ANALİZ

Dokunulmazlığı yok alın atın içeri

“Yok artık daha neler” demekten kendimi alamıyorum… Hani neredeyse… “Ak Parti sempatizanı yazarlar Sayın Erdoğan’ın bir defa daha cumhurbaşkanı seçilmesini istemiyorlar” diye düşüneceğim…

Dokunulmazlığı yok alın atın içeri

“Yok artık daha neler” demekten kendimi alamıyorum… 

Hani neredeyse… 

“Ak Parti sempatizanı yazarlar Sayın Erdoğan’ın bir defa daha cumhurbaşkanı seçilmesini istemiyorlar” diye düşüneceğim… 

Ama… 

Meslektaşlarımın öyle saçma sapan bir amaçlarını olduğunu düşünmek bile istemem… 

* 

Yok eğer gerçekten bir bildikleri varsa… 

Ve… 

Hem cumhurbaşkanlığı hem de genel seçimleri Erdoğan ve Ak Parti’nin kaybetmesini istiyorlarsa… 

Kendilerini zorlamasınlar… 

* 

Meral Hanım’ın dokunulmazlığı yok… 

Bir şikâyete bakar… 

* 

Ve… 

Bir polis ordusu evine gidip Akşener’i alır… 

Bir savcı günlerce gözaltında tutar… 

Sonra ifadesini alır… 

Sonra tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk eder… 

Mahkeme tutuklar… 

Ve… 

Akşener seçime cezaevinden katılır… 

* 

Buyurun size yeni ve dişi Erdoğan… 

Hayırlı uğurlu olsun 

İYİ PARTİ İLE MÜCADELE YÖNTEMİ… 

İYİ Parti ile hiç ilgilenilmeseydi… 

Seçime giremeyeceği (YSK tarafından buna izin verilemeyeceği.) dedikodularına prim verecek açıklamalar yapılmasaydı… 

“24 Haziran’dan sonraki seçimlere baksınlar” diyerek seçmenleriyle kafa bulunmasaydı… 

* 

Ve… 

Ak Parti ve MHP sözcüleri İYİ Parti’nin seçime sokulmasına engel çıkarılacağı iddialarının demokrasimizi ve yargımızı hedef aldığını söyleseydi… 

“Büyük kongresini seçim tarihinden altı ay öncesinden tamamlamış bir siyasi partiyi seçime sokmamak demokrasimizin de YSK’nun da ayıbı olur” deseydi… 

İYİ Parti sıradan bir yeni parti gibi giderdi seçime… 

En önemlisi… 

İki gündür düzeyi düşürülerek eleştirilen gurup kurma eylemine gerek kalmazdı… 

EN DOĞRUSUNU SÖYLEDİ 

Kılıçdaroğlu sürekli YSK’ya çakıyor… 

Neden?.. 

Sayın Cumhurbaşkanı ne emrederse yapıyormuş… 

* 

Komik… 

Yahu YSK ne yapıyorsa Sayın Cumhurbaşkanı’nı zor durumda bırakmak için yapıyor… 

Referanduma “leke” süren YSK değil miydi?.. 
Sayın Cumhurbaşkanı mı emretti(!) YSK’ye “kirletin şu referandumu” diye?.. 

YSK, 50 – 60 damgasız oyu kabul etmeseydi CHP’nin referandum için söyleyecek bahanesi kalacak mıydı?.. 

* 

Ya en son yaptığı?.. 

15 CHP milletvekilinin İYİ Parti’ye transferini adeta meşrulaştırmadı mı?.. 

* 

En doğrusunu Sayın Cumhurbaşkanı söyledi: 

“YSK İYİ Parti’nin seçime girebileceğini Cumartesi günün açıklasaydı bu transferler olmaz demokrasimiz kirletilmezdi”… 

ONLARA HAKARET OLUYOR… 

Sevgili meslektaşlarım. 

Kimileriniz, pek çoğumuzun ve en çok de demokrasimizin başına bela olan DTP ile 15 CHP’li vekili lütfen eşitlemeyiniz… 

Eşitlerseniz (Ki eşitliyorsunuz.)… 

28 Şubat sürecinde her şeye rağmen partilerini terk etmeyen 85 onurlu DYP milletvekiline hakaret etmiş olursunuz… 

 

 

Yorumlar