GÜNDEM

Ahmet Kekeç'ten Davutoğlu'na: Biliyor ama pislik yapıyor

Akşam yazarı Ahmet Kekeç, Biz Bize Yeteriz Türkiyem kampanyasının Tekâlif-i Milliye’ye hem benzer hem de benzemeyen yanlarının olduğunu söyledi. Ahmet Davutoğlu'na yüklenen Kekeç, "Biz “millî dayanışma”yı Davutoğlu gibi “kültürümüzle” ve geleneksel bilgiyle yoğrulmuş birine anlatamayacaksak, kime anlatacağız? " diye sordu.

Ahmet Kekeç'ten Davutoğlu'na: Biliyor ama pislik yapıyor

Akşam yazarı Ahmet Kekeç'in hedefinde Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu vardı. Davutoğlu'nun “2002’deki başarı hikâyesinden Tekâlif-i Milliye’ye gelinmemeliydi” açıklamasını hatırlatan Kekeç, şöyle bir Gürsel Tekin'e dokundurdu ve "Kendisi de çok iyi biliyor Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Tekâlif-i Milliye” benzetmesiyle ne yapmaya çalıştığını...Biliyor ama pislik yapıyor. " dedi.

Tekâlif-i Milliye sizi neden gerdi?

Biz Bize Yeteriz Türkiyem kampanyasının Tekâlif-i Milliye’ye benzetilmesi eleştiriliyor.

Daha doğrusu, Cumhurbaşkanı Erdoğan eleştiriliyor.

Çünkü bu benzetmeyi o yapmıştı.

Baktığımızda, evet, çok benzer yönleri var.

Benzemez yönleri de var.

Tekâlif-i Milliye gündeme geldiğinde, İstanbul ve Anadolu’nun büyük bölümü işgal altındaydı. Bu işgale son vermek için savaşmak, savaşmak için de paraya (savaş araç ve gereçlerine) ihtiyaç vardı.

Buradan bakıldığında, “benzetme” pek uygun görülmeyebilir...

İyi de, Tekalif-i Milliye, yalnızca “el koyma” eyleminden mi ibarettir?

Bir “dayanışmaya” işaret etmemekte midir?

Millî kurtuluş savaşı dönemindeki “yoksunlukları” bereket ki bugün yaşamıyoruz.

Devlet güçlü...

Bir taraftan koronavirüsle savaşıyor (ve halkı seferber ediyor), bir taraftan da dış dünyanın “yardım” taleplerine yetişmeye çalışıyor.

Bir taraftan da para dağıtıyor...

Evet, ihtiyaç sahiplerine para dağıtıyor.

Devleti ayakta ve “iş üstünde” göstermek (halkı dayanışmaya çağırmak) için birtakım manevi remzlere ve tarihsel hikâyelere ihtiyaç duyulabilir. Tekâlif-i Milliye bu çerçevede gündeme gelmiştir. Başka da bir amacı yoktur.

Kemalistler itiraz ediyor, bir yandan “Sen nasıl olur da açtığın kampanyayı Atatürk’ümüzün Tekâlif-i Milliye’sine benzetirsin?” diyor, bir taraftan da, “Erdoğan mallarınıza zorla el koyacak” diye ortam kızıştırıyor.

Hangisi?

Tekâlifi- Milliye bir “müsadere” hareketi midir, bir “millî dayanışma” seferberliği midir?

Hangisi? Karar verin...

Hadi Kemalist’lerdeki kafa karışıklığını anlıyoruz...

Pek, tiktokçu Ahmet Davutoğlu’na ne buyurmalı?

Davutoğlu, “2002’deki başarı hikâyesinden Tekâlif-i Milliye’ye gelinmemeliydi” diyor.

Biz “millî dayanışma”yı Davutoğlu gibi “kültürümüzle” ve geleneksel bilgiyle yoğrulmuş birine anlatamayacaksak, kime anlatacağız?

Gürsel Tekin bile bu “düşüklüğü” göstermezdi...

Biliyor oysaa...

Kendisi de çok iyi biliyor Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Tekâlif-i Milliye” benzetmesiyle ne yapmaya çalıştığını...

Biliyor ama pislik yapıyor. 

Yorumlar 1 yorum