GÜNDEM

İşi uzmanına sordu! "Ne Sağlık Bakanlığı, ne Bilim Kurulu, ne de gazeteler anlatamadı"

Maske konusunun ülkemizde iyi anlatılamadığı için iyi öğrenilemediğini söyleyen Sabah yazarı Hıncal Uluç, bir doktorla konuştu ve "Kapalı alanlarda en başta, AVM, toplu taşıma araçları, otogar ve terminal gibi toplanma yerlerinde herkesin maske takması şart." diye yazdı.

İşi uzmanına sordu! "Ne Sağlık Bakanlığı, ne Bilim Kurulu, ne de gazeteler anlatamadı"

Koronadan korunmanın en önemli maddelerinden maske ve mesafe... Ama gelin görün ki maskeler bazılarının çenesinde bazılarının gözünde...

Sabah yazarı Hıncal Uluç da maskenin ne işe yaradığını öğrenemediğimizi söyledi. "Ne Sağlık Bakanlığı, ne Bilim Kurulu, ne de gazeteler doğru dürüst yaptı bu işi.." diyen Uluç, Doktor Erdoğan'a maske meselesini sordu. İşte Hıncal Uluç'un herkesi ilgilendiren yazısı:

Maske ne işe yarar, hâlâ öğrenemedik!..

Maske konusu, ülkemizde iyi öğrenilmedi. Çünkü iyi anlatılmadı. Ne Sağlık Bakanlığı, ne Bilim Kurulu, ne de gazeteler doğru dürüst yaptı bu işi..
Bu yüzden takanların çoğu neden taktıklarını bilmiyor, ya da yanlış biliyorlar.
Her kafadan başka ses çıkınca da, bazı insanlar hiçbirine aldırmayıp, maske takmaz oluyorlar..
Doktor Erdoğan'a "Şu işi iyi bir anlat" dedim. Onu da anlattı.
"Üstüne basarak vurgulamak isterim ki, önce maskeyi doğru takmayı öğreneceğiz.
Ağzı ve burnu, ikisini birden tam olarak kapatmayan maske, dünyanın en modern ve güvenli havalandırma sistemini de kullansanız, virüsün bulaşmasını tam olarak engellemeyecektir.
Coronanın bulaşma yollarını defalarca söyledik, sanırım artık bilmeyen de kalmadı.
En önemli bulaşma yolu BURUN, sonra AĞIZ ve az miktarda da GÖZ.
Sosyal medyada sıklıkla rastladığım görüntüler beni bir doktor olarak dehşete düşürüyor: Maske var, ancak burun açıkta ya da maske çenenin altında süs olarak duruyor.
Lütfen bunu yapmayın!! Tam korunma için kullandığınız maskenin ağız ve burnunuzu kapatıyor olması lazım. Aksi halde, mikrobu alabilir veya hastaysanız bulaştırabilirsiniz." Peki maske ne işe yarıyor..
Bir defa şunu iyi bilelim. Hastanelerde, yoğun bakım ve ameliyathaneler başta kullanılan N- 95 türü maskeler dışında, mikrobu ve virüsü geçirmeyen maske yok. Onlar da çok pahalı ve öyle milyonlarca üretip, herkese dağıtmak mümkün değil." Doktora aynen şunu sordum.
"Sende maske yok ama virüs var.
Hapşırıyorsun. Tükrük benim maskeme yapışıyor.
Devletin dağıttığı, ya da benim eczaneden aldığım maske, üzerine damlacıkla düşen virüsün ağzıma ve burnuma sızmasını engeller mi?. Benim bildiğim, engelleyen tek maske N-95.. O da halkta yok." Cevap!.
"Ben hastayım maskem yok.
Hapşırıyorum. Senin maskene damlacık geliyor. Bulaşma olasılığı çok yüksek. Sadece N95 kesin olarak önler." O zaman neden herkesin maske takması isteniyor.. Sadece hasta olan, yani virüs taşıyanlar taksınlar. Mesele onun tükrük saçmasını önlemek. O saçtı mı, benim maskem önlemiyor, nasılsa..
Efendim şundan..
Bir defa.. Coronavirüsü taşıyıp da hiçbir belirti göstermeyenler var. Yani kendileri hasta olmadan başkalarına yayanlar. Bunu önlemenin tek yolu, herkese maske taktırmak.
İkincisi.. Hasta ve hasta olmayan, karşılıklı maske takınca, bulaşma kesin önlenmiyor ama ihtimal biraz azalıyor.
İşte bu sebeplerle, kapalı alanlarda en başta, AVM, toplu taşıma araçları, otogar ve terminal gibi toplanma yerlerinde herkesin maske takması şart.

Yazının tamamını okumak için tıklayın

Yorumlar