POLEMİK

Cem Küçük: Anayasa Mahkemesi üyeleri istifa edecek mi?

Türkiye yazarı Cem Küçük, Anayasa Mahkemesi'nin Şahin Alpay ve Mehmet Altan konusunda hatalı kararlar verdiğini belirterek Can Dündar örneğini verdi.

Cem Küçük: Anayasa Mahkemesi üyeleri istifa edecek mi?

Türkiye yazarı Cem Küçük, Anayasa Mahkemesi'nin Şahin Alpay ve Mehmet Altan konusunda hatalı kararlar verdiğini belirtti..

Cem Küçük, Anayasa Mahkemesi'nin geçmişte de bir çok hatalı kararları olduğunu savunarak "Son örneğini Can Dündar'da yaşadık. Bir hatalı karar verildi o da kaçtı gitti şimdi Türkiye aleyhine PR yapıyor" dedi.

İşte Cem Küçük'ün bugünkü yazısından bir bölüm


Bizi Ayıran Nehir: Anayasa Mahkemesi

Çok iyi bir doktor aynı zamanda muazzam bir katil olabilir. İnsan vücudunun en hassas yerlerini bildiği için hangi organa nasıl temas edeceğini bilir. Doktorluk kıymetli ve en meşakkatli mesleklerden biridir.  Ama kötü niyetli bir doktor mesleğini olmadık amaçları için kullanabilir. Jack Kevorkian böyle bir doktordu. Aslında her meslek biraz böyledir.

Türkiye'de demokrasinin yerleşmesi meselesi biraz da işinin ehli olan ve bürokrasi içerisinde yer etmiş insanların tavrıyla alakalı. Demokrasinin askıya alındığı ya da zorlandığı dönemde ülkeye en çok zararı olanlar, gücü elinde tutanlardı. Kim bu gücü elinde tutanlar? Elbette bürokrasi.

1960 darbesi oldu. Sonrasında Yassıada'da yaşananlar bir utançtır. Evet 1960 darbesini askerler yaptı ama sonrasındaki fecaatlerin sorumluluğu hukukçularındır. Cemal Madanoğlu tutuklanan çoğu Demokrat Partili siyasetçiyi bırakmış ama hukukçular yeniden tutuklattırmışlardı. Neden mi? Çünkü onlara göre eğer gereken tedbirler alınmasa siyasetçiler sonradan darbecileri yargılayabilirdi. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Ömer Altay Egesel, Tarık Zafer Tunaya, Salim Başol gibi hukukçular adalet kavramının içini boşaltmışlardı.

Yassıada davaları ve sonrasındaki idamlar Türk tarihine hukuk darbesi olarak geçti. Şimdi hukuku işlemez hâle getiren kim oldu? Elbette yargıçlar. Sonrasında kapatılan partiler, siyasi yasaklar hep bu dönemin eseri oldu. 1961 Anayasa'sıyla getirilen Anayasa Mahkemesi, Demokles'in Kılıcı gibi hep bir tehdit oldu.
Türkiye'de eğer hukuk hep tartışılıyorsa bunun baş müsebbibi yargıçlar, savcılardır. Yakın dönemde Refah Partisi ve Fazilet Partisi'ni kapatan, 2002 seçimlerinde aynı maddeden yargılanan Hasan Celal Güzel'e seçme hakkı verilirken, Tayyip Erdoğan'a seçilme hakkını vermeyen Anayasa Mahkemesi'ydi.

2007'de 367 garabetine imza atan, kimsenin anlam veremediği bu kararı alan gene AYM'ydi. Hukuk bu ülkede tartışılıyorsa bunun sebebi hukuk adamlarının kendisidir. Siyasiler milletin seçtiği insanlardır. Eğer yanlış yaparlarsa millet onlara cezasını seçimlerde keser. Ve yanlış yapan her siyasi mutlaka sandıkta bunun neticesini almıştır. Ama hukuk adamı yanlış yaparsa ne olacak? Anayasa Mahkemesi, Can Dündar konusunda bariz yanlış karar verdi. Bunda kimsenin şüphesi yok. Can Dündar kaçtı gitti. Her gün Türk devleti aleyhine yurt dışında PR yapıyor.

Anayasa Mahkemesi bir yanlış kararı daha Şahin Alpay ve Mehmet Altan'da verdi. Şeklen incelemesi gereken bir başvuruyu içeriğe girerek yetki gasbı yaptı. Hukuku bilen herkesin dediği bu. Peki AYM yanlış karar alırsa ne olacak? Olmayan yetkisini kullanırsa, yani hukukun genetiğiyle oynarsa bunun sorumluları ne diyecekler? Elbette AYM nihai mahkemedir. Kararları Resmî Gazete'de yayınlandığında uygulanmak zorunda. Şimdiye kadar 13. ve 26. Ağır Ceza Mahkemeleri AYM kararlarına uymadı. Resmî Gazete'de yayınlanınca bakalım ne olacak?

Diyelim ki birinci derece mahkemeler AYM kararına gene uymadı. Sonra AİHM devreye girecek? AİHM de yüzde yüz Alpay ve Altan'ı savunacaktır. Sonraki gelişmeler eğer AYM üyelerinin istediği gibi olmazsa acaba ne yapacaklar?

İstifa ederler mi ya da hiçbir şey olmamış gibi devam ederler mi, onu zaman gösterecek.

Cem Küçük'ün yazısının tamamı için tıklayın

Yorumlar