GÜNDEM

Akit Yayın Yönetmeni'nin öldürülmesiyle ilgili iki çarpıcı çıkış

Hürriyet ve Habertürk'ün başörtülü yazarları Akit Gazetesi Yayın Yönetmeni Kadir Demirel'in damadı tarafından öldürülmesiyle ilgili yazılarıyla yeni tartışmalara kapı araladı...

Akit Yayın Yönetmeni'nin öldürülmesiyle ilgili iki çarpıcı çıkış

Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kadir Demirel'in damadı tarafından bıçaklanarak öldürülmesi üzerine başörtülü iki yazardan iki çarpıcı yazı geldi...

Önce Habertürk gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca Akit gazetesini oldukça sert biçimde eleştiren bir yazı kaleme aldı ve şöyle dedi:

KADİR DEMİREL AKİT'İR REDDEDMEYİ SEÇTİĞİ BİR SUÇUN KURBANI

"Adını koyalım: Kadir Demirel, genel yayın yönetmenliğini yaptığı gazetenin reddetmeyi seçtiği bir suçun; görmekten kaçındığı bir toplumsal yaranın, “kadına şiddet” olgusunun kurbanıdır."

O CİNAYETTEN DAYAKÇI KOCAYLA BARIŞTIRANAİLE BÜYÜKLERİ DE SORUMLU

Hürriyet gazetesi yazarı Ayşe Baykal ise, Kadir Demirel'in ölümüyle ilgili gözden kaçan bir bayka detayı daha doğrusu toplumsal yarayı gözler önüne serdi ve şöyle dedi:

"Kadir Demirel’in katili damadıdır ama  Esma’yı “Senin en yakınlarını öldürerek canını yakacağım!” diye tehdit eden ve şiddetli geçimsizliklerine rağmen kocasıyla aynı evde yaşamaya ikna eden aile büyükleri de sorumludur? Ortada bu kadar açık bir tehdit varken “eşleri barıştırma” gayreti neden Allah aşkına?"

İşte Nihal Bengisu Karaca'nın o yazısı:

YENİ AKİT’TEN CAN ALAN GERÇEĞİN ADINI KOYALIM

Gazeteler önce damat Cemil K. ile Kadir Demirel’in kızı Esma K. arasındaki olguyu “dargınlık” gibi hafif ve önemsiz bir “aile meselesi” olarak gösterdiler. “Her nasılsa” damat çıkan tartışmada bıçağa sarılmış ve Kadir Bey’in ölümüne neden olmuştu. Sonradan ortaya çıktı: Demirel’in kızı Esma K., 7 ay önce şiddet gördüğü için baba evine gitmiş, kocası için 3 ay uzaklaştırma kararı aldırmıştı. 8 Şubat’ta boşanma davası açmış, ancak aile büyüklerinin devreye girmesiyle “çocukları için” barışmaya ikna edilmişti. Barışmak hiçbir şeyi çözmemiş, damat Cemil K. eşine şiddet uygulamaya devam etmişti. Sonrası malum.

Hadise “elim bir olay” parantezine sıkıştırılamayacak kadar ibretlik.

Adını koyalım: Kadir Demirel, genel yayın yönetmenliğini yaptığı gazetenin reddetmeyi seçtiği bir suçun; görmekten kaçındığı bir toplumsal yaranın, “kadına şiddet” olgusunun kurbanıdır.

Çıkaracağımız ders de şu olsun: Eyyy aile büyükleri. Kızlarınızı, dayakçı damatlarla barıştırmaya çalışmayın. Hemen ayırın, hemen. Çünkü 2016’da Umut Vakfı’nın raporuna göre 367, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na göre 328 kadın, Bianet’in çetelesine göre 261 kadın/kız çocuğu erkekler tarafından öldürüldü. Bianet’in verilerine göre 24 erkek de, şiddet gören kadınların yanında oldukları için öldürüldüler.

Yeni Akit Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni Kadir Demirel’e Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun. Demirel’in vefatı ve vefatını hazırlayan koşullar, başlıbaşına “nasihat”. İş ki, duymasını bilin.

 İşte Hürriyet'ten Ayşe Baykal'ın yazısı: 

KADİR DEMİREL'İN KATİLİ DAMADIDIR AMA!.. 

Geçtiğimiz hafta, Yeni Akit gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kadir Demirel’in öldürülmesiyle birlikte kaçıncı “damat terörü”nü yaşadık bilmiyorum. 

Farkında mısınız bilmiyorum ama son zamanlarda sanki “öfkeli koca” dehşeti yetmezmiş gibi bir de “öfkeli damat” vahşeti eklendi. Ülkemizin “öfkeli erkekleri (!)” artık sadece eşlerini değil, eşinin ailesini ve hatta en acısı da kendi çocuklarını hedef alıyor.

Kadir Demirel bir baba. Kızı Esma, kendisini arayarak eşiyle kavga ettiğinin bilgisini veriyor ve babasından yardım istiyor. Kadir Bey de siyasi fikri, ideolojisi ne olursa olsun her babanın yapacağı şeyi yapıp kızının yardımına koşuyor ve damadı tarafından öldürülüyor. Esma Karanfil yaralanıyor, çiftin küçük çocukları ise dedelerinin öldürülmelerine, annelerinin yaralanmasına, babalarının cinnetine tanık oluyor.

Kadir Demirel’in katili damadıdır ama  Esma’yı “Senin en yakınlarını öldürerek canını yakacağım!” diye tehdit eden ve şiddetli geçimsizliklerine rağmen kocasıyla aynı evde yaşamaya ikna eden aile büyükleri de sorumludur? Ortada bu kadar açık bir tehdit varken “eşleri barıştırma” gayreti neden Allah aşkına?

Yuvalar yıkılmasın diye kaç insanımız daha göz göre göre ölecek?

Hakikaten trajik bir tablo. Beni derinden yaraladı…  Kadir Bey’e rahmet, Esma Hanım’a şifalar, aileye de sabır dilerim. Allah kimseye göstermesin, göstermesin de bizim bir şeyler yapmamız lazım. Bu konuda özellikle Aile Kadın ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na çok iş düşüyor. Mesela; Milli Eğitim Bakanlığı’yla işbirliği yaparak ilköğretimden itibaren aile içinde eşlerin, çocukların ve akrabaların rolünün tanımı yapılabilir. Diyanet İşleri Başkanlığı’yla işbirliği yaparak Cuma Hutbeleri’nde erkek ve kadın ilişkilerinin nasıl olması gerektiği halka anlatılabilir.

Kadın, aile ve çocuk cinayetlerinin “Yine bir kadın cinayeti” manşetiyle verilmesi ve sonrasında somut adımlar atılmamasına cidden üzülüyorum. Ülkemizin başta PKK ve FETÖ olmak üzere zaten terör sorunu var. Ülkemizin bütünlüğünü tehdit eden kurum ve kişilerle mücadele etmemiz elzem, lâkin ilgili her kurumun kendi yetki sınırları içinde olduğu alanı öncelemesini istiyorum.

Ölümler için kimseyi sorumlu tutmuyorum ama her yaşanan trajedinin ardından yaptığımız tek şey öldürene lanet etmek. Bunu vatandaş da yapıyor; ben, devletimin bir şeyler yapmasını bekliyorum. Çok zor olduğunun farkındayım ama bu cinayetler eğitimle ve tedbirlerle  önlenebilir.

Yorumlar