Star Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak'tan 'Kutlu Doğum' çıkışı

Dün Star gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren dün "Kutlu Doğum" eleştirilerini topa tuttu... Bugün Star Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak eleştirilere destek verip Taşgetiren'e üstü kapalı cevap verdi...

Star gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, bugünkü yazısıyla Star gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren ile karşı karşıya geldi...

"Kutlu Doğum FETÖ projesi" manşeti üzerine Ahmet Taşgetiren dün Türkiye gazetesini "namaz" ve "Kur'an" üzerinden fena yüklenmişti... 

FETÖ'den cezaevine konulan kişilerin orada namaz kılıp Kur'an okuduklarını
belirten Ahmet Taşgetiren, "Ne dersiniz bu bir FETÖ eylem tarzı olmasın! Ne
yapsak, bu namaz kılma, Kur'an okuma işinden vaz mı geçsek... Allah
muhafaza FETÖ eylemlerini yaygınlaştırmış olmayalım" demişti..

Ahmet Taşgetiren yazısında "Türkiye gazetesi niye böyle bir dosya açtı?" diye sormuş, "Meram ne ben onu sorgularım" demişti...

AHMET TAŞGETİREN'E ÜSTÜ KAPALI CEVAP!

Bugün ise Taşgetiren'in yazdığı gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, Türkiye gazetesinin manşetine tam destek verdi... Ahmet Taşgetiren'e de üstü kapalı cevap verdi...

"... son günlerde tartışma konusu olan 'Kutlu Doğum Haftası' da FETÖ’nün, Diyanet’te en güçlü olduğu dönemde, tescilli FETÖ’cü olarak yargıda hesap veren bazı isimlerin tavsiyesi ile başlatılan bir uygulamadır" diyen Nuh Albayrak, şu tespitte bulundu:

" 'Diyanet başlattı' savunmaları, '17/25 operasyonu Emniyet’in başlattığı meşru bir faaliyetti' demek gibi bir şeydir."

İşte Nuh Albayrak'ın o yazısı:

'PARALEL DİYANET'İN 'PARALEL MEVLİD'İ...

13 Mayıs 2015 tarihli yazımda FETÖ’nün Diyanet’teki güçlü yapılanmasından aldığı güçle, şantaj ve tehditle Diyanet’i, kendilerine yoğun destek vermeye nasıl zorladığını anlatmıştım.

Çünkü FETÖ ilk “paralel” yapılanmasını Diyanet’te uygulamış, kendisine rakip olarak gördüğü dini grupların önünü kesmek için bu yapıyı da kullanmıştı.

Nitekim 17/25’ten sonra bile, Görmez’in odasındaki en mahrem görüşmeler iki saat geçmeden Pensilvanya’nın “kulağına gidiyordu.”

Zaten FETÖ’nün, Diyanet gibi bir kurumdan, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı gibi çalışmasını isteme cüreti de Diyanet’teki bu hakimiyetinden kaynaklanıyordu.

Diyanet’i de CHP gibi uzaktan yönetmek istediler.

Mesela, 25 Ocak 2014’te düzenlenen Yüzyılın İslam Kültür Hizmeti Ödülleri Töreni’nde konuşan Başbakan Erdoğan’ın, Fetullah Gülen’i tarif eden, “Bu medeniyet yalancı peygamberleri, alim müsveddelerini reddetmiştir. Bunlar, ilmi güç ve şantaj için kullanıyor” ifadelerine, Görmez’in (FETÖ adına) cevap vermemesine çok kızmış, kalemi kırmıştı!

***

Bununla birlikte elbette Diyanet gibi bir kurum, cinnet noktasına gelen bu taleplere karşılık vermemekle, FETÖ ile mücadelede görevini yapmış olamaz.

Böyle bir konuda Diyanet’in “sessiz” kalması, FETÖ’ye büyük destek anlamına gelir.

Zira Diyanet, dini istismar ederek büyüyen bir örgütü, çok daha net ifadelerle ifşa etmeli, korkunç boyutlardaki din istismarını ortaya sermeliydi.

Paralel Mevlid mi?

İşte son günlerde tartışma konusu olan “Kutlu Doğum Haftası” da FETÖ’nün, Diyanet’te en güçlü olduğu dönemde, tescilli FETÖ’cü olarak yargıda hesap veren bazı isimlerin tavsiyesi ile başlatılan bir uygulamadır.

“Diyanet başlattı” savunmaları, “17/25 operasyonu Emniyet’in başlattığı meşru bir faaliyetti” demek gibi bir şeydir.

“Dinler arası diyalog”un, “Peygamberimizi fonksiyonsuz hale getirerek İslamiyet’i de diğer tahrif edilmiş dinlerle aynı mesabeye indirmeyi amaçlayan, Vatikan güdümlü bir proje” olduğu artık herkesin kabul ettiği bir gerçektir.

Kutlu Doğum Haftası da bunun bir parçasıdır.

Nitekim yıllardır uygulanan yoğun programlarla “Kutlu Doğum Haftası, yeni nesillerin zihninde, Mevlid Kandili'nin yerini almaya başladı bile.

***

İslamiyet 14 asırdır Hicrî takvime göre uygulanmaktadır.

Din, önüne gelenin mantık yürüteceği bir konu değildir, tek kriter “nakil”dir.

Yozlaştırmanın “güzel”i olmaz. Dine yapılacak en küçük müdahale, ilk halinin “eksik” olduğu anlamına gelir.

'Kutlu Doğum' ne zaman?

FETÖ Diyanet’te etkili olmaya devam etseydi, Peygamberimizi; Miladi Takvime göre uygulanan Kutlu Doğum Haftası ile iyice bütünleştirildikten sonra, Ramazan’ın da “daha sağlıklı ibadet için (!) uygun bir aya” sabitlenebileceği tartışmaları gündeme gelseydi…

Bir de o dönemde ülkeyi, en büyük partnerleri olan “Türkçe ezancılar” yönetiyorsa Allah muhafaza...

FETÖ’nün bu en sinsi tahrifatını, bir ibadet gibi kutsallaştırmak ve savunmak çok vahimdir.

***

Kutlu Doğum Haftası'nda yapılan bütün faaliyetleri gerçek “Kutlu Doğum” haftasında yapmanın, Peygamber Efendimizi gençlere, Mevlid Kandili'ni izleyen günlerde anlatmanın ne gibi bir sakıncası var ki, böyle gerekçesiz ve anlamsız bir tarihte anlatma ihtiyacı duyuluyor ve bunda ısrar ediliyor?

Bu uygulamaya son verilmeli ve Kutlu Doğum Haftası’ndaki faaliyetler, Mevlid haftasına aktarılmalıdır.