GÜNDEM

Engin Ardıç bildiri yayınlayan 104 amirali topa tuttu!

Sabah gazetesi yazarı Engin Ardıç, emekli amirallerin yayınladıkları bildiriye dair, herkesin düşüncesini ifade hakkı olduğunu ama bu kalabalık ve toplu eylemin işin rengini değiştirdiğini belirterek, emekli amirallerin kendi işlerine bakmalarını söyledi.

Engin Ardıç bildiri yayınlayan 104 amirali topa tuttu!

Sabah gazetesi yazarı Engin Ardıç, emekli amirallerin yayınladıkları bildiriye dair, herkesin düşüncesini ifade hakkı olduğunu ama bu kalabalık ve toplu eylemin işin rengini değiştirdiğini belirtti. Ardıç, ‘’Ne yani, emekli olmayıp muvazzaf olsanız darbe mi yapacaktınız?’’ şeklinde emekli paşalara seslenerek, kendi işlerine bakmalarını söyledi.

Engin Ardıç, Mustafa Şentop’un yanlış anlaşıldığını, ortada Montrö’den vazgeçme diye bir şey olmadığını belirtti. Meselenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasını Montrö’ye “oranlama” gayretkeşliğinden kaynaklandığını ifade eden Ardıç, “ondan çıkan bundan da çıkar” mantığından, yakıştırma üzerine lafazanlıktan başka bir şeyin olmadığını söyledi.

Sabah gazetesi yazarı Engin Ardıç, emekli amirallerin yayınladıkları bildiriye dair, herkesin düşüncesini ifade hakkı olduğunu ama bu kalabalık ve toplu eylemin işin rengini değiştirdiğini belirtti. Ardıç, ‘’Ne yani, emekli olmayıp muvazzaf olsanız darbe mi yapacaktınız?’’ şeklinde emekli paşalara seslenerek, kendi işlerine bakmalarını söyledi.

Engin Ardıç, Mustafa Şentop’un yanlış anlaşıldığını, ortada Montrö’den vazgeçme diye bir şey olmadığını belirtti. Meselenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasını Montrö’ye “oranlama” gayretkeşliğinden kaynaklandığını ifade eden Ardıç, “ondan çıkan bundan da çıkar” mantığından, yakıştırma üzerine lafazanlıktan başka bir şeyin olmadığını söyledi.

İşte o yazı... 

Çatlayacaktım: Bütün internet sitelerinde var, pazar sabahı hiçbir gazetenin "kendisinde" yok.
Yetiştirememişler mi, sağ kulaklarının üstüne mi yatmışlar?
Tam 103 emekli amiral bir bildiri yayınlamış.
Herkesin düşüncesini ifade hakkı vardır ama böyle kalabalık ve toplu eylem işin rengini değiştirir...
Neymiş bu "mütekait bahriye paşalarının" derdi?
Tam metni de okuyamadık, Montreux'yü, yani Türk basınının yazmayı sevdiği şekliyle Montrö'yü savunuyorlar...
Kimsenin Montrö'den vazgeçtiği vazgeçeceği yok, nedir bu şiddet bu celal?
Bürokrasi eski "vesayet saltanatını" mı özledi yoksa?
Bu sefer de "Atatürkçü bir yaklaşımla gerçekleştirilecek reformlar" falan gibi laflar sıkıştırılmış mı araya?

Yazının devamı için tıklayın... 

Yorumlar