GÜNÜN KÖŞE YAZARI

Abdülkadir Selvi günün yazarı...

Abdülkadir Selvi aşağıda “Bozdağ'dan Kılıçdaroğlu'na mail resti” başlıklı makalesiyle günün yazarı…

Abdülkadir Selvi günün yazarı...

Gazeteci işini yapar…
İşini yaparken de…
Kimi kıracağının…
Ya da...
Kimi mutlu edeceğinin hesabı içinde olmaz…

*
Abdülkadir Selvi “iyi Gazeteci”…
Çünkü…
Haber analizlerinde duygusallık yok…
*
Bugünkü Hürriyet’te “Bozdağ'dan Kılıçdaroğlu'na mail resti” başlığı altında yayımlanan makalesi de her zaman olduğu gibi bir “haber analiz”…
Ve…
Duygusallıktan uzak, gerçekçi…
Bir yanlışı ortaya çıkarması açısından da anlamlı…
*
Evet efendim…
Abdülkadir Selvi
aşağıda tamamını yayımladığımız makalesiyle günün yazarı…

NOT:
Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye
’nin ilk siyasi partisi CHP’ye genel başkan olduğu halde…
Bir siyasi liderin…
“Sezgi” ile…
Ya da
“karine” üzerinden siyaset yapmaması gerektiğini…
Halen öğrenememiş ne yazık ki....



BOZDAĞ'DAN KILIÇDAROĞLU'NA MAİL RESTİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’un kontrollü bir darbe girişimi olduğuna dair iddiası üzerine başlayan tartışma büyüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP liderinin peşini bırakmaya niyetli değil. Muhtarlar toplantısında, “Zerre kadar haysiyetin varsa çık dosyalarını ortaya koy!” diye seslendi.

Kontrollü darbe iddiasına bir de Kılıçdaroğlu’nun mail’lerinin izlenmesi tartışması eklendi.

CHP lideri görüşmemizde, “Bana gelen mail’leri takip ediyorlar herhalde” demiş, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ı açıklama yapmaya davet etmişti. Bir kişinin mail’lerinin izlenmesi suçtur. Hele bu kişi anamuhalefet lideriyse bu hem bir siyasi skandal hem de katmerli bir suçtur. Dün Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile konuştum. “Kılıçdaroğlu’nun mail’lerini takip ediyor musunuz?” diye sordum.

BOZDAĞ’IN ÇAĞRISI

Adalet Bakanı tepki gösterdi; “Böyle bir şey olur mu? Mail’leri izlemek hukuk dışı bir şeydir. Böyle bir şey yok. Bu bir iftira” dedi. Bekir Bozdağ geri adım atmadı. CHP liderine çağrı yaptı, “Bu bilgileri sana kim getirdi? Getirenleri bir açıkla. Bir mail geldi mi, gelmedi mi? Geldiyse siz bunları herhangi bir yere verdiniz mi, vermediniz mi? Bunu açıklaması lazım” dedi.

Tartışma Bekir Bozdağ’ın Kılıçdaroğlu’na, “ABD’den gelen mail’leri açıkla” çağrısı üzerine başlamıştı. Adalet Bakanı dünkü konuşmamızda iddiasını sürdürdü, “Kılıçdaroğlu’na ben soruyorum. Benim söylediğim bir iddia değil, bir gerçekliği ifade etmektedir. Bunu da kendisi çok iyi biliyor” dedi.

CHP liderinin, Adil Öksüz’le ilgili gündeme getirdiği iddiayı ilk olarak bu sütunda, “Kılıçdaroğlu’un açıklamadığı Adil Öksüz bilgisini açıklıyorum” başlıklı yazı ile duyurmuştum.

27 Eylül tarihli yazıdan bir bölüm: “31 Ağustos tarihli, ‘Adil Öksüz korunuyor mu?’ yazımın çıktığı gün Kemal Bey aradı. ‘Adil Öksüz konusunda bana 20 gün önce önemli bir bilgi geldi’ dedi. Merak ettim. ‘Adil Öksüz’ün MİT ajanı olduğuna dair bir istihbarattı’ diye konuştu.”

Gazeteci Nedim Şener ise 31 Mart 2017 tarihinde Posta gazetesinde, “Hande Fırat’ın pejmürde kıyafeti senaryo muydu?” başlıklı bir yazı yazdı. Nedim Şener, “Okuduğumda, ‘Kumpas davaları sürecindeki sahte ihbar mektuplarından biri’ dedim. O zaman ‘yurtsever subay’ rumuzu kullanılırdı, bu mektupta ‘yurtsever MİT’çi’ süsü verilmiş, ama üslup aynı” demişti.

Nedim Şener’in anlattığı olay FETÖ’cüler tarafından üretilip mail olarak gönderilen, ‘sahte MİT belgesi’ne dayanıyordu. “Belgede imzası bulunan MİT yöneticilerinin ise o tarihte bahsedilen görevde olmadığını yazmıştım. Sahte MİT belgesi 18 Kasım 2016 günü @denizbayrak83 isimli Twitter hesabından servis edilmişti. Meğer sahte belgeler 4 Kasım 2016 tarihinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, CHP Milletvekili Aytun Çıray’a, gazeteci C.A.’ya da ulaştırılmış. Ulaştıran tanıdık, ‘denizbayrak83@gmail.com’ isimli mail hesabı.”

Peki anladık da iddia ne?” dediğinizi duyar gibiyim. Nedim Şener onu da anlatıyor, “FETÖ lideri Gülen ve FETÖ’cüler darbeyle amaçlarına ulaşamayınca ilk anda ‘senaryo, tiyatro’ demeye başladılar. FETÖ’cüler bu yalanı herkese ‘yutturmak’ için hâlâ maşaları aracılığıyla servis ettikleri sahte belgeleri kullanıyor.”

İKİ KRİTİK SORU

Adil Öksüz’ün de ‘Timsah’ kod adlı MİT ajanı olduğuna dair düzenlenen sahte MİT belgesi de yine FETÖ’cüler tarafından servis edilmişti.

Bu işlerin Kılıçdaroğlu’nu ilgilendiren tarafı ne?

15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili iki önemli iddia gündeme geldi:

1- Adil Öksüz’ün MİT ajanı olduğu.

2- 15 Temmuz’un kontrollü darbe girişimi olduğu.

Her iki iddia da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından dile getirildi.

Adalet Bakanı Bozdağ, her iki iddiayı üst üste koydu, “Kılıçdaroğlu FETÖ’nün diliyle konuşuyor” dedi.

15 Temmuz’la ilgili iddiaları konusunda Kılıçdaroğlu’nun özenli olması lazım.

15 Temmuz’da Türkiye şehitler verme pahasına darbeyi geri püskürttü. Böylece darbe mağduru olan demokrasi sicilimize parlak bir sayfa ekledik. Rengini şehitlerimizin kanından alan bir bayrağa ve 249 şehidin kanıyla yazılan 15 Temmuz demokrasi destanına sahibiz. Bunu darbeci FETÖ’nün iddialarıyla kirletmeye kimsenin hakkı yoktur.

Yorumlar