Türk Basını reklamcısıyla buluştu!

Basın İlan Kurumu’nun reklam verenle alanı "Türk Basını Reklamcısıyla Buluşuyor" sloganıyla bir araya getirdiği "Geleceğin Medyasına Hazırlık Programı" İzmir’de düzenlendi.

GAZETECİLER.COM - Basın İlan Kurumu'nun (BİK) reklam verenler ve alanları "Türk Basını Reklamcısıyla Buluşuyor" sloganıyla bir araya getirdiği "Geleceğin Medyasına Hazırlık Programı" toplantılarının ikincisi Gaziantep'ten sonra İzmir'de düzenlendi.

Ege Bölgesi'nde faaliyet gösteren yerel gazete ve internet sitesi yöneticileri ile reklamcıların buluştuğu toplantı, Hilton Oteli'nde gerçekleştirildi.

Turkcell'in ana sponsorluğunda düzenlenen toplantıya Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, Vali Cahit Kıraç, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı ve BİK İlan Komisyonu Başkanı Erol Akıncılar, İnternet Medyası Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Özışık ile yerel gazete, internet siteleri yöneticileri ve reklam veren firmalar katıldı. Toplantının açılışında konuşan Atalay, BİK'in 50. yılını kutladığını, ulusal ve yerel basına dağıttıkları reklam pastasının bazen büyüdüğünü bazen de eksildiğini dile getirdi.Atalay, reklam pastasını büyütmek için reklamverenlerle, alanları buluşturmak istediklerini dile getirdi. Türkiye'de hayal edilemeyecek kadar büyüklükte bir reklam pastası olduğunu vurgulayan Genel Müdür Atalay, "Yerel televizyonların da reklamlardan yararlanmasını istiyoruz" diye konuştu.

BİK'in bu konuda çalışma yaptığını söyleyen Atalay, "RTÜK, televizyonlarla ilgili reklamları alıp, kurumlara bunun üzerinden pay veriyor. Biz, kamu ilanlarını nasıl Basın İlan Kurumu alıyorsa kamu reklamlarını da yönlendirsin istiyoruz. Biz alıp yerel televizyonlara da yardımcı olalım" dedi. İnternet medyasının görmezlikten gelinemeyeceğini, mutlaka destek vermeleri gerektiğini vurgulayan Atalay, "Amacımız omuz omuza, el ele çalışarak reklam pastasını büyütmek, özgür ve bağımsız bir basın oluşturmak. Düşündüğünü ifade edebilen, iftira, şantaj ve yalan haberciliğe kaçmayan, en sağdan en sola kadar düşüncelerini söyleyen bir medya oluşturmak. Bunun için de donanımlı, kabiliyetli insanları keşfedip basına kazandırıp pastayı büyütmek istiyoruz" diye konuştu.

Vali Kıraç, 1990 yılında yazılı medyanın reklamlardan aldığı pay yüzde 46 iken şu anda bu oranın yüzde 27'ye düştüğünü belirtti. Bilim ve teknolojideki gelişmelerin yerel basını da etkilediğine dikkat çeken Kıraç, "Basın, önemli bir kamu görevini yerine getiriyor" dedi. Başkan Kocaoğlu da, belediye olarak yerel medyaya destek vermek zorunda olduklarını belirtti. Kendisinden habersiz şekilde kendi adına bir site açılarak, Başbakan Erdoğan hakkında yazılar yazıldığını, bunun kaldırılması için savcılığa başvurduklarını söyleyen Kocaoğlu, "İnternetle ilgili hızlı bir yasal düzenleme yapılarak, kişilerin hakları güvence altına alınmalı. Gazeteler de manşetlerini atarken biraz daha dikkatli olmalı. Başlıkla, haberin içeriği bazen uyuşmuyor" diye konuştu. Sertel ise, "Yerel basın Türkiye'nin olmazsa olmazıdır. Güçlü yerel basınla güçlü bir demokrasi olur" dedi.

[photos]


KOCAOĞLU VE ÖZIŞIK ARASINDA 'ÇAKAL' ANLAŞMAZLIĞI

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, toplantıdan ayrılırken, İnternet Haber Yayıncılık Grubu Başkanı ve İnternet Medyası Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Özışık ile Hilton Oteli önünde küçük bir anlaşmazlık yaşadı.

Toplantıda tartışmayla ilgili açıklama yapan Özışık, "Başkan konuşmasında, 'Benim adıma site açıldı' dedi. Yaşadığı sıkıntıları anlatarak, internet yasasının çıkartılması gerektiğini söyledi. Ben de kendisine, 'Lütfen internet medyası ile 'internet çakallarını' birbirine karıştırmayın' dedim. Başkan'a bunu yapan bir çakal... Başkan daha 'twitter' hesabını bilmiyor. Aramızda nahoş bir konuşma geçti ama sonunda anlaştık" dedi.

YEREL İNTERNET SİTELERİ ASLA VAZGEÇMEYİN!

Yerel internet sitesi yöneticilerine 'asla vazgeçmeyin' önerisinde bulunan Özışık, "Başbakan, internet gazeteciliğine önem veriyor. Yasamız bir aksilik olmadığı takdirde Nisan ayında çıkacak" dedi.

'EKONOMİK KRİZ KÂRA DÖNÜŞEBİLİR'

Reklam pastasının adil şekilde dağılmasını ve basının hizmetine sunulmasını istediklerini anlatan BİK Genel Müdürü Mehmet Atalay, "Büyük firmalar ve kuruluşlar reklam vermekten korkuyor. Kriz döneminde ilk iptal ettiği şey reklam bütçesi oluyor. Halbuki buna gerek yok. Krizi kara dönüştürmenin yolu reklamın üzerine üzerine gitmek, daha çok reklam vermekten geçiyor. Ali Ağaoğlu gerçekten iyi yapıyor. Bir reklam nasıl bir zamanda, zeminde verilir de bu kara dönüştürülür, bunu en güzel ispatlayan kişidir. Hem kendisi hem televizyonlar ve gazeteler, hem de konut sahibi olmak isteyenler kazandı. İşte, reklam vermenin bir yöntemi varsa o yöntemi sizlerle paylaşalım istiyoruz. Ali Ağaoğlu'nu da getirip konferans vereceğiz" dedi.