GÜNDEM

Ayşe Böhürler: Yaşamayan bir İslâm tasavvuru ile bu sorunları yok mu sayacağız?

Yeni Şafak yazarı Ayşe Böhürler, Müslüman ülkelerdeki kadın sünneti, töre cinayeti, toplu tecavüz, çocuk yaşta evlilik sorunlarını işaret ederek "Gözümüzü kapatıp muhayyel, yaşamayan bir İslâm tasavvuru ile bunları yok mu sayacağız?" diye sordu.

Ayşe Böhürler: Yaşamayan bir İslâm tasavvuru ile bu sorunları yok mu sayacağız?

Yeni Şafak gazetesi yazarı Ayşe Böhürler, bugünkü köşesinde İstanbul Sözleşmesi'nden yola çıkarak Müslüman ülkelerdeki "kadın hakları" sorunlarını değerlendirdi.

Böhürler, kadın sünneti, töre cinayeti, toplu tecavüz, çocuk yaşta evlilik sorunlarını işaret ederek "Gözümüzü kapatıp muhayyel, yaşamayan bir İslâm tasavvuru ile bunları yok mu sayacağız?" diye sordu:

İSLAM DÜNYASINDA KADIN HAKLARI

İslâm dünyasında birçok ülkedeki kadın haklarını kapsamlı çalışmış birisi olarak her ülkenin “kadın hakları kavramı algısı sorunları kültürel ögelerle değişir’’ cümlesini belki bin kez sarf ettim, yazdım. Feminizmi eleştirdim, kadın hakları meselesine karşı kendi kavramlarımızı, çözümlerimizi üretmemiz gerektiğini söyledim durdum. Ortak kavramlarımız olmalıydı elbette, ama olamadı…

KADIN SÜNNETİ, TÖRE CİNAYETİ, TOPLU TECAVÜZ, ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLER... YAŞAMAYAN BİR İSLAM TASAVVURU İLE YOK MU SAYILACAK?

Kadın sünneti, Sudan’da Afrika’da gelenektir, sorundur ama kadınları sakat bırakır. Töre cinayeti gelenektir, toplumsal dayatması vardır, çözüm üretmek gerekir. Pakistan’da toplu tecavüzün gelenek olduğu bölgeler vardır. Ya da kızını çocuk yaşta parayı çok verenle evlendirmek de gelenektir. Tüm bunlar dünyanın pek çok ülkesinde var. Onlarla hem yerli unsurlar hem de uluslararası platformların desteğiyle mücadele ediliyor. Gözümüzü kapatıp muhayyel, yaşamayan bir İslâm tasavvuru ile bunları yok mu sayacağız? Peygamberimiz’in kız çocuklarının diri diri gömülmesi geleneğini kaldırmasını örnek mi alacağız? Ya da bunları görüp öldüren, sakat bırakan, zarar veren gelenek ile yaşatan geleneği ayrıştıracak mıyız? Bence asıl konuşulması gereken budur…

Yazının tamamı için tıklayınız

Yorumlar