Ömür Gedik'ten bomba fare açıklaması!

Yine dalga geçmeye başlamasınlar ama farenin evde yaşamasında bir sakınca görmüyorum.

Gazeteci ve şarkıcı Ömür Gedik, Radikal'den Armağan Çağlayan'a konuştu. Hürriyet gazetesi için röportajlar yapan Gedik, Çağlayan'a yazılarının Twitter'da dalga geçilme malzemesine dönüşmesi konusunda yorum yaptı. Ve yine bomba bir açıklama ile güne damga vurdu: Yine dalga geçmeye başlamasınlar ama farenin evde yaşamasında bir sakınca görmüyorum.

Sizin her şeyiniz sosyal medyada olay oluyor. Rahatsız mısınız bu durumdan?

Rahatsız değilim. İyisi kötüsü yoktur diyorum ama bazen canımı yakan şeyler oluyor tabii. Özellikle hayvan hakları ile fazla uğraştığım için işkence görmüş hayvanların fotoğraflarını yolluyorlar. Bunlar çok acımasız geliyor. Onun dışında eleştiriler ve dalga geçmelere çok alıştım. Zaten yirmi yılı geçti benim gazetecilik hayatım. Şu anki kadar fazla olmasa da, sosyal medya öncesi yine okurlardan gelen eleştiriler vardı. Onun için alışık durumdayım, etkilenmiyorum. Bazılarından kendi kendime dersler çıkarıyorum, doğru söyleyenler de var. Bazen gerçekten parlak zeka ürünü eleştiriler ve dalga geçmeler geliyor, onlar çok hoşuma gidiyor.

Mesela en son 2000 yılında doğanlar için yazdıklarınız günlerce konuşuldu.

Hala Twitter’da alay konusu olduğum için bazı siteler konuşuyor. Ama ben iddia ediyorum ki 2000’de doğanlar için yaş hesaplamak daha kolay. Ben bunu oturup müthiş bir matematik problemi gibi sunmadım. Sadece dedim ki 1998’de doğan birine kıyasla 2000’de doğan birinin yaşının hesaplanması daha kolay. Her hafta köşemde üç dört konu hakkında yazıyorum. Bunlar genelde sinema, hayvan hakları, gittiğim konserler ve bir tane de eğlenceli bir şey yazıyorum, bu da onlardan biriydi. Bu kadar büyüceğini tahmin etmemiştim. İyi oldu ama. Baktım bunlar çok konuşuluyor bir sonraki hafta tuvalet kağıtlarının üstten mi alttan mı asılması gerektiği hakkında bir yazı yazdım. Bugün de Yılmaz Morgül’ün yaşını yazdım. 29 yaşındayım demiş ama değil tabi ki. Onun hakkında komik bir şey yazdım. Bu yazılarla bende eğleniyorum, insanlarda eğleniyor.

Çok keskin bir hayvan hakları savunucususunuz. Bu hayvan severliğin arasında bir bölünme mi var?

Evet bir tek bu konuda çok keskinim. Hayvan severler bir araya geldiklerinde kavga edebiliyorlar çünkü farklı görüşlerde olanlar var. Ben bir bölünme olduğunu düşünmek istemiyorum. Şahsi olarak kimseyle aramda bir şey yok çünkü hepimizin bir ortak noktası var, oda çok önemli bence. Ben hayvanlar uğraşıyorum, onlar için bir şeyler yapan herkesin arkasındayım. Takdir ve teşekkür ediyorum. HAÇİKO derneği olarak kavga ve dövüşlerin hep dışında kalıyorum. Kendi bildiğimiz bir yol var. Yapabildiğimi yapmayı deniyorum.

Sizde sivrisinek öldürmeyenlerden misiniz? Evde fare çıksa?

Sivrisinekleri öldürmüyorum. Evden fare çıksa uzaklaştırmaya çalışırım. Evdeki farenin çok pis olduğunu da düşünmüyorum. Lağım faresi değil sonuçta. Yine dalga geçmeye başlamasınlar ama farenin evde yaşamasında bir sakınca görmüyorum. Zarar vermediği sürece, gece gelip kulağımı ısırmadığı sürece evin bir kenarında yaşayabilir. Mikrop taşıyanları demiyorum ama evde beslenenler çok tatlı.

(...)

Siz ilk başlarda röportaj yaparken çektirdiğiniz resimleriniz çok tartışılmıştı.

Evet ya. Benimde bazı pişman olduğum pozlarım var açıkçası. Genç bir oyuncuyla bir mezuniyet şeyi yaptık. Bir mezuniyet elbisesi gibi bir şey giyindim baya mini etek. Orada onun yanında yakışıksız kaçtı. Gereksizdi bence. Daha birkaç tane var. Beyaz derin yırtmaçlı bir elbise. Görsellik dikkat çekiyor gerçi. Dozunda yapıp abartmamak lazım. Artık daha dikkatliyim. Otururken bile dikkat ediyorum. Ben artık yapmayacağım.

Köşe yazarları arasında çok büyük bir rekabet var mı? Yazınızın ilk 100’de kaçıncı olduğuna bakar mısınız?

Böyle bir şey olduğunu bilmiyordum bundan sonra bakacağım. Ben genelde sosyal medya’da aldığım geri dönüşlere bakıyorum. Facebook sayfama koyuyorum oradan aldığım geri dönüşlere bakıyorum.

Kimi severek okursunuz?

Ben mümkün olduğunca bütün köşe yazarlarını okumaya çalışıyorum. İşim gereği bunu yapmaya çalışıyorum. Ayşe Arman’ı, Ertuğrul Özkök’ün özellikle Pazar yazılarını çok seviyorum. Doğan Hızlan benim yıllarca yanında çalıştığım ve bana çok şey öğretmiş biri. Çok severek okuyorum. Atilla Dorsay’ı, Ahmet Hakan’ı, Cengiz Semercioğlu’nu, Uğur Vardar’ı çok keyifle okuyorum. Unuttuklarım saymadıklarım varsa gücenmesinler.