Fatih Altaylı ile Mehmet Ocaktan arasında ne fark mı var?..
Dün gece HaberTürk TV’de Ece Üner’in modere ettiği “Enine Boyuna”da; Mehmet Ocaktan’ı dinledim…
ADNAN BERK OKAN
Fatih Altaylı, dünkü Gazete HT’de başlığı altında yayımlanan makalesinin bir yerinde şöyle diyordu:
Berkin'in ölümü üzerine Türkiye'nin yaşayan en büyük ozanı Sezen Aksu, duygularını kaleme aldı ve içinde Başbakan'a yönelik ağır eleştiriler barındıran satırlar yazdı.
Vay sen misin bunları yazan.
Sezen Aksu bir anda bir grup dangalağın hedefi haline geldi.
Sezen Aksu'yu eleştirenler "Başbakancılar" olsa anlayacağım.
Ama değil, tam aksi Başbakan'ın en keskin muhalifleri.
"Sen referandumda 'yetmez ama evet'çi değil miydin, sen geçmişte bunları desteklemiyor muydun!" diye Sezen Aksu'ya demediğini bırakmayan bir "dangalaklar korosu" dinlemeye başladık.
Ve…
Dün gece HaberTürk TV’de Ece Üner’in modere ettiği “Enine Boyuna”da; Mehmet Ocaktan’ı dinledim…
Yok, hayır…
|
Liberalliğim ise 1971 yılında Sirkeci Sansaryan Han’daki 2. Şube’de tescillendi… Zabıtları bulabilirseniz göreceksiniz… Ve… Mehmet Ocaktan benim de aralarında olmaktan şeref duyduğum liberalleri“Buçuk Liberaller” olarak tanımladı… Kabul be Mehmet kardeş… Kabul… Kendi adıma “buçuk liberal” olmayı kabul ediyorum… Ama hiç olmazsa; “buçuk” da olsa varlığımdan onur duyuyorum… Ya sen?.. Sen buçuk bile değilsin ya… Sen, hiçliğinde onur duyabilecek misin?.. |
Başbakan’ın savunmak için düştüğü “zavallı” durumu aktarmayacağım…
Ölümler üzerinden yaptığı ayrımcılığa getireceğim sözü…
Bakın söz sırasının kendisine geldiği anlardan birinde ne dedi:
“Birisinin babası ‘vatan sağ olsun” dedi, ötekinin babası, ‘oğlumu Tayip öldürdü’”
“Birisi” dediği merhum “Burak Can”…
“Ötekinin babası” dediği merhum Berkin’in babası…
İşte o anda ense kökümden kuyruk sokumuma doğru sıcak bir kova cıva döküldü…
Mehmet kardeşşşş!..
İnsaf et be; insaf et Allah aşkına!..
Bir baba düşün…
On dört yaşındaki oğlu devlet kurşunuyla vuruluyor…
Ve o baba tam “270 gece” ölüyor…
Ve…
Öldüğü o 270 gece, ülkenin başbakanından “geçmiş olsun” dileği bekliyor...
“Bir ihtiyacınız var mı?” diye sorabileceğini umuyor...
Ama umdukları olmuyor…
Olmadı…
Mısır’da şehit düşen Mısırlı Esma için gözyaşı döken Başbakan ne “geçmiş olsun” dedi Berkin’in ailesine…
Ne de “bir ihtiyacınız var mı?” diye sordu…
Hem de Suriyeli çocuklar için milyarlarca dolar harcarken sormadı…
Suriyeli çocuklar için harcamasa mıydı?..
Elbette harcamakla iyi yaptı…
Ama…
Berkin için bir kuruş harcamasa da hiç olmazsa ailenin hatırını sorabilirdi…
Başbakan’ın merhametten yoksun, acımasız tavrını savunmak ne kadar insanidir bilemiyorum…
Ya da Fehmi Koru’nun dediği gibi, “siyaset yapıyor ve tam da seçim öncesi” savunması ne kadar insanî?..
Siyaset bu kadar mı köreltiyor insani duyguları?..
Ve…
Değer mi?..
Oysa…
Merhum Berkin’in annesi “geçmiş olsun deseydi (Başbakan’ın) ayaklarının altına yatardım” dedi…
Şimdi yine başa döneyim…
Fatih Altaylı “Merkez Medya” yöneticisi olarak yazıyor makalelerini…
Mehmet Ocaktan ise, “İktidar Medyası Yöneticisi” olarak yazıyor ve söylüyor her şeyi…
Altaylı; uzun süre Ak Parti Hükümeti’nin “Barış, demokrasi ve insan hakları” konusundaki başarılı çalışmalarını destekleyen ve fakat Berkin için gözyaşı dökerken Başbakan’ı da ağır şekilde eleştiren Sezen Aksu’ya hakaret eden Hükümet/Başbakan muhaliflerinin en etkin olanını eleştiriyor…
Ama…
Aynı Fatih Altaylı iktidar yandaşı olanları ve iktidarın Berkin’in ölümüne karşı takındığı “Merhametten yoksun” tavrı da eleştirebiliyor…
Peki ya Ocaktan?..
O sadece iktidarı ve Başbakan’ı övüyor…
Ona göre Başbakan bir melek kadar masum; Hz. Ebubekir kadar merhametli…
Ve…
Merhum Berkin “terörist”…
Neden?..
Başbakan öyle dediği için…
Peki, merhum Berkin’in terör yaptığına ilişkin zerre kadar bir kanıt, bir belge var mı?..
Yok elbette…
Ve ey güzel insanlar!..
Yazımı bir dua ile bitirecek ve diyeceğim ki:
“Allah’ım!.. Beni kullarından Mehmet Ocaktan’ın durumuna düşürme Ya rabbim!.. Düşüreceksen de eğer, hemen canımı al Allah’ım… Çünkü ben o utançla yaşamaktansa toprağın altında olmayı yeğlerim…”