GÜNDEM

Cumhuriyet gazetesi davası başladı... Duruşmada neler oldu?...

Cumhuriyet gazetesi yazar yönetici ve çalışanları hakkında açılan davanın ilk duruşması başladı... Duruşma öncesi ve duruşma sırasında neler yaşanıyor?..

Cumhuriyet gazetesi davası başladı... Duruşmada neler oldu?...

Cumhuriyet gazetesinin yazar, çizer ve yöneticilerinin aralarında bulunduğu 12’si tutuklu 19 çalışanı, bugün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde hâkim karşısına çıktı. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndaki davada neler oluyor?..

Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç, Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Almanya'da bulunan gazetenin eski yayın yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel, Cumhuriyet Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay, gazetenin okur temsilcisi Güray Öz, gazetenin çizeri Musa Kart, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri Önder Çelik ve Bülent Utku, Cumhuriyet Vakfı Danışma Kurulu üyesi avukat M. Kemal Güngör, Cumhuriyet muhabiri Ahmet Şık ve gazetenin köşe yazarlarından Hakan Kara, Aydın Engin ile Hikmet Çetinkaya'nın de aralarında bulunduğu 19 kişi hakkında, Türk Ceza Kanunu'ndaki 'anayasal düzene karşı suçlar' ve Terörle Mücadele Kanunu'nun ceza artırımını öngören düzenlemesi kapsamında 7,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezaları isteniyor.

24 Temmuz Basın Bayramı'yla aynı güne denk gelen dava 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülüyor...

Cumhuriyet davası için IFJ, EFJ, IPI, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, PEN gibi çok sayıda uluslararası gazeteci ve yazar örgütlerinin temsilcileri Türkiye’ye geldi. CHP, HDP, Haziran Hareketi, EMEP, Halkevleri, DİSK gibi birçok parti ve partili ile sivil toplum örgütü de adliye önünde yer aldı.

Uluslararası Basın Enstitüsü Medya ve İletişim Direktörü Steven Ellis, "Bugün bu davaya, uluslararası dayanışma mesajımızı iletmek için geldik. Burada Sınır Tanımayan Muhabirler, Basın ve Medya Özgürlüğü işin Avrupa Merkezi ve Uluslararası Yayıncılar Birliği'ni temsil ediyoruz. Burada aynı zamanda Türkiye hükümetine mesaj vermek istiyoruz. Muhalefeti susturmayı ve hesap vermekten kaçınmak için açılan davalar sonuçsuz kalacaktır. Bu dava, gazeteciliği bir suç haline getirmek için. Bu dava 17 gazeteci ve yöneticinin kaderinden çok daha fazlasına karar verecek. Bu dava bu ülkede demokrasinin bir yeri olup olmadığını gösterecek. Biz işini yaptığı için hapiste olan her gazeteci için mücadelemize devam edeceğiz" dedi.

Dava öncesi Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanan çok sayıda gazeteci ve milletvekili, gazetecilere özgürlük sloganları atarak, gökyüzüne balonlar bıraktı.

Açıklamaların ardından gruptakiler adliyeye duruşmanın yapılacağı kata çıktı...

KADRİ GÜRSEL'İN OĞLUNA SARILMASINA İZİN YOK

Çok sayıda izleyici salonda yer olmadığı için dışarda kalırken, sanıkların salona alınmasının ardından ilginç bir tablo yaşandı... Duruma salonunda Kadri Gürsel'in oğlu Erdem babasına sarılmak için tutukluluların olduğu yere geldi. Jandarma komutanı baba oğulun sarılmasına izin vermedi.

AHMET ŞIK: TEK DİKİLİ AĞACIM KIZIM...

Saat 11.00 sularında duruşma başlarken, savunmalara geçilmeden önce kimlik tespiti yapıldı ardından da iddianamenin özeti okundu...

Ahmet Şık'a 'Çocuğunuz var mı' diye soruldu. Şık "Gurur duyduğum bir kızım var" diye cevap verdi. Şık malvarlığına ilişkin sorulan soruyu ise "tek dikili ağacım kızım" diye yanıtladı.

Mahkeme başkanının “Sabıkan var mı” sorusuna gazetenin karikatüristi Musa Kart, “Henüz yok” yanıtını verdi.

 Tutuklu Cumhuriyet’çiler salona girişte alkışlarla karşılandı.

MURAT SABUNCU'NUN SAVUNMA BELGELERİNE JANDARMA EL KOYDUĞU İÇİN...

İlk olarak Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’nun savunma yapması bekleniyordu ancak jandarma cezaevinde savunma belgelerine el koyduğu için savunmasını yarın yapmak istedi. Mahkeme bu talebi kabul etti.

KADRİ GÜRSEL: İLETİŞİM KURAN BEN DEĞİLİM...

Kadri Gürsel de savunmasında, "Bu iddiaların tamamı gerçek dışıdır. Bylock suçlaması akla mantığa aykırıdır. Böyle bir suç varsa tüm ülke zan altındadır. İddia makamı HTS kayıtlarıma bakmamıştır. Bu ihmal ya da kötü niyettir" dedi. 

"İletişim kurduğum iddia edilen 102 bylock kullanıcısından 85'i bana SMS atmış, 17'si beni aramış. İletişim kuran ben degilim." diyen Kadri Gürsel, "Ahmet Altan'ı babası Çetin Altan'ın vefatı nedeniyle aradım, telefonu da açmadı zaten. 112 kişi iddiası tamamen asılsızdır" ifadelerini kullandı.

"Yenigün Haber Ajansı imza yetkilisi ve Cumhuriyet Vakfı başkanı değilim" diyen kadri Gürsel, "Fezleke iftiralarla doludur" suçlamasında bulundu...

Duruşma avukatların savunmalarıyla devam ediyor...

Yorumlar