GÜNDEM

Cumhuriyet yazarı Bedri Baykam’dan Kılıçdaroğlu’na kurultay itirazı

CHP’de kurultay tarihi yaklaşırken;Cumhuriyet Gazetesi yazarı Bedri Baykam'dan Kılıçdaroğlu’na itiraz geldi. Baykam, Kılıçdaroğlu’nun, seçilecek liste dışında kimsenin katılamayacağını üstelik de korona döneminde kurultay yapma kararının hayal kırıklığı olduğunu köşesine taşıdı.

Cumhuriyet yazarı Bedri Baykam’dan Kılıçdaroğlu’na kurultay itirazı

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 37. olağan kurultayı, 25-26 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek. Partililer, yapılacak kurultay için gün sayıyor. 

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Bedri Baykam da bugünkü köşesinde kurultayı hatırlatarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, korona döneminde ve seçilecek liste dışında kimsenin katılamayacağı bir kurultayı gerçekleştirmesinin hayal kırıklığı olduğunu ifade ederek sözlerine şu şekilde devam etti:"Sayın Kılıçdaroğlu, demokrasi arayan yurttaşlarımız hiç kimseye göbekten bağlı değiller. Samimi insanlar, doğrularınızı alkışlar, yanlışlarınızı eleştirir. Örneğin, Gezi hiç yaşanmamış gibi Cumhurbaşkanlığı’na Ekmeleddin İhsanoğlu’nu önerdiğinizde, ihraç tehditleri ile partide muhalefeti susturmaya çalıştığınızda ya da kurultayı örgütsüz, halksız, onur üyelerini dışlayarak, alelacele toplamaya çalıştığınızda, tabii ki eleştiriliyorsunuz.”

Kılıçdaroğlu’nun, kaset krizi sonrasında Önder Sav’ın desteklediği kurultaydan  oy birliğiyle genel başkan seçildiğini aktaran Baykam "Mutlu olduk, sizden beklediğimiz çok şey vardı. Özellikle canlı yayınlarda, yolsuzlukla mücadele tartışmalarında, son derece başarılı sınavlar verirken daha yakından tanıdık. Sempatik, mütevazı kişiliğinizle öne çıkıp güven verdiniz.”dedi.

İşte Bedri Baykam'ın o yazısı:

Sayın Kılıçdaroğlu, CHP örgütü ve muhalefette güçlü ses arayan yurttaşlar, en görkemli kurultayı beklerken, siz tersine, hem de korona döneminde, neredeyse seçilecek liste dışında kimsenin katılamayacağı bir kurultayı, itirazları yok sayarak toplama niyetindesiniz. Bu, büyük bir hayal kırıklığı...

Sayın Kılıçdaroğlu, demokrasi arayan yurttaşlarımız hiç kimseye göbekten bağlı değiller. Samimi insanlar, doğrularınızı alkışlar, yanlışlarınızı eleştirir. Örneğin, Gezi hiç yaşanmamış gibi Cumhurbaşkanlığı’na Ekmeleddin İhsanoğlu’nu önerdiğinizde, ihraç tehditleri ile partide muhalefeti susturmaya çalıştığınızda ya da kurultayı örgütsüz, halksız, onur üyelerini dışlayarak, alelacele toplamaya çalıştığınızda, tabii ki eleştiriliyorsunuz. Tüzükte yer alan bir hakkı kim, hangi gerekçeyle iptal edebilir? Öte yandan, Ankara’dan İstanbul’a Adalet Yürüyüşü’nü başarı ile gerçekleştirdiğinizde, büyük şehirlerde ve birçok noktada yerel seçimleri doğru adaylarla kazandığınızda, iktidara kanıtlı eleştirileri doğru üslupla yaptığınızda da sizi alkışlıyorlar. Kimseden size biat etmelerini beklemeyin, buna alışın.

Ne umutlarımız vardı, bir bilseniz!

Sayın Kılıçdaroğlu, kaset krizi sonrasındaki kaosta, Sayın Önder Sav kurultayda oybirliği ile başkanlığa gelmenizi sağladı. Mutlu olduk, sizden beklediğimiz çok şey vardı. Özellikle canlı yayınlarda, yolsuzlukla mücadele tartışmalarında, son derece başarılı sınavlar verirken daha yakından tanıdık. Sempatik, mütevazı kişiliğinizle öne çıkıp güven verdiniz.

Hatırlarsınız ki, 2003’te CHP Genel Başkanlığı’na aday olduğumda, kurultay sürerken dünyada görülmemiş şekilde, seçime iki saat kala tüzük değiştirilmiş, yarış engellenmişti. O günlerde, tam bir yapısal demokratik devrim sözü vermiştim. Mantık çok sadeydi: Yozgat belediye başkan adayını Yozgatlı CHP’li üyeler seçsin; Beşiktaş ilçe başkanını Beşiktaş CHP üyeleri; Diyarbakır milletvekili adaylarını bu ilin üyeleri seçsin. Böylece kimse adaylıklar için araya insan koymaz, genel merkezin önünde adeta yalvarır gibi bekler duruma düşmez. Herkes kendi gücüyle seçilir, şikâyet kalmaz.

Yazının tamamı için tıklayınız

Yorumlar