Rıza Zelyut

Bir meslektaşımızın kişisel görüşlerini yazma, düşüncelerini yayma, bir konuya bakış açısında özgür olma hakkını hep savunduk...

1970'te genç bir öğretmen olarak Van'a atanmıştım.
Toprak damlı evlerin kuşattığı caddelerde medeni insanlar dolaşıyordu. Hepsi candan; hepsi konuksever.
Burada tanıştığım Kürt kökenli arkadaşlarla Türkiye'nin geleceği üzerine konuştuk.  Türk ve Kürt solcuları olarak daha iyi bir Türkiye yaratmak ideali peşindeydik.
Üç yıl sonra İstanbul'a dönerken üzgündüm. Van; bende güzel anılar bırakmıştı.
Şimdi aradan 40 yıl geçtikten sonra yeniden bakıyorum Van'a...
O medeni Van'ın yerinde yeller esiyor.
PKK, bölgeyi esir almış.
Güneydoğu'da doruğa çıkan ayrımcı bakış ve düşmanlık burada da egemen...
Ve hedef kesinlikle "ayrı yaşamak"
İşte sorun burada...
İşte sorun; Türkiye'nin birliğini parçalamak peşindeki bu Kürtçülerde...

Az önce okuduklarınızı Rıza Zelyut'un bugünkü Güneş'te "Kürt ayrı Kürtçü ayrı" başlığı altında yayımlanan makalesinden alıntıladık.
Ve okuyunca üzüldük.
Evet, bir meslektaşımızın kişisel görüşlerini yazma, düşüncelerini yayma, bir konuya bakış açısında özgür olma hakkını hep savunduk...
Ancak, "durum tespiti" yaparken veya "hüküm cümlesi" kurarken mutlaka somut örneklere, verilere dayanılması gerektiğini de hep hatırlattık.
Zelyut'un siyasi ve sosyal görüşleriyle çoğu kere uyuşmasak da saygı duyduk, duymamız gerektinie inandık.
Ama bu olmaz, olamaz...
"O medeni Van'ın yerinde yeller esiyor" cümlesi hüküm cümlesidir, fikir değil... 
Zira o medeni Van'ın yerinde yeller estiğine ilişkin somut ve resmi hiçbir veri yoktur.
Aksine, TÜİK rakamları Van'da son on yılda çok önemli ekonomik ve sosyal gelişmeler yaşandığını göstermektedir.
"Güneydoğu'da doruğa çıkan ayrımcı bakış ve düşmanlık burada da egemen...
Ve hedef kesinlikle 'ayrı yaşamak' " deyişi de bir hüküm cümlesidir ve Vanlıların asıl hedeflerinin "ayrı yaşamak" olduğunu gösteren resmi bir rapor veya bir kamuoyu araştırması sonucu yoktur.
Hâsılı;
yorumlarına saygı duyduğumuz Rıza Zelyut, kendisini resmi kurum veya bir kamuoyu araştırma şirketi yerine koyup; elinde olmayan verileri "varmış" gibi yayımlayarak kaybetti.