ALKIŞ

Alkışlar Oray Eğin için...

Muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı sürekli kullandığı ama bir türlü işe yaramayan 3 konuyu köşesine taşıyan Oray Eğin'i yaptığı tespitler nedeniyle alkışlıyorum.

Alkışlar Oray Eğin için...

Habertürk'ten Oray Eğin'in bugün köşesinden "Erdoğan'a işlemeyen üç kurşun" başlıklı yazısında yaptığı analize katılmamak mümkün değil. 

Muhalefetin temcit pilavı dönüp dönüp Erdoğan'ın karşısına getirdiği özellikle üç konu muhalefetin ayağına dolanıyor. Ama muhalefet bunun farkında olmayacak ki bıkmadan usanmadan yine aynı konuları gündeme getirmekten vazgeçmiyor. 

Keşke Oray'ın bugünkü yazısına biraz kulak verseler. Bu üç konuda ısrar etmekle Erdoğan'a değil kendilerine zarar verdiklerini farketseler. 

Ama nerdeeee...

İşte Oray Eğin'in yazısında bahsettiği o üç konu: 

KONTROLLÜ DARBE: Bütün Türkiye’yi birleştiren ve Fethullahçı terör örgütünün gerçek yüzünün hem yurtiçinde hem de dünyada tam olarak anlaşılmasına neden olan 15 Temmuz için “Kontrollü darbe” dedi KemalKılıçdaroğlu. Halbuki Sedat Ergin’den Can Kozanoğlu’na tarafsız isimler yaptıkları incelemelerde darbenin Gülenciler tarafından organize edildiğini şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya koydu.Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’nin “Kontrollü darbe” söylemi tutmadığı gibi aleyhlerine de işledi ki bir süre sonra vazgeçtiler. Erdoğan’la mücadele konusunda ilk stratejik hata bu oldu ama. CHP, bu söylemin FETÖ’cüler tarafından çıkarıldığını, bir propaganda taktiği olduğunu biliyor ya da umursuyor muydu? Dahası, çoktandır açıktan açığa kontrollü darbe denmese bile partinin seçim vaatleri arasında FETÖ’yle mücadeleden hiç bahsedilmemesi, bu düşüncenin yönetim katında bir yerlerde hâlâ etkin olduğunu gösteriyor. Ve Erdoğan’ı buradan zayıflatmaya çalışma girişimleri ters tepiyor.

DİPLOMA TARTIŞMASI: İkinci stratejik hata. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diploması sahteymiş. Yıllardır ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilen bu tartışmanın güya sağlam dayanağı, her konuda dava açan Erdoğan’ın bir tek bu konuda dava açmaması. Bir kere Türkiye’de üniversite bitirmek bir mesele değil. Dahası, Erdoğan’ın diplomasını veren okulda ders veren Aydın Ayaydın defalarca bu tartışmaya nokta koydu. Ayrıca askerliğini yedek subay olarak yaptığı, ancak üniversite mezunlarının yedek subay olarak askerlik yapacağı gerçeği de fotoğraflarla ortada. O halde muhalefet neden bu diploma tartışmasını uzatıyor? Zannediyorlar ki buradan bir hukuki kriz çıkacak. Oysa artık Türk halkını çok iyi tanıyan ve seçim kazanmanın kitabını yazacak kadar tecrübeli olan Erdoğan’ın kurduğu siyasi bir tuzağa düştüklerinin farkında değiller. Diploma tartışması uzadıkça Erdoğan destekçilerinin aklına “Muhtar bile olamaz”geliyor, imam hatiplilerin küçümsenmesini hatırlıyorlar, devlet dairelerindeki ve üniversitelerdeki başörtüsü yasağı, 28 Şubat’ta okullarından olan öğrenciler zihinlerde beliriyor. Elitist, ayrımcı eski Türkiye imajı canlanıyor gözlerinde ve Erdoğan’ı daha da sıkı sahiplenmeye başlıyorlar.

PENNSYLVANIA ZİYARETİ: Üçüncü taktiksel hata. Yıl 2001, gitmişse kime ne? Erdoğan’ın Pennsylvania’ya gittiğine dair iddialarda eksik kalan birkaç nokta var. Muharrem İnce, “Yanında gittiği insan bana anlattı”diyor. Erdoğan’ın en yakınındakiler neden İnce’ye böyle bir şey anlatsın? Dahası, gitse FETÖ’nün elinde fotoğraf olmaz mı, yeri göğü inletmezler mi? Gülen’le görüşen herkes belgeleniyor, kayıt altına alınıyor. Futbolcuların nasıl fotoğrafı çıktıysa Erdoğan’ın da çıkardı. En önemlisi: Pennsylvania “Evet geldi” demiyor nedense. FETÖ’nün önde gelen isimlerinden EkremDumanlı sürgünden çektiği videoda bu tartışmayla ilgili net bir şekilde “Geldi” demediği gibi, “Yahu kimler gelmedi ki, bakın ben size birini anlatayım” diye top çeviriyor. Kaldı ki 2001’de “makbul” bir adam imajı da vardı Gülen’in... Dahası, CHP’nin FETÖ’yle hükümetin arasının bozulduğu yakın tarihte birkaç oy uğruna ABD’ye heyet gönderip, bu heyetin Rumi Forum gibi FETÖ organizasyonlarını ziyaret ettiği ortadayken... Erdoğan’ı buradan vurmak ters teper.

ÇOK OKUNANLAR
Yorumlar