MEDYA KÖŞESİ

Ertuğrul Özkök'ün dili varmadı mı?

Hürriyet yazarı Özkök, Namık Kemal, Nazım Hikmet, Ali Fuat Başgil'le birlikte Mehmet Akif Ersoy'u da saydı... Diğerlerini sürgün edenleri laf ederken, Akif'i sürgün edenleri es geçti!..

Ertuğrul Özkök'ün dili varmadı mı?

Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, son Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen çağrı yapılıp da yurtdışından dönmeyen firarilerin vatandaşlıktan çıkarılması uygulamasını eleştirirken, Mehmet Akif'i sürgüne zorlayanlara birşey söylemeye dili varmadı!..

Anlatalım;

Özkök bugünkü "Vatandaşlıktan çıkarmak sürgüne göndermek üstüne" başlıklı yazısında, bazı örnekler verip, onları sürgüne gönderenlerin bugün hiç de hayırla yadedilmediklerini yazdı...

Özkök örnek olarak da Namık Kemal, Mehmet Akif Ersoy, Nazım Hikmet, Ali Fuat Başgil, Zülfü Livaneli, Cengiz Çandar ve Cem Karaca gibi isimleri sıralıdı...

Özkök sürgüne gönderildiğini yazdığı her ismin daha sonra halkın gözünde edindiği değeri hatırlatıp, onları sürgüne gönderenlere birer çift laf edip, halkın gözünde düştükleri durumu yazdı...

Ancak Özkök bir tek ismi sürgüne mecbur edenlere birşey söyleyemedi...

O isim de Mehmet Akif Ersoy'du...

Ertuğrul Özkök hem Mehmet Akif'i sürgüne mecbur edenlere tek kelime laf etmedi hem de Ersoy hakkında yanlış bilgi verdi...

Çünkü Özkök'e göre, Mehmet Akif Ersoy, sürgün edildiği için İstiklal Şairi olmuştu...

Ama gerçek hiç de öyle değil!..

Çünkü Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı'nı tercihli sürgün hayatından önce yazmıştı...

İşte Ertuğrul Özkök'ün bugünkü yazısı:

VATANDAŞLIKTAN ÇIKARMAK, SÜRGÜNE GÖNDERMEK ÜZERİNE...

Osmanlı yönetimi, Namık Kemal’i sürgüne göndermişti.
Sürgüne gönderen öteki sultanlardan biri olarak kaldı...

Namık Kemal “Vatan ve hürriyet şairi” oldu...

Mehmet Âkif, Kurtuluş Savaşı’na katıldıktan sonra hayatını güvencede hissetmediği ve alınan bazı kararlara itiraz ettiği için Mısır’a yerleşti.

Bugün “İstiklal Marşı’nın şairi” olarak okul kitaplarımızda hak ettiği yere sahip.

Demokrat Parti hükümeti, Nâzım Hikmet’i vatandaşlıktan çıkardı.

Çıkaranların güzel sayfasına yazılmadı.

Nâzım, nesillerin şairi oldu.

27 Mayıs askeri darbe yönetimi Ordinaryüs Prof. Ali Fuat Başgil’i önce üniversiteden çıkardı. Sonra hayatını tehlikede hissettiği için yurtdışına gitmek zorunda bırakıldı.

Gönderenler silindi gitti. Ali Fuat Başgil hâlâ İstanbul Üniversitesi’nin büyük hocası olarak hatırlanıyor.

12 Mart ve 12 Eylül askeri darbe dönemlerinde Zülfü Livaneli, Cengiz Çandar, Melike Demirağ, Şanar Yurdatapan, Cem Karaca gibi aydınlar ve sanatçılar ülkesini terk etmek zorunda bırakıldı veya vatandaşlıktan çıkarıldı.

Sürgüne gönderenler, vatandaşlıktan çıkaranlar unutuldular...

Ötekiler bu milletin sanatçıları olarak yurda döndüler...

Şimdi bu dönem, bazı insanları sürgüne gönderdi, KHK’larla vatandaşlıktan çıkarılmaya hazırlanıyor...

Ne mi olacak...

Tarih, hangi dönemde olursa olsun, görüşleri, muhalefeti nedeniyle sürgüne gönderilenleri, ülkesini terk etmek zorunda bırakılanları ve vatandaşlıktan çıkarılanları nasıl yazdıysa...

Yine öyle tekerrür edecek.

Sürgüne gönderenleri, vatandaşlıktan çıkaranları nasıl yazdıysa...

O da öyle tekerrür edecek...

Bana ateş etmeyin... Ben demiyorum...

Hepimizin ortak tarihi böyle diyor...

Cumhuriyetçisinin de, laikinin de, muhafazakârının da, askeri darbecisinin de...

Hepsinin de ortak tarihi...

Yorumlar