÜNDEM

İsmail Kapan: Deprem gerçeği bizi kovalıyor…

Türkiye yazarı İsmail Kapan, bugünkü köşesinde İzmir'e geçmiş olsun diyerek, Türkiye'nin deprem konusundaki "hazırlıksızlığına" değindi.

İsmail Kapan: Deprem gerçeği bizi kovalıyor…

Türkiye yazarı gazetesi İsmail Kapan, dün yaşanan İzmir depreminden yola çıkarak, Türkiye'nin deprem konusunda yanlışları ve atılması gereken adımları bugünkü köşesine taşıdı:

1939 Erzincan depreminin üzerinden tam 81 sene geçti… 7,2 büyüklüğündeki o depremde, 32 bin 969 vatandaşımız can vermişti...

1939’da yıkılan Erzincan şehri başka yere taşınıp yeniden inşa edildi. Ama başka yerler için bu tedbir uygulanamadı. Mesela 1943 Adapazarı-Hendek depremi sonrasında (6,6 şiddetinde idi) alınan kararlara rağmen, Adapazarı taşınmadı. Ve daha sonra 1957, 1967 ve 1999 depremlerinde çok insan hayatını kaybetti. 1943 Hendek Depremi gündüz saatlerinde olduğu için, 343 can kaybıyla atlatılmıştı. Fakat aynı sene Kastamonu Tosya’da meydana gelen 7,2’lik deprem, gece saat 02.00 civarında olduğu için 4000 vatandaşımız hayatını kaybetmişti… 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi ve akabinde meydana gelen Kasım 1999 Bolu-Düzce depremi, büyük yıkım ve can kayıpları bakımından ülkemizi çok derinden sarstı… Özellikle 17 binden fazla insanımızın hayatını kaybettiği Gölcük Depremi sırasında, devletin müdahale etmekte ve yaraları sarmakta yaşadığı büyük acziyet, hepimizi derin endişelere sevk etmişti...

Evet, özellikle 1999’dan sonra, depremlere karşı daha dikkatli ve hazırlıklı ve bilinçli olmak noktasında, çok şeyler yazılıp çizildi. O dönemde Deprem Araştırmaları Merkezinin başında olan Prof. Dr. A. Mete Işıkara, döne döne şunu söylüyordu: “DEPREM GERÇEĞİ İLE YAŞAMASINI ÖĞRENMEK MECBURİYETİNDEYİZ…” Acaba bu çerçevede yaşamayı ne kadar öğrenebildik? Maalesef tablo iç açıcı değil. Dün İzmir’de, deprem sonrası yaşanan panik, bunu çok net biçimde ortaya koyuyor. İki temel problemimiz var… Vatandaşın deprem karşısında mümkün mertebe soğukkanlı ve bilinçli hareket etmesi ve böylece daha fazla can kaybının önüne geçilmesi… Söyler misiniz Allah aşkına, cep telefonlarıyla çekilen panik görüntülerini televizyonlarda döne döne yayınlayarak diğer vatandaşların da sinirlerini bozmanın kime ne faydası var?..

Yazının tamamı için tıklayınız

Yorumlar