GÜNÜN KÖŞE YAZARI

Gülse Birsel günün yazarı...

Gürse Birsel’in bugünkü Hürriyet’te “O fotoğrafa dudak bükülmesinin sebebi...” başlığı altında yayımlanan yazısındaki dileklerine, temennilerine katılalım ve günün yazarı seçelim...

Gülse Birsel günün yazarı...

Ey güzel insanlar!..
O mübarek güne…
Demokrasinin mütemmimlerinden biri olan sandık gününe sadece üç gün kaldı…
*
Haydi…
Artık hep beraber
sükûnete odaklanalım…
Çıkacak sonuç ne olursa olsun kabule odaklanalım…
Çıkacak sonuca tahammül etmeye odaklanalım…
Sadece ve sadece işimize bakacağımıza odaklanalım…
Önümüzdeki
2.5 yılda seçimi ağzımıza bile almayacağımız için istikrara odaklanalım…
*
Gürse Birsel’in bugünkü Hürriyet’te “O fotoğrafa dudak bükülmesinin sebebi...” başlığı altında yayımlanan yazısındaki dileklerine, temennilerine katılalım…
*
Takipçilerin çoğunun yazdıklarına katılacağını düşünürken, “Siyasete rağmen hepimiz ne olursa olsun kardeşiz” fikrine inancını yitirenlerin çoğaldığını görüp kederlenmemesi gerektiğini kanıtlayalım…
*
Siyasete rağmen hepimiz ne olursa olsun kardeşiz” fikrinin pekişmesine katkıda bulunalım…
*
Aşağıda yazısının tamamını alıntıladığımız Gülse Birsel günün yazarı…



O FOTOĞRAFA DUDAK BÜKÜLMESİNİN SEBEBİ...

BİRKAÇ gün önce çok tatlı bir fotoğraf dikkatimi çekti.

İki adamı sırtlarından görüyoruz. Birinin üzerinde “Hayır” kampanyasının yeleği var, diğerinde “Evet” kampanyasının. ‘Hayır’cı, ‘Evet’çinin omzuna kolunu atmış, karşıt görüşlerde, üstelik de propaganda görevlisi iki vatandaş, yan yana, sarılmış duruyorlar.

Bu fotoğrafı çok sıcak bulup tweet attım. Altına da “İsteyen istediği kadar bağırsın çağırsın. Bizim gerçek hikâyemiz budur” yazdım. Gerçekten de öyle düşünüyorum.

Sonrasında fotoğrafın altına yazılanlar beni şaşırttı ve üzdü.

50-60 kişi yorum yapmış. Twitter belirleyici değil elbette, 50 kişi de bir şey ifade etmez ama, önceki dönemlerle karşılaştırdığımda, net bir görüş farkı var.

Fotoğraf çekildikten sonra o ‘Hayır’ propogandası yapan adam kesin dayak yemiştir” gibi şakalar, “Bu kadar romantiklik de fazla, bırak allasen” gibi ifadeler, “Keşke, ama öyle bir noktaya geldik ki bunlar sadece temenni” diye üzülenler... Sosyal medya kullanıcıları Mustafa Sandal’ın eski bir şarkısındaki gibi “Benim aşka inancım kalmadı hiç” diyor! Ne acı.

Takipçilerin çoğunun yazdıklarıma katılacağını düşünürken, “Siyasete rağmen hepimiz ne olursa olsun kardeşiz” fikrine inancını yitirenlerin çoğaldığını görüp kederlendim.

Referandumun sonucu ne çıkarsa çıksın, 17 Nisan’da özellikle de iktidarın yapması gereken, artık acil olduğunu gördüğüm ilk iş: Kutuplaşmayı, psikolojik bölünmeyi bitirecek mesajlar vermek!

Yorumlar