GÜNDEM

Abdurrahman Dilipak: Tamam ben yanıldım

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, maskenin faydasından çok zararı olduğunu iddia eden "Tamam ben yanıldım" başlıklı yazı kaleme aldı.

Abdurrahman Dilipak: Tamam ben yanıldım

Koronavirüsün global bir oyun olduğunu iddia eden aşı karşıtı kampanyanın da mimarlarından Abdurrahman Dilipak'tan bir olay yazı daha. Dilipak'ın hedefinde bu kez maske vardı. 

Salgına karşı doktorların önerdiği maske kullanımının sakıncalarını Dilipak, Yeni Akit'teki "Tamam ben yanıldım" başlıklı yazısında anlattı.

Virüs ve bakterileri biriktiriyor

Maskelerin virüs ve bakterilerin süzgeç gibi biriktirdiğini ve başka hastalıklara davetiye çıkardığını savunan Dilipak, "maske takmadığınız için hastalığa yakalanıp ölme ihtimaliniz, bu ülkede arı sokup ölme ihtimaline eşit, siz isterseniz, bir de arıcıların kullandığı elbise var ya, ondan edinin ve onu giyip dolaşın. Sağlık önemlidir." diye yazdı.

Göçmen kampları örneği

Dilipak, "İdlip’te göçmen kamplarında, ne maske, ne sosyal mesafe, ne PCR ve ne aşı ne de hasta yokmuş” gibi haberlere medyanın itibar etmemesine tepki gösterdi.

"Karbondioksit zehirlenmesine kadar gider bu iş"

Maskelerde biriken mikroplara dikkat çeken Dilipak, "Bu konuya kimse dikkat etmiyor. Tek seferde yarım saat, toplamda maskeli olarak en fazla iki saat durabilirsiniz. Yoksa, oksijen yetersizliği ve karbondioksit zehirlenmesine kadar gider bu iş" iddiasında bulundu.

Uzun süre maske taktıktan sonra Cola türü, gazlı içeceklerin içilmemesi önerisinde bulunan yazar, şazısında şu ifadelere yer verdi: "Onlarda karbondioksit var ve uzun süre maske taktıktan sonra aşırı şekilde bu tür içecekleri içerseniz, karbonmonoksit gazı sebebi ile zehirlenebilirsiniz. Kandaki hemoglobinin %20’si karboksihemoglobine dönüştüğünde, baş dönmesi, baş ağrısı ile başlayan ilk belirtiler, oran %50’ye çıktığında bilinç kaybı, %60-70 civarında ise ölüm gerçekleşir. Aman dikkat."

Oksijen azlığı

Maske ile birlikte yeteri oksijen azlığının hastalıklara davetiye  yol açtığını belirten Dilipak, "Özellikle de akciğer yetmezliği, üst solunum yolları hastaları, alerjik bünyeye sahip olanlar ve astım, Alzaymır, Koah hastaları için. Araştırmacılar, vücudun oksijen seviyesinin anormal derecede düşük olduğu ve uzun süre boyunca tespit edilmezse hayati organlara geri dönülemez şekilde zarar verebiliyor." ifadelerine yer verdi.

Yorumlar