GÜNDEM

Barış Terkoğlu kadın cinayetlerini yazdı: Yakılan kadının son sözü

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, yakılarak katledilen Aylin Sözer'in ardından kadın cinayetleri ile ilgili tüyleri diken diken edecek bir yazı kaleme aldı.

Barış Terkoğlu kadın cinayetlerini yazdı: Yakılan kadının son sözü

Yakılan bir kadının son sözü başlıklı yazısında Terkoğlu, babası tarafından annesi katledilen kızların konuştuğu bir kitaptan örnekler verdi. Terkoğlu, kimi namus, kimi töre, kimi kıskançlık gerekçesiyle öldürülen kadınların hikayelerini hatırlattı. 

İşte tüyleri diken diken eden ifadelerin olduğu o yazı:

Her an yıkılacakmış gibi duran ahşap bir ev. İçeriden yükselen çığlıklar.

Evimizin bitişik bahçesindeki binadan gelen sesleri çocuk yaşımda duymuştum. Bir battaniye içinde taşınan bedeni gördüğümde, “delik deşik” kelimesinin ne demek olduğunu anlamıştım.

“Namus cinayeti” dediler. Babalarının annelerini öldürmesini az önce dehşetle izleyen beş çocuğu, akrabaları eşya gibi paylaştı. Oyun arkadaşlarımıza veda bile edemedik. Mühürlenmiş evin önündeki naylon ipte, henüz kurumamış elbiseleri asılı kaldı. Ne zaman baksak, “o çocuklar şimdi ne yapıyor” diye düşünürdük.

Bir gün değil, her gün. Bir saniye değil, her saniye. Kadınlar öldürülüyor. Yakılan Aylin Sözer, vahşetin en ortaçağ hali sadece...

Baba yerine ‘o adam’
Ne zaman bir kadının öldürüldüğünü duysam, aklıma kurusun diye bırakılmış o kıyafetler gelir. Cinayeti bıçakla, silahla, benzinle işleyen hapse girer; “namusunu temizledi” diye sırtını okşarlar. Ona bir soyun temizleyicisi gözüyle bakarlar.

Oysa bir kadın, dünyaya son kez bakarken dahi, gözlerinde kendinden sonra yaşasın diye yarattıkları vardır. Bir kadın ölünce, çocuk da ölür. Geride sadece nefes alan bir soyadı kalır.

Gamze Erükçü Akbaş’ın “Baba Anneyi Öldürdüğünde” kitabını okuyorum. Akbaş, yapılmayanı yapmış, o son çığlığı duyan çocukları bulmuş. “Babam annemi öldürdü” diyenlerle konuşmuş.

Verdiği rakamlardan öğreniyoruz. Kocası tarafından öldürülen kadınların yarısı aynı zamanda anne. Bu aileler içindeki her üç çocuktan biri “o an”a tanıklık ediyor.

Yazının tamamı için tıklayın...

Yorumlar