POLEMİK

Fatih Altaylı Abdullah Gül ve Karar'ı uyardı; İktidar olmak için...

Fatih Altaylı, Abdullah Gül'e destek için Karar'ın televizyon kanalı kuracağı iddialarına çarpıcı bir yorum getirdi..

Fatih Altaylı Abdullah Gül ve Karar'ı uyardı; İktidar olmak için...

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Abdullah Gül'ü desteklediği iddia edilen Karar'ın televizyon kurma fikrini eleştirdi.

Fatih Altaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan örnek vererek "İktidar olmak istiyorsanız, kitlelere heyecan getirecek bir şeyler yapmalısınız, medya desteğiyle iktidar olunmaz. Olunsaydı tüm medyanın köstek olduğu Erdoğan tek başına iktidar olamazdı" ifadelerini kullandı.

İşte Fatih Altaylı'nın bugünkü yazısından bir bölüm:


İKTİDAR OLMAK İÇİN MEDYA GEREKMEZ

ANLADIĞIM kadarıyla siyasi bir hesabınız, siyasi bir gelecek beklentiniz varsa muhakkak bir medya kuruluşunuz olması gerekiyor.

İddia o ki, Karar Gazetesi Abdullah Gül yanlısı gazeteciler tarafından yayınlanıyormuş ve şimdi de Abdullah Gül’e destek verecek bir televizyon kanalı kuracaklarmış.

Aynı gazeteciler için daha önce de “Davutoğlu ekibi” diyorlardı.

Bana sorarsanız, eğer durum bu ise gerçekten yanlış bir düşünce.

Halkın içinden gelecek ve gerçekten umut veren bir siyasetçi için medya falan gerekmiyor.

En açık örneği bugün iktidarda olan AK Parti.

Bu partinin lideri, siyasette ilk kez büyük bir göreve talip olduğu zaman medya desteği falan yoktu, tam aksine medya kösteği vardı.

Buna rağmen İstanbul Belediye Başkanı oldu.

Sonrasında hapse girdi.

Sonrasında da bırakın medya desteğini, “Muhtar bile olamaz” diyen bir medya vardı karşısında.

Sıfıra yakın medya desteğiyle bir parti kurdu, o parti girdiği ilk seçimde iktidar oldu.

Medya desteksiz. O yüzden Abdullah Gül’dür veya başkasıdır fark etmez.

İktidar olmak için gereken tek şey, heyecan, bu heyecanı kitlelere aktaracak bir üslup ve bir fikir.

İktidara ancak öyle geliniyor.

Haaa, sonrasında iktidarda kalmak için medya desteği gerek mi?

Gerek.

Ama o da sorun değil, zaten bir kez iktidar oldun mu bütün medya senin.

Fatih Altaylı'nın yazısının tamamı için tıklayın

Yorumlar 1 yorum