GÜNDEM

Burhanettin Duran erken seçim isteyen muhalefetin amaçlarını açıkladı

Sabah Gazetesi yazarı Burhanettin Duran, partilerin güncel siyaset gündemlerini hatırlatıp; erken seçim isteyen muhalefetin amaçlarını ve ittifaklardaki değişim ihtimallerini  köşesine taşıdı.

Burhanettin Duran erken seçim isteyen muhalefetin amaçlarını açıkladı

Sabah Gazetesi yazarı Burhanettin Duran, bugünkü köşesinde güncel parti siyasetinin gündeminde; sosyal medya düzenlemesi, Ayasofya, çoklu baro teklifi, İstanbul Sözleşmesi,LGBT, Z kuşağı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin temel belediyecilik hizmetlerindeki gerilemesi gibi konuların olduğunu söyleyerek sözlerine şu satırları ekledi, "Bu sıcak maddelerin yanı sıra süreklilik arz eden iki temel husus ise olası erken seçim ve ittifaklardaki değişim ihtimalidir. Cumhur İttifakı cenahından gelen "seçimler 2023'te yapılacak" açıklamalarına rağmen İP Genel Başkanı Akşener, bu ihtimali dile getirmekten vazgeçmiyor. En son ekim-kasım gibi bir seçimin Başkan Erdoğan'ın "masasında olduğunu" iddia etti. Daha önce de yazdım; muhalefetin bu tartışmaya devam etmesinin sebebi, bir erken seçim beklemekten çok "Türkiye'yi seçim ortamında tutma" arzusudur." 

İYİ Parti lideri Meral Akşener’in, ekim-kasım ayında yapılacak bir erken seçimi işaret etmesinin çok ilginç olduğunu ifade eden Duran, "Zira bazı dinamik çevrelerin ABD'deki başkanlık seçimlerini beklediği, Trump'ın seçilemeyip Demokratların iktidara gelmesi durumunda Türkiye üzerinde Transatlantik ittifakın baskısının artacağını hesap ettiği biliniyor. Washington'un "yeni bir demokrasi promosyonu" söylemiyle Ankara'yı da sıkıştırmasını umuyorlar. Böylece erken seçim ortamının oluşmasını bekliyorlar.” dedi. 

İşte Burhanettin Duran'ın o yazısı:

Güncel parti siyasetinin gündeminde sosyal medya düzenlemesi, Ayasofya, çoklu baro teklifi, İstanbul Sözleşmesi, LGBT, Z kuşağı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin temel belediyecilik hizmetlerindeki gerilemesi gibi konular var. Bu sıcak maddelerin yanı sıra süreklilik arz eden iki temel husus ise olası erken seçim ve ittifaklardaki değişim ihtimalidir. Cumhur İttifakı cenahından gelen "seçimler 2023'te yapılacak" açıklamalarına rağmen İP Genel Başkanı Akşener, bu ihtimali dile getirmekten vazgeçmiyor. En son ekim-kasım gibi bir seçimin Başkan Erdoğan'ın "masasında olduğunu" iddia etti. Daha önce de yazdım; muhalefetin bu tartışmaya devam etmesinin sebebi, bir erken seçim beklemekten çok "Türkiye'yi seçim ortamında tutma" arzusudur. Bu sağlanabilirse ekonomik durumu eleştiri konusu yapabileceklerini düşünüyorlar. Dahası, bu tartışmayı ittifaklar içi ve arası polemikleri canlı tutarak Erdoğan karşıtı bir cepheleşmeyi büyütmenin bir yolu olarak görüyorlar.

***

Akşener'in ekim-kasım ayına işaret etmesi çok ilginç. Zira bazı dinamik çevrelerin ABD'deki başkanlık seçimlerini beklediği, Trump'ın seçilemeyip Demokratların iktidara gelmesi durumunda Türkiye üzerinde Transatlantik ittifakın baskısının artacağını hesap ettiği biliniyor. Washington'un "yeni bir demokrasi promosyonu" söylemiyle Ankara'yı da sıkıştırmasını umuyorlar. Böylece erken seçim ortamının oluşmasını bekliyorlar. Bu yaklaşımın temel iki hesap hatası var.
İlki, Başkan Erdoğan'ın gücü ve Cumhur İttifakı'nın dayanışması, dış konjonktürün Türkiye'yi hedefleyen politikalarını yönetebilecek bir kıvamda. Suriye, Irak, Doğu Akdeniz ve Libya dosyaları buna örnek.AK Parti, tüm iktidarı boyunca dış-iç politika etkileşimini yönetmede geniş bir tecrübe sahibi.

Yazının tamamı için tıklayınız



Yorumlar