GÜNDEM

Gazeteci Örsan Öymen mezarı başında anıldı...

Gazeteci Örsan Öymen 30. ölüm yıldönümünde mezarı başında anıldı. Arkadaşları Örsan Öymen'in gazeteciliğini ve kişiliğini anlattı bir kez daha...

Gazeteci Örsan Öymen mezarı başında anıldı...

Gazeteci Örsan Öymen 30. ölüm yıldönümünde mezarı başında anıldı. Anma törenine aynı adı taşıyan oğlu Örsan Kunter Öymen, eşi Gisela Öymen, kızı Yasemin Öymen, yeğeni Aslı Öymen, torunu Örsan Gedik, ağabeyi Altan Öymen, TGC Başkanı Turgay Olcayto, TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, Milliyet Yazı İşleri Müdürü Bertan Ağanoğlu, Oktay Ekşi, meslektaşları ve sevenleri katıldı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Öymen için yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Örsan Öymen çok değerli bir arkadaşımızdı, usta bir kalemdi. Ancak daha önemlisi medyanın bu zor durumunda Örsan gibi usta, cesur gazetecilere çok ihtiyacımız var. Onu 30 yıl önce kaybettik. Çok erken bir ölümdü. maalesef hayat dediğimiz şey böyle. Örsan için çok şey söylenebilir. Ancak kısa olarak şunlar söylenebilir. Çok usta bir gazeteciydi, haberin adeta kokusunu alırdı, yazıları hala severek okuduğum yazılardır. Çok iyi bir kalemdi. Kaybı basın topluluğumuz için acı vericidir. Onu sevgi ve özlemle anıyoruz. Örsan’ı anmak için toplananlara da ayrıca teşekkür ederim.”

Örsan Öymen’in oğlu Örsan Öymen’de bir konuşma yaptı. Öymen şöyle konuştu: “Bugün rahmetli babam Örsan Öymen’in ölümünün 30. yılı. Kısaca özetleyecek olursam en önemli özelliği birincisi çok insancıl olması, ikincisi çok cesur olması ve bu iki özelliği birden barındırması. Tabii bu yazılarına da yansımıştır. Her zaman halkçı, sosyal adaletten yana olan, demokrasiye inanmış olan bir gazeteci, yazardı. Ölmeden önce kaleme aldığı son kitabının adı “Bir İhtilal Daha Var” Türkiye’deki askeri darbelerin tarihçesini anlatıyordu ve 12 Eylül darbesinden sonra askeri darbelere karşı yazılmış olan belki de ilk kitaptı. Fakat Örsan Öymen demokrasiyi sadece seçimden, sandıktan ibaret görmezdi. Düşünce, ifade, basın özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, yasama, yürütme, yargı ve güçler ayrılığı, sosyal ve ekonomik adalete önem verirdi. Örsan Öymen’in gelecek kuşaklar için örnek bir gazeteci ve yazar, örnek bir insan olduğunu düşünüyorum. Onu sevgi, saygı ve özlemle anıyorum.”

Örsan Öymen’in ağabeyi Altan Öymen kardeşi hakkında şunları söyledi: “Örsan Öymen’ gazeteciliğe başladığı zaman iki patronu vardı. Birincisi bendim. Ben Tercüman Gazetesi’nin Ankara temsilcisiydim. Örsan bana gelir yardım ederdi, gazeteciliğe merakı belliydi. Gazeteci olmak istediği anlaşılıyordu. Fakat annem bundan memnun değildi. Bu oğlumda mı bu mesleğe girecek diye düşünüyordu. Bana da teşvik etmemden dolayı kızıyordu ama onun kendi hevesi vardı. Ve gazeteciliğe başladı. Manşetler falan iyi gidiyordu. Ama gazetedeki herhangi bir rahatsızlıkta “gazetede abisi var ” diye konuşuluyordu. Bundan hem kendisi hem ben rahatsız oluyorduk. Oktay Ekşi o zaman Dünya Gazetesi Ankara temsilcisiydi. Duydum ki ona transfer teklif etmiş. Örsan Dünya’da çalışmaya başladı ve böyle gelişti. İkinci patronu böylece Oktay bey oldu. Çok iyi bir gazeteciydi”

Oktay Ekşi ise Örsan Öymen’i şöyle anlattı: “Sevgili Örsan’ı gerçekten çok erken kaybettik. Aramızdan ayrıldığında derin bir üzüntü duydum. Tercüman Gazetesi’nde pırıl pırıl haberleri görünce Altan Öymen’in kardeşi Örsan Öymen’i keşfettim. O zaman lise talebesiydi. Ve ona iş teklif ettim. Kalemi harika, esprileri mükemmel, sempatik, ışık saçan bir kişiliği vardı. Nitekim Dünya Gazetesi’nde çok az bir ücretle işe başladı. Mükemmel işler yaptı.” 

Yorumlar