GÜNDEM

Barış Terkoğlu, uyardı! Sizin de kapanan hattınız varsa dikkat!

Türkiye'de milyonlarca kapatılan veya kullanılmayan cep telefonu hattı mevcut. Peki bu hatlara ne oluyor? Kimlerin eline geçiyor ve nasıl kullanılıyor? İşte Barış Terkoğlu, ABD'li bir mağdur üzerinden bu tehlikeye dikkat çekti.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, ABD vatandaşı olan Epstein isimli bir iş insanının başına gelen bir olayı anlattı ve kullanılmayan GSM hatları ile ilgili uyarılarda bulundu.

Bu hatların çetelerin eline geçtiğini belirten Terkoğlu, Epstein'in İstanbul'da yaşadıklarını an be an anlattı.

İşte Terkoğlu'nun yazısı:

Sadece filmlerde olur sanıyordum. Japonya’da ev hapsinde tutulan Nissan’ın eski CEO’su Carlos Ghosn gerçekleştirdi. 26 kamerayla izlenen, 3 nöbetçinin olduğu evden kaçtı. Üzerinde hava delikleri bulunan bir müzik kutusunun içinde Japonya’dan uçağa bindi. 30 Aralık’ta İstanbul’a vardı. İşbirlikçileri sayesinde kutudan çıkıp başka bir uçakla Beyrut’a giderek kurtuldu. Dünyanın konuştuğu olayda yolsuzluk bahane miydi? Olayın ardında Ghosn’un söylediği gibi Nissan’daki Japon sermayesi ile Fransız sermayesinin savaşı mı vardı? Kuşkusuz olay daha çok konuşulacak.


Hikâyeyi irdelerken başka bir dosya ile karşılaştım. Kahramanı yine uluslararası bir yönetici, mekân ise yine bizim artık giremediğimiz İstanbul Atatürk Havalimanı’ydı. Hikâye bugüne kadar basından gizli tutulmuştu.

Basit hırsızlıktan gözaltına alınan finansçı

Size önce Hobart Lee Epstein’den bahsedeyim. Evet, ismi bile Doğu ile Batı’nın sentezi kokuyor. Çünkü öyle. 18 Ocak 1957’de doğan Epstein, Kore kökenli ABD vatandaşıydı. Amerikalı bir aileye evlatlık verilmişti. Şikago’da büyütülmüş, Kaliforniya ve Los Angelas’ta üniversite eğitimi almıştı. Amerika, Avrupa ve Asya’da 30 yıldan fazla uluslararası bankacılık yapmıştı. Özgeçmişinde Goldman Sachs gibi ünlü şirketlerin üst düzey yöneticiliği olan Epstein, Tongyang Menkul Değerler AŞ’den 2012’de ayrıldıktan sonra Lodestone Partner’ı kurmuştu. Kore Yatırım Holding’in yönetim kurulu üyesiydi. Kore-Çin Kültürel Birliği’nin başkan yardımcılığını yürütüyordu. Dünya Ekonomik Forumu dahil birçok toplantıda konuşmacıydı.

Hayat, parası olanlara kendilerini övmek için yeteri kadar fırsat verir. Biz, özgeçmişini bırakıp Türkiye’ye uzanan öyküye gelelim.

Epstein’ın oğlu bir Türk kızını sevdi. Evlenip Ankara’ya yerleşmişlerdi. Epstein, zaman zaman gelip ailesini görüyordu. 22 Aralık 2016 günü de İstanbul’a bunun için indi. Pasaport kontrolüne geldiğinde ise hayatını değiştiren olay yaşandı. Polis, Epstein’a hakkında yakalama kararı olduğunu, gözaltına alındığını söyledi. Suçlama hırsızlıktı. Epstein, Mersin’de bir arabanın camını kırarak içindekileri çalmakla suçlanıyordu.

Türkçe bilmiyordu, çevirmen yoktu. Bir bölmeye konuldu. Önden, yandan fotoğrafları çekildi. Parmak izi alındı. Türk gelinini arayarak gözaltında olduğunu haber verebildi. Yakınları Epstein’ı kurtarmak için harekete geçti.

Sahte pasaportla etkinleştirilen hat

Ünlü bir iş insanı basit hırsızlıkla suçlanıyordu. Herkesin kafası karışmıştı. Ama karmaşık hikâye neyse ki çözülebildi.

Epstein, Türkiye’ye geldiğinde havalimanında stand kuran iletişim şirketlerine gidiyor, pasaportuyla başvuruyor, kendisi adına kontörlü hat alıyordu. Türkiye’de olduğu sürece daha ucuza geldiği için kullandığı hat kimi zaman hareketsizlikten iptal oluyor, bu durumda işlemi tekrar ediyordu.

21 Ağustos 2014’te Türkiye’ye geldiğinde de aynısını yaptı. “3241” ile biten hattı Türk Telekom gişesinden satın aldı. 5 Eylül 2014 tarihinde Türkiye’den ayrılana kadar, daha sonra 22 Aralık 2014 - 21 Ocak 2015 arasındaki sonraki ziyaretinde de kullanmaya devam etti. 16 Eylül 2015’te Türkiye’ye döndüğünde, aynı gişeden, hattının 180 gün kullanılmadığı için iptal edildiğini öğrendi. Yeni bir hat alıp yoluna devam eden Epstein’ın bilmediği bir şey vardı. O da Türkiye’de hırsızlık ve yolsuzluk sisteminin sandığından çok daha karmaşık olduğu.

Türkiye’deki çeteler, iletişim şirketlerindeki işbirlikçileriyle kapanan bu hatları takip ediyorlardı. Özellikle yabancılar üzerine kayıtlı olanlar “sarı çizmeli Mehmet Ağa” durumundaydı. O nedenle daha işlevliydi.

Epstein’ın kapanan hattı, 28 Temmuz 2015’te Türk Telekom’da yeniden etkinleştirilmiş, 31 Temmuz 2015’te ise Turkcell’e taşınmıştı. Bütün bunları ise Epstein’ın adını taşıyan ama vatandaşı olduğu ülke (ABD) dahil hiçbir bilgisi uyuşmayan sahte bir pasaportla (Avustralya) yapmışlardı.

Çalıntı telefonlara takılıyor

Peki, bunu neden yaptılar?

Yazının tamamı için tıklayın...

Yorumlar