GÜNDEM

Fatih Altaylı ne diyeceğini beklemiş! Avustralya Başbakanı’nı örnek gösterip İmamoğlu'na seslendi

Ekrem İmamoğlu'nun Erzurum tatiline ilişkin Fatih Altaylı da sessizliğini bozdu. Özellikle İmamoğlu'nun yapacağı açıklamayı beklediğini söyleyen Altaylı, "Belediye başkanlığında daha 6 ayı yeni doldurmuşken, hele bir de deprem felaketinde gidip halka yakın olma gayreti gösterilmişken, oradan ayrılıp kayak tatiline gidemezsin." dedi.

Fatih Altaylı ne diyeceğini beklemiş!  Avustralya Başbakanı’nı örnek gösterip İmamoğlu'na seslendi

Fatih Altaylı bugünkü yazısına “İmamoğlu’nun tatilini niye yazmıyorsun?” diye soranlara cevap vererek başladı ve ardından İmamoğlu'nun tatil eleştirilerine verdiği cevap üzerinden devam etti. Programın 25 gün önceden yapılmasının bir anlam ifade etmediğini söyleyen Altaylı, "Elbette hiç kimseye ailesine vakit ayırmaması söylenemez.Ama o zaman böyle kamu görevlerine talip olmazsın. Ailenle ne istiyorsan yaparsın. Kimse de karışmaz.Ama büyük siyasi hedefler koyarsan o zaman kusura bakma ailen 80 milyondur. Onlara karşı sorumlu hale gelirsin.“Ben böyleyim, yerse” deme hakkına da kimse sahip değildir." diye yazdı.

Avustralya Başbakanı'nı örnek gösteren Altaylı, İmamoğlu'na şu sözlerle seslendi:

O yüzden kimseye kızmayacaksın Ekrem Başkan; “Başkanım ne işimiz var şimdi Palandöken’de kayakta. Siz  burada kayarsanız siyasi hayatınız da kayar” demeyen danışmanlarından başka!

Telesiyejde siyasi hayat

“İmamoğlu’nun tatilini niye yazmıyorsun?” diye soruyor bazıları.

Niye yazmadığımı birkaç şık olarak açıklayayım.

Beğendiğinizi alın sizin olsun.

- Yazmadım çünkü herkes yazdı zaten. Üzerine ne yazacaktım ki. Duymayan mı kaldı!

- Yazmadım çünkü İmamoğlu’nun tatilinin üzerinde tepinenlerin büyük bölümü başkalarının tatillerinden tek kelime yazamıyor.

- Yazmadım çünkü İmamoğlu bu konu ile ilgili ne diyecek onu bekledim.

- Yazmadım çünkü tatilin insani bir hak olduğunu düşünüyorum.
Bu şıkların birini seçebilir veya hepsi birden diyebilirsiniz. Fark etmez benim için. Bugüne kadar niye yazmadığımı anlatayım.

İster inanın, ister inanmayın.

Öncelikle İmamoğlu ne diyecek onu duymak istedim. Çünkü medyaya güvenim neredeyse sıfıra yakın. Kendi instagram fotoğrafı koyana kadar gerçekten kayağa gitti mi, gitmedi mi emin bile değildim.

Sonra oturup bir yazı yazdım ama hemen hemen aynısını bir başka köşede görünce, genel yayın yönetmenimize telefon açıp “İmamoğlu ile ilgili yazımı sayfaya koyma” dedim.

İnternette yazmanın böyle bir avantajı var. Sanki danışıklı dövüş bir yazı gibi görünsün istemedim açıkçası.

Gelelim bu konuda ne düşündüğüme.

Tatilin çok gerekli bir şey olduğunu düşünmeme, yöneticilik yaptığım yıllarda çalışma arkadaşlarıma tatil yapma konusunda neredeyse mecburiyet getirmeme rağmen İmamoğlu’nun Bodrum tatillerini ilk gündeme getirip eleştiren kişiyim.

Daha neredeyse koltuğa oturmadan tatil mi olur, üstelik de halka bu kadar çok söz verilmişken diyen benim.

Onu bir hatırlatayım.

Palandöken’deki kayak tatiline gelince.

Ekrem Bey’in açıklamasını okudum.

Olmamış.

Elbette aile önemli, elbette çoluk çocuğa zaman ayırmak lazım. 

Kim itiraz edebilir.

Ama bir milletin karşısına çıkıp “çalışma sözü” vermişken, her özelliğini eleştirsek bile çalışkanlığına hiç kimsenin laf edemeyeceği bir liderin karşısına çıkacak aday olarak görülür, gösterilir ve öyle davranırken, belediye başkanlığında daha 6 ayı yeni doldurmuşken, hele bir de deprem felaketinde gidip halka yakın olma gayreti gösterilmişken, oradan ayrılıp kayak tatiline gidemezsin.

Eşin, çocukların, yakınların gider.

Eminim şu anda başka önemli politikacıların çocukları da kayak cennetlerinde kaymakla meşguldür, bizi hiç ilgilendirmez.

Ama bir siyasetçi deprem bölgesinden kayak bölgesine atlamaz.

Programı 25 gün önceden yapmışmış.

Olabilir.

Kamu görevi böyledir.

Programı yaparsın, bir olay olur program mrogram kalmaz.

Elbette hiç kimseye ailesine vakit ayırmaması söylenemez.

Ama o zaman böyle kamu görevlerine talip olmazsın. Ailenle ne istiyorsan yaparsın. Kimse de karışmaz.

Ama büyük siyasi hedefler koyarsan o zaman kusura bakma ailen 80 milyondur. Onlara karşı sorumlu hale gelirsin.

“Ben böyleyim, yerse” deme hakkına da kimse sahip değildir.

Bakın Avustralya Başbakanı’na.

Ülkede yangınlar varken tatile çıktı diye uğramadığı hakaret kalmadı.

Memleketinde sokağa çakamaz hale geldi.

O yüzden kimseye kızmayacaksın Ekrem Başkan; “Başkanım ne işimiz var şimdi Palandöken’de kayakta. Siz  burada kayarsanız siyasi hayatınız da kayar” demeyen danışmanlarından başka!

Yorumlar