POLEMİK

Asu Maro, Cengiz Semercioğlu'nu çok kötü yakaladı

Cengiz Semercioğlu 3 yıl önce Milliyet'i suçladığı şeyi kendisi de yapınca Milliyet yazarı Asu Maro'ya fena yakalandı.

Asu Maro, Cengiz Semercioğlu'nu çok kötü yakaladı

Milliyet yazarı Asu Maro, Hürriyet yazarı Cengiz Semercioğlu'nu çok fena yakaladı.

2012 yılında, kendi televizyon programının ismini vermeden 'bir televizyon kanalında' diye haber yapan Milliyet'i, "Programın adını yazmaya elleri varmıyor" diye eleştirmiş ve "emeğe saygısızlık yapmakla suçlamıştı...

Cengiz Semercioğlu bu sefer, Yılmaz Erdoğan'ın Milliyet Sanat dergisindeki röportajını "Yılmaz Erdoğan röportajında" deyip Milliyet Sanat'ın ismini anmadı. 

Cengiz Semercioğlu, 4 yıl önce programın ismini yazmadığı için Asu Mora'ya "Umarım bundan sonra haberi aldığın gazetenin adını vermeyi de öğrenirsin. Bak ben senin için ‘bir gazeteci’ diyor muyum?” diye çıkışmıştı.

Asu Mora bugün Cengiz Semercioğlu'na "Teşekkür ederim, ben öğrendim. Darısı başınıza..." diye laf soktu.

YILMAZ ERDOĞAN VE 'BİR RÖPORTAJ'

İşte Asu Mora'nın Milliyet'teki o yazısı:

Hürriyet’in geçtiğimiz pazartesi günkü Kelebek eki... Cengiz Semercioğlu, Onur Baştürk, Melike Karakartal ve Ömür Gedik’ten oluşan magazin Konseyi toplanmış, haftanın gündemini değerlendiriyor. Sayfanın başlığı: “Felsefeciyim derken ne demek istedi?” Yılmaz Erdoğan’dan söz ediliyor. Spottan devam edersek, “Yılmaz Erdoğan ‘Ekşi Elmalar’ filmiyle gündemde olduğu kadar bir röportajında söylediği şu sözleriyle de konuşuldu: ‘Politik olan, bir ucuyla güncel olandır. Felsefi olan, daha geniş zamanlara yayılandır. Ben felsefeciyim. Felsefeci değilsen sinemadan bahsedilemez.’ Konsey, Erdoğan’ın bu iddialı sözlerini masaya yatırdı.”

Pek güzel. Peki bu iddialı sözler nerede yayınlanmış? Kim tarafından yapılmış?

Anmaya gerek duymadıklarına göre, bir gün önceki Cengiz Semercioğlu röportajından mı? Hayır, Milliyet Sanat dergisinin kasım sayısından. Ebru Çeliktuğ imzalı.

Tam burada Semercioğlu’nun 2012 tarihli bir yazısından alıntı yapmak isterim: “Milliyet gazetesine garip bir haller hasıl oldu. Mesela televizyon programlarından haber yapıyorlar, programın adını yazmaya elleri varmıyor. ‘Bir TV programı’ diye geçiyorlar. Emeğe saygısızlık! Cumartesi günü de bir haber vardı, şöyle başlıyor: ‘Magazin eklerinden birinin kapağında koskocaman bir başlık vardı...’ ‘Magazin eklerinden biri’ dedikleri Kelebek.”

Kızmış ve haklı. Devamında da özellikle bana hitap ediyordu Semercioğlu: “Umarım bundan sonra haberi aldığın gazetenin adını vermeyi de öğrenirsin. Bak ben senin için ‘bir gazeteci’ diyor muyum?”

Teşekkür ederim, ben öğrendim. Darısı başınıza.

Yorumlar