ALKIŞ

Alkışlar Onur Baştürk için

Onur Baştürk bugünkü Hürriyet’te “Arif v 216 komik mi, değil mi?” başlığı altında yayımlanan yazısıyla alkışı hak etti.

Alkışlar Onur Baştürk için

Onur Baştürk’ün bugünkü Hürriyet’te “Arif v 216 komik mi, değil mi?” başlığı altında yayımlanan yazısı bir film eleştirisinden öte bir film analizi.
Ve çok güzel…
Çok sağlıklı…
Çok doğru
Çok düzeyli
Ve…
Bir film analizi nasıl “yapılır” ya da nasıl “yapılmalı” konusunda ders olarak okutulacak kadar değerli.

*

Gazetelerimizde bir film üzerine yazanlar bu üslûbu (Onur Baştürk üslûbu) bilmiyor olabilirler mi?..
Bilmiyorlarsa da çok ayıp…
Biliyor kullanmıyorlarsa da çok ayıp…

*

Tebrikler Onur…
Alkışı hak ettin…

“ARİF V 216 KOMİK Mİ, DEĞİL Mİ?”

Birkaç sahnede güldüm, onun dışında filmin genelinde hep parçalı bulutlu gülümsedim.Anladığım kadarıyla Cem Yılmaz’ın da derdi çılgınlar gibi güldürmek olmamış bu filmle. Daha çok fantastik bir Türkiye masalı anlatmak istemiş.O yüzden “Çok güleceğiz” diye filme gidenler hayal kırıklığına uğrayabilir. Çünkü bu bir komedi filmi değil. O yüzden filmi Şahan Gökbakar’ın karakter komedileriyle karşılaştırmak da manasız. Elmalarla armutlar misali...

Evet film biraz uzun. Zaten film başlayana kadar 25 dakika reklam seyrediyor ve çok bunalıyorsun.

Dahası, son iki reklamda Cem Yılmaz oynuyor.

Onun reklamları bitiyor, filmi başlıyor. İlginç bir durum.

Filmde de reklam devam ediyor. Ama onlar rahatsız edici değil. Yemek Sepeti’nin ürün yerleştirmesi gayet zekiceydi mesela.

Filmin kostümlerine ve yarattığı tüm o 1969 yılı atmosferine bayıldım. Gerçekten o döneme ışınlanıyorsun.

Hele disko sahnesi çok iyi.

Gel gör ki muhteremler, yabancı filmlere göndermeler daha iyi olabilirdi. Çoğunu sıkıcı buldum.

Nuri Bilge Ceylan ve elma göndermesi ise pek tatlıydı, sevdim...

Zafer Algöz, Zeki Müren rolündeki Çağlar Çorumlu’yla beraber en sıkı oynayanlardan biriydi. Yok hayır, olumsuz bir şey yazarsam Algöz beni de Ayça Tekindor gibi azarlar diye böyle düşünmüyorum.

Cidden Besim Toker rolünde döktürüyordu.

Ama şunu da söylemeli azizim: Algöz’ün Twitter’dan Ayça Hanım’a verdiği kaba yanıtı Besim Toker bile hoş karşılamazdı.

60’lar Türkiye’sinin o kibar, fazlasıyla iyimser ve aynı zamanda özgür hali filmi izleyen yeni nesle nasıl gelecek, esas onu meraktayım...

Üç günlük rekor gişe rakamı gösteriyor ki, 60’lar Türkiye’sini masal gibi resmeden filmi seyirci sevdi. Gerçekten o bölümler iyi ama aynı zamanda hüzünlü geliyor insana. Uzak diyarlardaki sevgili misali.

İlginç olan bir şey daha: Eski Türkiye kapsamında özlemle anılanlardan biri de 90’lar Türkçe pop şarkıları.

Özellikle de Tarkan ve Mustafa Sandal hitleri.

Yer yer ve hafif şiddette politik göndermeler var mı? Var. Özellikle 2017 bölümüne gelindiğinde...

Yorumlar