GÜNCEL

Akif Beki, Emin Çölaşan'ı örnek gösterdi "Cem Yılmaz'a sinenizde yer yok mu?" diye sordu

Karar yazarı Akif Beki, Emin Çölaşan'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sigara yasağı konusunda destek vermesini ve son zamanlarda birçok ismin hakaret etmeden dışlamadan girdiği düzeyli polemikleri örnek gösterdi ve Cem Yılmaz'a gösterilen tepkiye karşı "Sinenizde Cem Yılmaz'a yer yok mu?" dedi.

Cem Yılmaz'ın son yaptığı "Kara Komik Filmler" filmine karşı başlatılan boykota tepki gösteren Karar gazetesi yazarı Akif Beki, "Olmayacak dediğimiz şey oldu ve Emin Çölaşan bile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı destekledi" diyerek "Sinemizde Cem Yılmaz'a yer yok mu?" diye sordu.

Fatih Altaylı ve Zülfü Livaneli'nin girdiği düzeyli polemiğe de değinen Beki, "Tek kelime hakaret ya da saygıda kusur etmeden bolca iğnelemeli atışabildiler" dedi.

İşte Akif Beki'nin Emin Çölaşan üzerinden Cem Yılmaz'a destek verdiği yazısı:

Bakın; Emin Çölaşan bile AK Parti'de takdir edecek bir şey buldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sigarayla mücadelesini sonuna kadar destekliyor Sözcü'de. Kırk yılda bir görülmeyecek şeydi, bir güne bir gün 'doğru' desin, hak versin dişinizi kırmaz mıydınız!

Bakın; Ertuğrul Özkök bile gün geldi, kendisine yıllardır etmedik hakaret bırakmayan Emin Çölaşan'ın elle tutulacak bir tarafını yakaladı. Eski bir tiryaki ve yeminli muhalifken iktidarın sigarayla mücadelesine destek vermeye dilinin varmasını sevdi. Hürriyet'teki köşesinde bunu saklamadı. 'Korkma, bu seni liboş, dönek ya da yalaka yapmaz' diye bu konuda 'iktidarın yanında, yasakçılığın arkasında' durmaya teşvik etmekten de gocunmadı.

Bakın; Soçi Mutabakatı sadece esip gürleyerek küstahça tehditler savuran Trump'ı memnun etmedi. Aynı anda hem İran hem NATO'ca da olumlu karşılanmadı yalnız. Hayır, Esad'dan bile onay almakla kalmadı. İktidardan lafını bugüne dek esirgemeyen T24 yazarı Mehmet Yılmaz'ın da övgüsüne mazhar oldu. Barış Pınarı Harekatı'nın hedeflerine ulaştığını o da teslim edebildi. Ankara'nın muradına erdiğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın istediğini elde etmeyi başardığını o da söyleyebildi, incileri de dökülmedi.

Bakın; Zülfü Livaneli son kitabı "Batı'nın Kibri ile Doğu'nun Cehli Arasında"ya, sivri dilli ve sıradışı bilim insanı Celal Şengör'ün Teke Tek'te İncil'le ilgili kestiği üstünkörü bir ahkamı da örnek gösterdi. Alanına girsin girmesin her şeyin bilirkişisiymiş gibi üstüne atlayan popülerleşmiş uzmanların otorite istismarına örnekti. İsim zikretmemişti, yine de Fatih Altaylı eleştirisinin vahim bir maddi hata içerdiğini söyleyerek Livaneli'yi kibarca uyardı, kitabını toplatıp düzelttikten sonra tekrar basmaya çağırdı. Livaneli aynı incelikte cevap verdi, iddiasını kanıtlarla savundu ve toplatma teklifini reddederek 'kitap rafta kalsın da isteyen alsın isteyen almasın' diye tatlıya bağladı. Altaylı da ne kompleks yaptı ne inada bindirdi, tartışmayı uzatmadan cevabı aynen yayınladı Habertürk'te. Hepsi burnundan kıl aldırmayan yüksek egolu ilgi ve hayret avcılarıydı, zora gidecek şeyler söylemişlerdi ama tek kelime hakaret ya da saygıda kusur etmeden bolca iğnelemeli atışabildiler.

...

Eskişehir galasında sitem etmiş Cem Yılmaz, sine-i millete dönmek istediğini söylüyor. O çıkışına katılabilir ya da bu tepkisizliğine kızabilirsiniz. Fakat kabul edin ki bir kalemde defterden silinemeyecek, bir hışımla yabana atılamayacak bir hiciv ve güldürü ustası, sanatının da zirvesinde...

Yorumlar