GÜNDEM

İnternet gazetecilerinin sorunları nasıl çözülür?

İnternet gazeteciliğinin, her geçen gün daha da önemli bir konuma geldiği açık ve net. Özellikle Covid-19 sürecinde internet sitelerinin trafiklerinde ciddi bir artış söz konusu oldu.Yaşanan bu süreçlere rağmen; internet gazeteciliği çalışanlarının, Basın Kanunu kapsamında çalışamaması birçok problemi de beraberinde getiriyor.

İnternet gazetecilerinin sorunları nasıl çözülür?

Gazete Duvar'ın haberine göre; Problemlerin çözümü için meslek örgütlerinin neler söylediğine göz atalım.

Türkiye'de ciddi bir sektör haline gelen internet gazeteciliği emekçilerinin Basın Kanunu kapsamında çalışmaması birçok probleme neden oluyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, bunun gazetecilerin üç sorunundan biri olduğunu ve çözmek için çalıştıklarını belirtirken, DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren ise ilgili bakanlıkla görüşeceklerini ifade etti. İnternet Medyası Derneği Başkanı Hadi Özışık, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'yla görüştüğünü ve konuya sıcak bakıldığını aktarırken, Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Can Güleryüzlü ise "İnternet gazeteciliğinin basın özgürlüğünün korunduğu bir mevzuata kavuşturulması gerekiyor" diyor.

İnternet medyasının Basın Kanunu kapsamına alınması için meslek örgütlerinin çalışmaları sürüyor. Uzun yıllardır basın kartları olmadığı için gözaltına alınan, haber takibi yapamayan ve daha birçok sorunla karşı karşıya kalan internet gazetesi çalışanları meslek örgütlerine, “Bu sorunu çözün” çağrısında bulundu.

Sorunun nasıl çözüleceği, hangi çalışmaları yaptıkları gibi birçok konuyu gazetecilik meslek örgütlerine sorduk. Söz sırası meslek örgütlerinde…

TGS: 3 PROBLEM VAR!

Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, ülkemizde gazetecilerin büyük sorunları olduğunun altını çiziyor. Durmuş, gazetecilerin yaşadığı 3 problem için uzun bir süredir kolları sıvadıklarını belirtti. Peki Türkiye Gazeteciler Sendikası bu sorunun çözümü için ne yaptı, ne yapacak? Durmuş şöyle konuşuyor: “Gazetecilerin öncelikli problemleri var. Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla gazetecilerin yıpranma payı kalktı. Daha önceki yönetmelik Anayasa’ya aykırıydı. Bu kararı doğru buluyoruz. Çünkü, ‘Basın kartı taşıyan gazeteciler bu düzenlemeden yararlanır’ diye bir hüküm vardı. Anayasa Mahkemesi bunu iptal ederek yeni bir düzenleme yapılmasını istedi. Bu düzenlemenin önümüzdeki ekim ayında yapılması gerekiyor. Uzun yıllardır sayısı hızla artan internet medyası ve burada çalışan meslektaşlarımızın gazeteci sayılmaması da bir gündem. Biz de bunu Meclis’te gündem etmeye çalıştık. Bu konuda bir kanun teklifinin hazırlanmasına katkı sunduk. Önümüzdeki dönem açısından gazeteciler için üç tane temel konu önümüzde duracak. Ekim ayına kadar düzenleme yapılmazsa bütün gazetecilerin yıpranma payı ortadan kalkmış olacak. Bu sorunun çözülmesi ve bir kanunun çıkması gerekiyor. İkinci sorun ise fiilen gazetecilik yapan ama gazeteci sayılmayan internet gazetecilerine ilişkin bir düzenlemenin yapılması. Son olarak da vazgeçilmez olan basın özgürlüğü sorunu. Bu sorun Türkiye’de ciddi bir sorun.”

İnternet medyası çalışanlarının büro iş kolunda olduğunu söyleyen Durmuş, bunun da gazetecilik açısından birçok sorunu beraberinde getirdiğini söylüyor: “İnternet medyasında çalışanların yaptığı iş fiilen gazetecilik. Ama çoğu internet medyası çalışanı büro iş kolunda gözüküyor. Basın kartı taşımadıkları için haberlerde gösterdikleri kurum kartları basın kartı olarak görülmüyor. Bu da dolayısıyla gazetecilerin haberi yapmalarını engelleyen bir pozisyona düşürüyor. Gazetecilerin Basın İş Kanunu’nda yer alan diğer hakları elde etmeleri de bu şekilde engellenmiş oluyor. Biz sendika olarak internet çalışanlarını kapsayacak bir kanununun çıkartılması taraftarıyız. Bu konuda sendika olarak da her türlü katkıyı sunmaya hazırız. Bu kanun çıkartılarak internet medyasında çalışan meslektaşlarımız da gazeteci statüsüne kavuşmuş olacaklar. Bu arkadaşlarımız elbette gazetecilik faaliyeti yürütüyor. Gazetecilik ne sigortayla ne de taşıdığın kartla ilgili. Ama bu düzenlemelerle daha rahat çalışabilecekleri bir ortama kavuşacaklar. Bunun için de elimizden gelen katkıyı yapacağız.”

DİSK BASIN İŞ: BAKANLIKLA GÖRÜŞECEĞİZ

DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren de kanuna bile gerek kalmadan bu sorunun çözülebileceğini söyledi. Eren, yapılacak basit bir düzenlemeyle internet medyasında çalışan gazetecilerin basın kartına ve birçok hakka sahip olabileceğini belirtti. Eren bu konuda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’yla görüşeceklerini söyleyerek şöyle devam etti:

“İnternet gazeteciliğinde çalışan basın mensuplarının karşılaştığı sorunlar gazetecilerin yaşadığı sorunlardan biri. İnternet gazetecilerinin basın kanunu kapsamına alınması için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na başvuracağız. Çünkü bu sorun iş kolları yönetmeliğiyle alakalı bir şey. Yasa çıkmasından ziyade bir iş kolu yönetmeliğiyle de halledilebilecek bir sorun. Bu çok basit bir düzenleme. Esas vahim olan şey artık Türkiye’de gazeteci olanlar da gazeteci sayılmıyor. Gazeteciliğe topyekun bir saldırı var. Bu saldırıyı bir kenara koyacaksak tabii ki bizim en büyük dertlerimizden biri internet gazeteciliğinin yaşadığı sorunlar. Çünkü artık medya ağırlıklı olarak internet üzerine yayına dönüyor. Çok sayıda arkadaşımız buralarda çalışıyor. Özlük hakları, basın kartı hakları, sendikalaşma haklarından arkadaşlarımız mahrum kalıyor. Bu hakları sağlamak için mücadele edeceğiz.”

ÇGD: SÜRECİ TAKİP EDİYORUZ

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Can Güleryüzlü ise internet medyasının basın özgürlüğünü kapsayan bir mevzuata kavuşturulmasının elzem olduğunu söyleyerek bu konuyu yakından takip ettiklerini söyledi. Güleryüzlü şunları söyledi: “Bazı konular çok net ortada. Artık internet medyası ana medya dallarından bir olmaya başladı. İnternet medyası yazılı basının çok çok önüne geçen, halkın ağırlıkla takip etmeye başladığı mecralar haline geldi. Bu konuda bir kanuni düzenlemenin olmaması gazeteci meslektaşlarımızın çalışma şartlarını da ortadan kaldırıyor. Örneğin gazeteci tanımlaması olmadığı için bir sömürü ve yoğun bir iş temposuna maruz kalıyorlar. Bunun hızla düzenlenmesi lazım. 15 yıl geçti ama konuyla ilgili herhangi bir hukuki mevzuatı oluşturulmamış. Bunu kötü niyet olarak değerlendiriyorum. Haber nesnelliğinin, tarafsızlığın ve özgürlüğün oluşturulduğu bir hukuki mevzuata kavuşması lazım. Buna raporlarımızda da yer verdik. Bu durumun iktidar kanadından bir konu yapılmamasının asıl amacının bunu kontrol etmek olduğu düşüncesindeyim. İnternet gazeteciliğinin basın özgürlüğünün korunduğu bir mevzuata kavuşturulması gerekiyor. Süreci takipteyiz. Takip etmeye de devam edeceğiz.”

‘YENİ DÖNEMDE BU KANUN İŞLEVSİZ KALDI’

İnternet gazetelerinde çalışan basın mensuplarının Basın Kanunu’na dahil edilmesi için dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a taslak sunan İnternet Medyası Derneği’nin Başkanı Hadi Özışık ise 2014 yılında bu sorunun çözülebilmesi için ortada hiçbir sorun yokken bir anda rafa kaldırıldığını söyledi. Meclis’teki bazı polemikler nedeniyle bu sorunun çözümünün askıya alındığını ifade eden Özışık, şöyle konuştu: “Bülent Arınç 2014 yılında benim de üzerinde çalıştığım kanun taslağını Anayasa Komisyonu’na getirdi. Ancak komisyonda tartışmalar yaşandı. Ben de oradaydım. Dönemin CHP Milletvekili Ali Rıza Öztürk, İnternet Medyası Yasası’yla ilgili tartışma çıkarttı. Kendisinin yanına giderek ‘Bu sansür değil’ dedim. Bana, ‘Senden mi öğreneceğim’ dedi. Bu taslak gazetecilerin hayatını kurtaracaktı. Vekilin tartışması nedeniyle kanun o dönem Meclis’e yetişmedi. Yeni dönemde de bu kanun işlevsiz kaldı.”

Özışık konuyla ilgili Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’la görüştüklerini söyledi. “Bu sorun sadece benim değil, bütün internet medyasının sorunu” diyen Özışık şöyle devam etti: “2005 yılından beri gitmediğim, çalmadığım kapı kalmadı. Bu işin artık düzelmesi lazım. Basın kartı olmadığı için Ankara’da Meclis’e giremiyorsunuz. Akreditasyon alamıyorsunuz. Ben patron olduğum için bu yasa benim için dezavantaj. Ama ben bununla ilgileniyorum. Yapılacak tek şey var: Bir maddeyle basın yasasına tabii olacağız. Bu Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle olabilecek bir şey de olabilir. Taslağımızda şunu söyledik: Evet bir başı boşluk var. Bunu çözelim. Cumhurbaşkanının da bu işe sıcak bakmamasının sebebi içimizdeki kirlilikten kaynaklı. Örneğin bazı siteler manşet atıyor. Devletin bakanına şantaj yapıyor. Yani bir çıkmaz sokak var önümüzde.”

‘İLETİŞİM BAŞKANLIĞI KONUYA SICAK BAKIYOR’

“Ne olursa olsun bizim basın yasasına tabi hale gelmemiz lazım” diyen Özışık son olarak şöyle devam etti: “Türkiye Futbol Federasyonu veya spor derneği internet gazetecilerine akreditasyon vermiyor. Ama Şampiyonlar ligi, UEFA Türkiye’de oynandığı zaman biz oraya eleman gönderiyoruz. Türkiye’de UEFA müsabakalarına da gidip maç izliyoruz. ABD’de böyle bir akreditasyon yok. Bizde ne yazık ki olmuyor. Son olarak da şunu söyleyebilirim: Konuyla ilgili elimden geleni yapıyorum. İletişim Başkanlığı’yla da görüşmelerim sürüyor. İletişim Başkanı bu konuya sıcak baktıklarını ve konuyla ilgili çalışmalarının sürdüğünü söyledi.”

Gazete Duvar

Yorumlar