GÜNDEM

İbrahim Kiras, Nobel üzerinden Avrupa'nın ifade özgürlüğü ikilemini yazdı

Nobel ödülünün Sırp katliamını reddeden Handke'ye verilmesi tartışılırken Karar yazarı İbrahim Kiras, ödüllerin Avrupa merkezli siyasi ve entelektüel bir mantıkla verildiğini yazdı.

İbrahim Kiras, Nobel üzerinden Avrupa'nın ifade özgürlüğü ikilemini yazdı

Sırp katliamlarını reddeden Handke'nin Nobel ödülüne layık görülmesi Türkiye'de ciddi anlamda tartışma konusu olurken, Karar yazarı İbrahim Kiras'tan ödüllerin verilişine ilişkin önemli bir yazı geldi. 

Handke'ye ödül verilmesinin Avrupa'nın Sırp katliamlarına bakış açısını ele verdiğini söyleyen Kiras, İsrail'e yakınlaşan politikalarıyla ödülü alan Mısır'dan da Necip Mahfuz'u hatırlattı.

Kiras'a göre bu durum Avrupa'da hep söylenen ifade özgürlüğü algısının yeniden düşünülmesini gerektiriyor.

İşte Nobel ödülünü verenlerin ana mantığını ele veren yazı:

Nobel edebiyat ödülleri tıpkı barış ödülleri gibi büyük ölçüde siyasi ödüller aslında. Siyasi derken dünyayı yöneten gizli bir cemiyetin üyelerinin karanlık bir odada toplanıp “bu sene falancaya ödül verilsin” diyerek düğmeye bastıklarını kastetmiyorum. Dolayısıyla “Sırplar Boşnakları katletmedi” diyen Peter Handke’ye de bir komplo çerçevesinde verilmedi ödül.

Ancak şu var: Bu ödüller, belki ödüllendirme kurumunun doğası gereği, Batı dünyasında hâkim olan hissiyata ve özellikle Avrupa entelektüel kamuoyundaki genel eğilimlere en azından ters düşmeyecek bir anlayışla belirleniyor.

Demek ki “Sırplar Boşnakları katletmedi” diyen birinin ödül alabilmesi Avrupalıların bu meselede böyle bir bakışa kapalı olmadığını gösteriyor.

Bazıları diyor ki “Avrupa’da düşünce özgürlüğü diye bir şey var kardeşim. Yazarın edebi başarısı başka, siyasi görüşleri başka bir konu. Nobel jürisi bunları birbirine karıştırmadan bu ödülü vermiş işte.”

Keşke bu doğru olsa. Ama doğru değil. Sözgelimi Holokostu inkâr eden bir yazara verilebilir miydi bu ödül? Holokosta kadar gitmeyelim, faraza Orhan Pamuk “Ermeni tehciri soykırım değildir” deseydi bu ödülü alabilir miydi? Hepimiz gayet iyi biliyoruz ki bunun ne imkânı ne de ihtimali sözkonusu olurdu. İsveç akademisinin jüri üyeleri Türk romancının eserlerine ayılsalar da bayılsalar da ödül vermeye kalkışamazlardı.

Ama aynı ödül “Sırplar Boşnakları katletmedi” diyen bir yazara verilebiliyorsa bunun sebebi sözkonusu iki olay konusunda ödül jürisindeki kişilerin bizimkinden farklı bir görüşte olmaları değildir, bu görüşün Avrupa kamuoyu nezdindeki meşruiyetidir.

Yazının tamamı için tıklayın...

Yorumlar