POLEMİK

Ahmet Şimşirgil, imza günü iptal edilince Özlem Zengin'i suçladı

Tarihçi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Tokat'ta yapılacak olan imza günü ve söyleşi etkinliği iptal edilince Tokat Milletvekili Özlem Zengin'i suçladı. Şimşirgil, Zengin'in Tokat Belediyesi'ne iptal için baskı yaptığını söyledi. Zengin ise Şimşirgil'e "Kendilerine, fikirlerine, kelimelerine yeteri kadar güvenmeyen bi-edebler Istanbul Sözleşmesi’ni ya da Kadem’i bahane ederek saldırıyorlar." diye cevap verdi.

Ahmet Şimşirgil, imza günü iptal edilince Özlem Zengin'i suçladı

İstanbul Sözleşmesi ile ilgili tartışmaların yoğun olduğu dönemlerde Ahmet Şimşirgil, yaptığı açıklamalarla birçok kişi tarafından eleştirilmişti. 

Şimşirgil, şimdi de imza günü iptal edilince suçu Özlem Zengin'de buldu. Şimşirgil'e göre Tokat'ta yapılacak olan imza günü ve söyleşi etkinliğini iptal ettiren Özlem Zengin...

Şimşirgil, bu iddiaları twitter üzerinden yayımladığı bir video ile ortaya attı. 

Şimşirgil'in bu açıklamalarına tepki gösteren AK Parti Grup Başkanvekili ve Tokat Milletvekili Özlem Zengin, "Kendilerine, fikirlerine, kelimelerine yeteri kadar güvenmeyen bi-edebler Istanbul Sözleşmesi’ni ya da Kadem’i bahane ederek saldırıyorlar. Aslında onlar için mesele kesinlik bu değil! Kullandıkları uslup dil hınç dili; bir kesim için Ak Partiye saldırının yeni maskesi bu." ifadelerini kullandı. 

İşte Özlem Zengin'in Şimşirgil'e cevabı:

1-Kendisiyle daha önce hiç yüzyüze gelmediğim, başka bir şekilde de muhatap olmadığım bir kişi sosyal medyada şahsımı itham ederek bazı mesajlar paylaşmaktadır.

2-Ben Tokat Milletvekili ve AK Parti Grup Başkanvekili olarak, emir, talimat vererek siyaset yapan biri değilim; siyasette böyle bir tarzım da hiçbir zaman olmamıştır. Tokat’taki kitap fuarı için de hiçkimseyle alakalı olumlu olumsuz bir talimat veya bir talebim olmamıştır.

3-Köşe yazarları nasıl bazı kişiler ve konularla alakalı rahatsızlıklarını ifade etme hakkına sahipse, siyasetçiler de aynı hakka sahiptirler. Ancak kim olursa olsun, değerlendirmelerimi asgari nezaket kuralları içinde yapmaya itina gösteririm; bunu herkesten de beklerim.

4-Bilhassa muhatapları kadınlar olunca, üstenci ve aşağılayıcı bir uslupla konuşmayı tercih edenlerle alakalı olumsuz değerlendirmelerimi TBMM Genel Kurulu dahil her ortamda yaparım.

5-Söylediğim her sözün yaptığım her işin arkasında dururum; söylemediğim sözden yapmadığım işten dolayı muaheze olunmayı da reddederim.

Kendilerine, fikirlerine, kelimelerine yeteri kadar güvenmeyen bi-edebler Istanbul Sözleşmesi’ni ya da Kadem’i bahane ederek saldırıyorlar. Aslında onlar için mesele kesinlik bu değil! Kullandıkları uslup dil hınç dili; bir kesim için Ak Partiye saldırının yeni maskesi bu.

Yorumlar