MEDYA KÖŞESİ

Ali Karahasanoğlu'ndan CHP'ye ağır gönderme

Gazeteci Ali Karahasanoğlu, "McKinsey-Jeremy.. Ekonominin dev isimlerini, CHP’li belediyelerde test etsek!" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İlgili köşe yazısını okuyabilir ve dinleyebilirsiniz.

İşte Ali Karahasanoğlu'nun yazısı:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Suriyeli sığınmacıları, sadece can güvenlikleri tehdit altında olmaksızın yaşamak için geldikleri Türkiye’den kovma söylemini yüksek sesle dillendirilmeye devam edilirken..

İlginçtir; bu topraklarda yaşamak için değil, bu topraklara hükmetmek için bir başka yabancı Jeremy Rifkin, aynı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından başdanışman atanıyor..

Yaşamak için gelen yabancı kovulmaya çalışılıyor..

Hükmetmeye bir yabancı seçiliyor..

Bu çelişkili karar, siyasi arenada tartışılıyor..

Aslında tartışılmıyor..

O mahallede, büyük bir övgü ile karşılanmış alkış üstüne alkış tutuluyor..

Mahalle dediysem, CHP mahallesinde.

Yoksa..

İyi Partililerden tık yok.

Nasıl olsun ki?

2018 yılında, Tayyip Erdoğan’ın, “Yabancı danışman istemiyorum. Biz bize yeteriz” çıkışı ile hayata geçirilmeden sözleşmesi iptal edilen McKinsey’in danışmanlığı konusunda, CHP ile birlikte, ama milliyetçilik iddiasında olmaları hasebiyle İP’liler biraz daha üst perdeden, haklı olarak  “hayır” demişlerdi.

“Şimdi biz ne halt yiyeceğiz, Kemal beyin Jeremy isimli bu danışmanını nasıl mazur göreceğiz” diye, toplantı üstüne toplantı yapıyorlar..

Yavuz Ağıralioğlu, “Biz bunu kaldıramıyoruz” diyor..

Müsavat Dervişoğlu, “Ben kaldırırım, cüssem senden iyi” diyor..

Durmuş Yılmaz, “Beni bu çakma milliyetçi partiye kim soktu. Bu partiyi altılı masaya kim aldı” diyerek, evinin kapısının önünde çıkarılan ayakkabıları yayınlayan Ertuğrul Özkök’e sitem ediyor..

Altılı masanın bir diğer ortağı Temel Karamollaoğlu ise, 2018 yılında McKinsey’in danışmanlığı için, “Ekonomiye kayyım atanmış olur” demişti..

Biz de haklı bulmuştuk..

Şimdi “Bunların hepsi AK Parti’nin bize kurduğu bir oyun. Erbakan’ın talebesi olmakla iftihar ediyoruz ama, Erdoğan bizden farklı olarak, bize de doksandan golleri atıyor. Biz şimdi bu golü nasıl çıkaracağız? Kemal beyi mi altılı masadan çıkarsak, yoksa Jeremy’nin Milli Görüşçü olduğunu mu ilan etsek” diye, istişarelere başlamış bile..

 CHP mahallesinde “alkış var” dedim..

Faik Öztrak şimdilik devredışı kalmış.

McKinsey hakkında söyledikleri, “Türk uzmanlar yok mu ki, McKinsey’e müracaat ediliyor” sözleri arşiv kayıtlarında durduğu için.

“Faik.. Sen var olmak nanik. Biz var, bu işte olmak cacik. Sen dinlen.. Biz biraz durumu idare edelim. Sonra seni tekrar kadroya alırız..” demişler..

“Alkış tutmak” ise, “Faizi radikal artırmak gerekir. Öyle bir iki puan değil, radikal bir artış” diyen..

Onun aksine faizi ikişer ikişer indikten sonra..

“Faiz” kelimesini ağzına almamaya yemin eden..

“Üretim yok kardeşim.. Üretim olmayan yerde enflasyon tabii ki olur” deyip, tüm dünyanın resesyona girdiği bir dönemde, büyüme üstüne büyüme rakamları açıklayan Türkiye’de üretim olmadığını iddia edecek kadar körleşmiş finans uzmanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş’a düşmüş.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi kadrosundaki ekonomi uzmanları Faik Öztrak’ı, Selin Sayek Böke’yi, İlhan Kesici’yi, Akif Hamzaçebi’yi saha kenarına alıp, Jeremy’nin de olduğu isimleri kadroya dahil etmesini Özgür Demirtaş şöyle yorumlamış:

YAZININ TAMAMINI DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Yorumlar